Boşanma Davasına Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi

ADANA AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE      

                                                                                       

Dosya No                               :

Cevaba Cevap Veren

Davacı (Karşı Davalı)          : 

Vekili                                      : Av.

Davalı (Karşı Davacı)          : 

                                       

Vekili                                      : Av. 

Konu                                      :Cevaba cevaplarımızın ve açılmış olan Karşı davaya ilişkin cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.

Açıklamalar               :

Davalı (karşı davacı) tarafın dilekçesindeki asılsız iddia ve beyanları kabul etmediğimizi bildirerek açmış olduğumuz davaya ilişkin cevaba cevap dilekçemiz ile karşı tarafın davasına ilişkin cevap dilekçemizi süresi içinde sunuyoruz.

Şöyleki; Davalıya karşı açmış olduğumuz boşanma davasının temel dayanağı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle şiddetli geçimsizliktir. Buna yönelik iddialarımızı içeren ispatlarımızı aşağıda belirteceğiz.Bununla beraber davalı müvekkil aleyhine sadakat yükümlülüğünü ihlal konulu karşı dava açmıştır ancak bu asılsız ve çirkin iftiraya varan iddiaları için hiç bir delile dayanmamıştır bu sebeple karşı dava dilekçesi gerek usul gerek esas yönünden hukuka aykırıdır, buna ilişkin açıklamalarımız ise dilekçemizin ikinci bölümünde yer alacaktır.

Cevaba Karşı Cevaplarımızın Sunulması

  1. Öncelikle belirtmek isterim ki; Müvekkilin evlendiği günden bugüne evliliğinin hayatın olağan akışına uygun bir evlilik olmadığını, eşinin kendisini eş olarak görmediğini eşinin ailesinin kendisine aile olamadığını dava dilekçemizde de ifade etmiştik. Davacı akraba evliliği yapmış,eşinin kendisini beğenmediğini istemediğini farkettiğinde eşiyle elele verip bu sorunu çözmek için mücadele etmiş ancak tüm çabalarının sonuçsuz kaldığı yetmezmiş gibi gerek eşinden gerek onun ailesinden şiddete maruz kalmıştır.Müvekkil eşinin ailesiyle beraber aynı evde evliliğini yürütmeye çalışmıştır. Yeri gelmiş eşinin kız kardeşlerinden oklavayla dayak yemiş yeri gelmiş kayın pederinden traktörün arkasına bağlanıp sürükleneceğinin tehdidini işitmiştir. Erken yaşta evlendiği sebebiyle yaş küçüklüğünü fırsat bilen davalı, müvekkile psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayarak adeta ailesinin de bulunduğu evin hizmetçisi konumuna getirmiştir.

Davalı ve ailesi müvekkilin akrabası ve bulundukları yer küçük bir yer olduğu için ailesine laf gelmesin bakış açısıyla müvekkilim tüm bu zulümlere sessiz kalmıştır suç duyurusunda bulunmamıştır.Zamanla alışması gerektiğini düşünerek davalının düzeleceğine inanarak ailesinin de desteğiyle evlilik birliğini devam ettirmeye çalışmıştır.

  1. Davalı (karşı davacı) tarafın alkol kullandığına dair ve kötü muamelede bulunup  hakaret ettiği hususundaki beyanlarımız davalı eş ile geçinmenin zor olduğunu ve arkadaş çevresi ile vakit geçirdiği ortamların aile hayatına uygun olmayışı nedeniyledir. Herkes istediği gibi yaşamakta istediğini içmekte özgürdür. Ancak müvekkil ile davalı evlilik birliği içindeyken birbirlerine saygı ve ortak hayat sözü vererek hayatlarını birleştirmişlerdir. Davalı(karşı davacı) özellikle alkol kullandığı zamanlarda  öfkesini kontrol edemediği için müvekkile hakaretlerde bulunup şiddet uygulamış ve eve geç saatlerde geldiği için ailesiyle ve çocuklarıyla ilgilenmemiştir. Davalı artık Alkol kullanmadığını, geçmişte kullandığını ancak artık içmediğini belirtmişse de bu hastalığından dolayı tedavi olduğuna dair herhangi bişey delil olarak tarafımıza sunulmamıştır. Alkol kullandığına ve bu ortamının sıradan alkol kullanan medeni insanların ortamlarından farklı bir hayat tarzı olduğuna ve alkol kullanımına ilişkin ölçülülüğün olasılıkla kaçırılacağına delil hususlar ise müvekkilimizde bulunan fotoğraflar ve facebook kayıtları ile sayın mahkememize sunulacaktır.( DELİL -1 fotoğraflar ve facebook gönderileri ekran görüntüsü)
  2. 3 yıl önce gerçekleşen ayrılık sebebi ise tamamen davalı (karşı davacı) ve ailesinin sebep olduğu hususlar nedeniyledir. Şöyleki; davalı (karşı davacı) taraf çalışmak için sürekli şehir dışına giden (İstanbul, Antalya, İzmir ) ve gittiği yerlerde aylarca duran hatta bu süre zarfında başka kadınlarla beraber olan ve sadakat yükümlülüğüne asıl aykırı davranan taraf olup müvekkilimizin tahammül sınırlarını zorlamaya başlamıştır.Müvekkil artık eşinden gördüğü şiddete ve ailesinden gördüğü baskıya sessiz kalmadıkça davalı üzerine daha da çok gitmeye başlamıştır.Yine bir gün müvekkil, davalıya başka kadınlarla konuştuğunu ailesine söyleyeceğini ifade etmesi üzerine davalının kendi ailesini arayarak müvekkili evden kovmalarını istemiştir. Davalının kızkardeşleri müvekkili döverek evden kovmuşlardır.Davalının amcaoğulları Hasan Garip eve çağırılarak müvekkili kendi evlerine götürmeleri istenmiştir. ÇÜNKÜ MÜVEKKİLİN EVİ TERK ETTİĞİ İDDİA EDİLEN ŞUBAT 2014 TARİHİNDE, KENDİ AİLESİ BURSADA OLAN MÜVEKKİL “KOVMAYIN” DESE DE ONLAR “AİLEN YOKSA DA GİT NERDE KALIRSAN KAL” DEMEK SURETİYLE MÜVEKKİLİ AİLE KONUTU OLAN KENDİ EVLERİNDEN AİLEDEN BİRİNİN EŞLİK DE ETMESİYLE KOVMUŞLARDIRMüvekkil bi süre davalının ailesinin zoruyla davalının amcasının evinde tutulmuştur. Bi süre sonra müvekkili zorla davacının dayısının kızı olan … ın evine bırakmışlardır. Burada zorla kalan müvekkil ailesi Bursadan döndüğünde ailesinin yanına gitmiştir.(Delil: 2 Tanık beyanı)
  3. Davalı, müvekkilin çocuklarıyla ilgilenmediğini evi terkettiğini çocuklarına sevgi göstermediğini beyan etmişse de tüm bunlar gerçekten uzaktır.Müvekkil çocuklarının doğumgünlerinde bile onlarla gizlice görüşmüş ve pasta alıp kutlama yapmıştır. Davalı altı ay şehir dışında , altı ay evinde yaşayan bir işte çalışırken çocuklarıyla ilgilenen müvekkildir. Ancak evden kovulduğunda çocuklarının da kendisine gösterilmeyeceği babannenin çocuklarla ilgileneceği çocuklarına hasret kalacağı yönünde davranılmıştır. Çocuklar anneleriyle görüşebilmek için evden kaçarak anneannelerinin evine gelip oradan akşamları tekrar babalarının evlerine dönerek hayatlarını devam ettirmişlerdir.Davalı , evliliğinin daha henüz başlarındayken İzmir’de çalıştığı dönemde ….. isminde bir kadınla beraber yaşadığı ve kadının da kendi evlilik birliğini bozup boşanmalarına sebep olduğu,kadının eşinin davalıya ulaşıp hakaretlerde bulunduğunu ailesi ve arkadaşları tarafından bilinmektedir.Davalı bu sebeple numarasını bile değiştirmiştir.Ancak müvekkile karşı şiddeti bu dönemlerde ortaya çıkmıştır.Uzak kaldığı döenmlerde eşini aldatan davalı müvekkilin de kendisi gibi bir hayat sürdüğünü düşünerek yanılmış ve iftira atmıştır. Davalı eve döndükten sonra eşine daha kötü davranarak onu beğenmediğini dile getirmiş ve ettiği hakaretlerle de sınırlı kalmayan davalı(karşı davacı) taraf müvekkile sinirlendiği için onu kendi evinde başka bir odaya kilitleyerek müşterek kullandıkları eve başka bir kadını getirmiştir üstelik bu durumu kimseye söylememesi konusunda tehditte bulunmuştur. Ancak bu olayı kaldıramayan müvekkil durumu abilerine anlatmıştır. Ve bu sebeple aralarında çıkan kavga büyümüştür.Ailesi bu şekilde hor görülen ve sevgi gösterilmeyen müvekkili eşi gelip özür dileyinceye kadar beklemesi yönünde ikaz etmiştir.Ancak geçen süre boyunca bir kez bile özür dilemeyip davalı daha da kötü bir hayat sürüp çocuklardan da uzak tutmuştur müvekkili ( DELİL-3 Tanık Beyanları)
  4. Tüm bunların yanında ayrıca müvekkilimiz davalı (karşı davacı) tarafın ailesiyle yaşamak zorunda bırakılan müvekkilim, davalı (karşı davacı) tarafın kız kardeşleri tarafından oklavayla dövülmüş ve kayınbabası tarafından ‘traktörün arkasına bağlayıp süründürmeli’ tarzında tehdit ve hakaretlere maruz bırakılması sebepleriyle müvekkilimizin dayanamayıp evi terk etmesine tüm bu olaylar sebep olmuştur.(DELİL-4 Tanık Beyanları)
  5. Müvekkilimizin 3 yıl ayrı durup bu süre zarfında boşanma davası açmama sebebi bunu dile getirdiğinde karşı tarafın “anlaşmalı boşanalım sana bir şey vermek istemiyorum.” Tarzındaki sözleri olup müvekkil ile  akraba olmaları sebebiyle husumetin daha fazla büyümesine engel olmaktır. Müvekkil karşı tarafın önerisini kabul etmiş ancak müvekkilimizin 3 yıldır beklemesine rağmen karşı taraf dava açmamış ve müvekkilimizde evlilik devamının mümkün olmamasına gün geçtikçe daha çok inanması sebebiyle davayı açmaya karar vermiştir.
  6. Davalının iddia ettiği gibi olmayarak müvekkilimizin İstanbul’a gitme sebebi ailevi nedenler olup, ablasının hasta olması dolayısıyla onu ziyaret etmek amacıyladır. Müşterek çocuklarına sahip çıkmadığı hususları da davalı(karşı davacı) tarafından müvekkilimiz üzerine atılmış bir iftiradır. Karşı taraf müsaade ettiği takdirde müvekkilim her zaman çocuklarıyla ilgilenmiş hatta çocukların okul harçlıklarını dahi müvekkil anne, kendi anne ve abisinden para isteyerek karşılamaya çalışmıştır. Ve müşterek çocuklar babadan çok babaanneyle zaman geçirmekte hatta babalarını çok az görmektedirler ve gördüğü zamanlarda da çocuklarıyla iletişim kurmayan, onlarla ilgilenmeyen sorumsuz bir baba figürü görmektedirler.Bu sebeplerle çocukların velayeti anneye verilmelidir.Yaşları henüz küçük olan çocukların okul çağında olmalarıyla beraber, ödevlerine yardım edilmesi gereken, anne şefkatine ihitiyaç duyulan,kıyafetlerini dahi kendi kendilerine giyemedikleri bir çağda babalarının da uzun zaman şehir dışında çalıştığı bir evde bulunmalarındansa anneleriyle yaşamaları daha hukuka uygun olacaktır.Müvekkilin çocuklarını görmesine izin verilmediği sebebiyle, daha iyi koşullarda yetişmeleri için ve baba sevgisi görmeyen çocukların anne sevgisinden de mahrum edilmemesi için gerekli bir husustur velayetin anneye verilmesi.
  7. Karşı taraf daha önce de belirttiğimiz gibi 5.000 TL aylık maaş almaktadır fakat bir kısmını elden alması sebebiyle bu hususu inkar etmektedir. Üstelik aldığı paraları alkole yatırması dolayısıyla istediğimiz tutarlar fahiş tutarlar olmayıp gayet makuldur.

Karşı Davaya Cevaplarımızın Sunulması

  • Öncelikle belirtmek isteriz ki , davalı (karşı davacı) tarafın karşı dava dilekçesinde sunmuş olduğu asılsız ve mesnetsiz hususların tarafımızca kabulü mümkün değildir.  Önemle belirtmek isterim ki davalı (karşı davacı)nın, müvekkilin kendisini aldattığı ve eski erkek arkadaşlarıyla görüşmeye devam ettiği iddiası tamamen hayal ürünü olup müvekkilimize atılmış iftiralardan ibarettir. Somut hiçbir dayanağı bulunmayan hususlardır. Karşı dava adeta iftira niteliğinde olup ispat edilmesini talep ediyoruz.
  • Üstelik evliliğin asıl bitme sebepleri yukarıda saydığımız gibi tamamen davalı(karşı davacı) tarafın kusurundan kaynaklanmaktadır. Hem sadakatsiz davranmış hem kendisi hakaretlerde bulunmuş, hem de müvekkilimin tüm istemlerine ragmen müvekkilimi ayrı bir eve çıkarmaması dolayısıyla davalı(karşı davacı) tarafın ailesinin kötü söz ve hakaretlere maruz kalmasına sebebiyet vermiştir. Mahkemenizce de bilindiği üzere Yargıtay eşe bağımsız konut sağlanmamasını boşanma sebebi olarak görmektedir. Bu konuda Hukuk Genel Kurulunun 2012/2-1159 E ve 2013/471 K sayılı 10.04.2013 tarihli kararı emsal teşkil edecek niteliktedir.
  • Son olarak davalı(karşı davacı) müvekkilimiz boşanma davası açtıktan sonra mobil cihazından eski eşinin numarasına erişimi engellediği sebebiyle müvekkilime; arayıp ulaşamadığı için mesaj atarak “kiminle konuşuyorsun saatlerdir şerefsiz” diyerek rahatsız etmekte ve aynı akşam alkol alıp “Handan’ı kaçıracağım” şeklinde mahallelerinde konuşmalar yapmaktadır.( DELİL-5 Davalı(karşı davacı) tarafın müvekkilimize telefondan gönderdiği mesaj içeriği )

Hukuki Nedenler                  : HMK, TMK, Yargıtay İçtihatları ve diğer yasal mevzuatlar.

Hukuki Deliller                     : Nüfus Kayıtları, Tanık, Bilirkişi, Keşif, Yemin vs bütün hukuki deliller.

Sonuç ve İstek                       : Başlangıçtan itibaren yapmış olduğum açıklamalar ve sayın             mahkemece resen tetkik edilecek sebepler muvacehesinde;

1- Davamızın kabulüyle, taraflar arasında fiilen son bulan evlilik birliğinin hukuken sonlandırılmasına; tarafların boşanmalarına

2- Müvekkil lehine boşanma kararından sonra yoksulluk nafakasına dönüştürülmek üzere tensiple birlikte aylık kendisi için 500 TL tedbir nafakasına;

3- Müşterek çocuklar …..’nin velayetlerinin müvekkilimize verilmesine ve  müşterek çocuklar için tensiple birlikte ayrı ayrı 350 TL tedbir nafakası, karar kesinleşmesi sonrası için ise her ay iştirak nafakası olarak davalı(karşı davacı)dan tahsiline

4- Müvekkil lehine 20.000TL maddi 20.000TL manevi tazminata;

5- Davalının taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerine İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine

6- Yargılama ücretlerinin davalıya(karşı davacıya) bırakılmasına ve lehimize ücreti vekalete hükmedilmesine; karar verilmesini saygılarımla bilvekale arz ve talep ederim…./…./….

                                                                                                                      Davacı Vekili 

                                                                                                          Av.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.