Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Meydana Gelen Olaylar

Tahkikat aşamasında meydana gelen tehdit değerlendirmeye esas alınamaz.

Boşanma davasına bakan mahkeme yargılamayı Türk Medeni Kanununun 184 ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. 119, 129, 137, 140/3 ve 187. hükümlerinde yer alan emredici düzenleme sebebiyle ön inceleme sonuç tutanağında yer alan ve taraflarca imzalanarak kabul edilen çekişmeli vakıaları gösteren tutanak esas alınmak suretiyle yürütmek zorundadır. Ön inceleme sonuç tutanağı boşanma davasının yol haritasıdır. Başka yoldan gidilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür (HMK md 141/1). Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde ileri sürülmemiş olan vakıalar, mahkemece kendiliğinden incelenmeyeceği gibi, hakim onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz (HMK md 25/1).

O halde, sadece ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde (HMK md 141) bildirilmiş olan vakıalar boşanma davalarının sınırını çizmekle ve mahkemece ancak, bu vakıalar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılabilmektedir. Aksinin kabulü; davacının dayandığı olguların, dolayısıyla elde etmek istediği nihai talebin dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi; temyiz ve karar düzeltme süreçleri de dahil, yargılamanın hangi aşamasına kadar gerçekleşecek hukuki ve fiili olguların nazara alınması gerektiği sorununu ortaya çıkaracaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 184. maddesinde “boşanmada yargılama usulü” ayrıca düzenlenmiş; anılan maddenin ilk fıkrasında “boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir,” hükmüne yer verilerek, maddede sayılan istisnalar dışında, boşanma davalarının “genel yargılama usulüne” tabi olduğu belirtilmiştir. Boşanmada genel yargılama usulünün uygulanmasına ayrık olan kurallar ve uygulanması özel usuller. Türk Medeni Kanununun 184. maddesinde sınırlı olarak belirtilmiş olmasına karşın; bu sınırlamalar ve istisnalar içinde, tarafların usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıaların ve özellikle tahkikat aşamasında meydana gelen boşanma sebebi oluşturan tehdit dahil her türlü vakıanın değerlendirmede esas alına- cağına dair özel bir düzenlemeye bir başka deyişle istisnaya yer verilmemiştir. Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde (HMK md 141) dayanılmayan bir vakıanın, tahkikat aşamasında gerçekleştiğinden bahisle davalıya kusur olarak yüklenmesine, açıklanan “emredici usul kuralları” sebebiyle imkan bulunmamaktadır.

Davacının açtığı boşanma davası davalının kusurlu olduğu, davacının 1. derecedeki yakınlarına karşı soruşturmaya ve kovuşturmaya konu eylemlerde bulunduğu ve Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/9 esas sayılı dosyası ile yargılandığı ve tarafların 1 yılı aşkın süredir ayrı yaşadığı gerekçesi ile kabul edilmiştir. Ne var ki mahkemece davalının kusurlu davranıştan arasında sayılan ceza yargılamasına konu eylemleri dava açılmasından sonra meydana gelmiştir, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamaz, ancak yeni bir dava konusu yapılır ve ispat edilirse birleştirilerek görülecek yeni boşanma davasında bu sebeple boşanma kararı verilebilir. Şu hale göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının dava tarihinden sonraki eylemleri gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (Y2HD, 15.09.2015, E. 2015/13982, K. 2015/15936)

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.