Borçlar Kanununda Yarışma İlkesi

Oca 14, 2021 | Borçlar Hukuku

Bazen uyuşmazlık konusu olaya içerdikleri şartlar elverişli olduğu için hem genel hükmün hem de özel hükmün uygulanması mümkün olabilir. Bu takdirde genel hükümle özel hüküm arasında yarışma söz konusu olur. Bu ilkeye de yarışma ilkesi denir. Böyle bir halde yetkili taraf, bu hükümlerden istediğini seçip bizzat uygular ya da yetkili makamdan uygulanmasını isteyebilir. Ancak, ilgili taraf genel veya özel hükümden birini seçtiği takdirde bu hükmün uygulanması kesinleşir ve diğer hüküm artık uygulanmaz.

Aynı olayın çözümüne uygulanabilecek özel hüküm ile genel hüküm arasındaki yarışmaya seçimlik yarışma da denebilir. Mesela ödemezlik def’ini düzenleyen genel hüküm niteliğindeki TBK. ın. 97 ile özel hüküm niteliğindeki TBK’nın 207. maddesi herhangi bir olayda birbiriyle yarışabilirler. Burada her iki hüküm de şartları ve sonuçları itibariyle aynı olup, tarafların üstlendikleri edimleri aynı anda yerine getirme kuralını düzenlemektedir. Gerçekten de, genel hüküm niteliğindeki TBK m. 97’ye göre, “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.”

Aynı şekilde, özel hüküm niteliğindeki TBK. m. 207/2’ye göre de, “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.”

Keza, TBK. m. 308’e göre kira sözleşmesinde yer alan, “Kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür.” şeklindeki özel hüküm, TBK. m. 112′ de düzenlenmiş bulunan, “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki genel hükmün şart ve sonuç, yani içerik olarak tekrarından ibaret olduğu için, kiracı uğramış olduğu zararın giderilmesini dilerse, genel hüküm niteliğindeki TBK. m. 112’ye göre, dilerse de özel hüküm niteliğindeki TBK. m. 308’e göre isteyebilir.

Aynı şekilde, satış sözleşmesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının TBK. m. 227 ve 229’a göre sahip olduğu ayıptan doğan tazminat isteme hakkına ilişkin özel hükümle genel hükümlere göre hiç ya da gereği gibi ifa etmeme nedeniyle tazminat isteme hakkını düzenleyen TBK. m. 112’yle ilgili genel hüküm arasında da seçimlik bir yarışmanın varlığı doktrinde kabul edilmektedir.

Aynı şekilde, eser sözleşmesinde de teslim edilen eserin ayıplı olması halinde iş sahibi, dilerse genel hüküm niteliğindeki TBK. m. 112’ye dilerse özel hüküm niteliğindeki TBK. m. 475’e uğramış olduğu zararın giderilmesini isteyebilir.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.