Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Rehinin Kaldırılması Dava Dilekçesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE

Gönderilmek ve Sunulmak Üzere

ADANA 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE

DOSYA NO :

CEVAP VEREN DAVACI :

VEKİLİ:

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVALI :

VEKİLİ :

KONU : Adana 2. Tüketici Mahkemesi’nin 13.10.2020 Tarih, 13 Esas Sayılı İlama Karşı İstinaf Kanun Yolu Başvurusuna Cevaplarımızdan İbarettir.

DİLEKÇENİN TEBLİĞ TARİHİ :

KARARIN ÖZETİ : Müvekkil-Davacının, Davalıya Borçlu Olmadığının Tespiti İle Müvekkilin 11 Plakalı Araç Üzerindeki Davalı Tarafça Adana 4. Noterliğin 22.02.2016 Tarih 16 Yevmiye No’lu Koydurduğu Rehinin Terkinine İlişkin Açmış Olduğumuz Davada Yerel Mahkeme, Davamızın Kabulüne Karar Vermiştir.

CEVAPLARIMIZ :

1-) Müvekkil-davacı, davalıdan 11 plakalı aracı 96.000-TL bedelle satın almıştır. Bu satışa ilişkin olarak davalı tarafça 11 plakalı araç üzerine Adana 2. Noterliğin 22.02.2016 tarih 16 yevmiye no’lu “Düzenleme şeklinde rehin sözleşmesi” ile 96.000-TL bedelli rehin şerhi konulmuştur.

Ayrıca araç bedeli olan 96.000-TL karşılığında borçlusunun müvekkil, alacaklısının da davalı olduğu aylık 2.000-TL olacak şekilde 48 adet sıra senet keşide edilerek davalı tarafa teslim edilmiştir. Söz konusu senetlerin ilkinin vadesi 23.02.2016 tarihi olup, son 48.senedin vadesi ise 23.01.2020 tarihi olarak belirlenmiştir.

2-) Müvekkil-davacı, söz konusu senetleri vadesi gelenleri ve vadesi gelmeyenleri de davalı tarafa ödeyerek davalının uhdesinden teslim almıştır.

Müvekkilin söz konusu araç nedeniyle davalıya borcu kalmadığından davalı tarafça araç üzerine konulan rehinin kaldırılacağı söylenmiş, fakat söz konusu rehin kaldırılmamıştır.

Bunun üzerine tarafımızca Adana 2. Noterliği 21.03.2018 16 Yevmiye no’lu ile keşide edilen ihtarname ile davalı tarafa müvekkilin 11 plakalı aracı üzerinde ki rehin şerhi kaldırılmasını talebimizde sonuçsuz kalmıştır.

3-) Rehin sözleşmesi incelendiğinde, dava dışı 11 plakalı araç borcu için rehin konulmadığı ya da başka bir borcun teminatı olarak düzenlenmediği açıkça görülmektedir. Sözleşmede davalı tarafın(rehin alan): ‘’…Borcun ödenmesinden sonra borçlunun zimmetini ibra edip rehini kaldırmayı kabul ederim.’’ şeklinde beyanı yer almaktadır. Dolayısıyla müvekkil-davacı, …… plakalı araç için 48 adet senetle borcunu ödemiş olup, rehin

sözleşmesinde yer alan borcunu ifa etmiştir. Ancak buna rağmen davalının, sözleşme gereği 11 plakalı araç üzerindeki rehini kaldırma yükümlülüğünü ihlal ettiği izahtan varestedir.

Taşınır rehininin genel ilkelerinden olan; belirlilik ilkesi gereğince de rehinin konusunun ve alacak miktarının belirgin olması gerekmektedir. Yine TMK m. 944 rehin sözleşmesinin sona erme halini düzenlemektedir. Buna göre alacağın ödenmesi veya başka bir nedenle rehin hakkının sona ermesi halinde alacaklı, rehinli eşyayı hak sahibine geri vermekle mükelleftir.

Nitekim yerel mahkeme de gerekçeli kararında: ‘’ davalının iddia ettiği 16 plakalı aracın borcu sebebiyle 16 plakalı araç üzerine rehin tesis edildiğine dair rehin sözleşmesinde bir ibarenin bulunmadığı, rehin sözleşmesinin 16 Plakalı aracın satış bedelinin teminatından ibaret olduğu ve bu araca ait bedelin de davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.’’ şeklinde hüküm kurulmuştur.

Tüm dosya içeriği, dosyaya sunulan raporlar, kayıtlar, belgeler birlikte incelendiğinde, davalı yanın istinaf sebeplerin yerinde olmadığı açık olup, davalı yanın istinaf başvurusu yerinde olmayıp, reddi gerekmektedir.

İSTEM SONUCU : Yukarıda belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;

1-) Mahalli mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine,

2-) Vekalet ücreti ve masrafların karşı taraflara yüklenmesine,

3-) Kötüniyetle istinafa başvuran karşı tarafların 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini, arz ve talep ederiz.

İstinaf Yoluna Başvurana Cevap Veren Davacı Vekili

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir