Bölge İdare Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Dilekçesi Örneği

DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ’NE

   SUNULMAK ÜZERE

ADANA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

 

Dosya No:……………..

                                              

TEMYİZ EDEN

DAVACI                               :

VEKİLİ                            : Adana- Av. Saim İNCEKAŞ

DAVALI                               :Emniyet Genel Müdürlüğü / Ankara

KONUSU                              : …. İdare Mahkemesi’nin …..tarih E. K. Sayılı usul veyasaya aykırı kararının bozulması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR                :

  1. Müvekkilimiz, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nde asaletenBelge İnceleme Şube Müdürü (Belge İnceleme Uzmanı)ve vekaleten Kimyasal İnceleme Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken herhangi bir gerekçe gösterilmeden Bakanlık Makamı’nın 28.08.2015 tarih ve 37373650-116/(31051)-500320 sayılı Bakanlık Makamının oluru ile Samsun Emniyet Müdürlüğüne naklen ataması yapılmıştır. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü merkeze bağlı taşra teşkilatı olması nedeniyle, taşra teşkilatı olan Samsun Emniyet Müdürlüğüne yapılan atama sıradışıdır. Samsun Emniyet Müdürlüğüne atanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 28.08.2015 tarih ve 37373650-116/(31051)-500320 sayılı Bakan onaylı dava konusu işlemi hukuka aykırıdır.
  2. Yerel mahkeme, atama işleminin davalı kurumujn takdir yetkisinde olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasıgerekmektedir. Şöyle ki;
  3. İdare; müvekkilimizin, Samsun Emniyet Müdürlüğü’ne naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuksal gerekçe olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43, 68, 76 ve 86’ıncı, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 13 ve 55’inci maddeleri ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili hükümlerini gerekçe göstermiştir.
  4. Anayasa’nın 128’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve Ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. ”
  5. Bu kurala koşut olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76/1. maddesi, “Kurumlar, görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68’nci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen hükmünü taşımaktadır.
  6. Bahse konu düzenlemeyle idareye memurların aynı kurum içerisinde yer değiştirmeleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, DANIŞTAY 5. DAİRESİNİN 07/04/1999 GÜNLÜ, E:1998/2342.K:1999/853 SAYILI KARARI ve benzeri daha bir çok kararında ifade edildiği gibi, anılan madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu ve takdir yetkisine davalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerektiği İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
  7. Dava konusu işlemin tesisinde İdarenin kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmediği ve hukuka aykırı işlem tesis ettiğini ortaya koyan hukuksal gerçeklikler aşağıda ayrı başlıklar altında belirtilerek arz edilmiştir.
  8. Müvekkilimiz, atandığı Samsun Emniyet Müdürlüğünde Havza İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirilmiştir. Müvekkilimizin, şuan itibariyle bulunduğu birimde görevlendirilmesine ilişkin Samsun Emniyet Müdürlüğü’nün hiçbir talebi söz konusu değildir. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nde faal olarak Balistik İnceleme Şube Müdürlüğü, Belge İnceleme Şube Müdürlüğü, Kimyasal İnceleme Şube Müdürlüğü, İz İnceleme Şube Müdürlüğü ve Personel Şube Müdürlüğü hizmetleri verilmektedir. Kriminal Dairesi Başkanlığı ve Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüklerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin 30/06/2015 tarihli Bakanlık makamı oluru ile (İstanbul ve Ankara hariç) Biyolojik İnceleme Şube Müdürlükleri ile Ses Görüntü ve Data İnceleme Şube Müdürlükleri kuruluşu yapılmıştır. Müvekkilimiz, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü emrinde çalışırken bahsedilen 7 adet Şube Müdürlüğü görevini yürütecek müvekkilimiz ile birlikte 1 adet Uzman Şube Müdürü bulunduğu görülecektir. Her ne kadar müvekkilimizin tayininin yapıldığı tarih itibariyle kendisinden daha kıdemli bir Belge İnceleme Uzmanı Şube Müdürünün Samsun Kriminal Polis Laboratuvarına ataması yapılmış ise de; Ankara ve Kayseri illerinde bulunan Kriminal Polis Laboratuvarları Belge İnceleme Şube Müdürlükleri, Belge İnceleme Uzmanı vasfını taşıyan Şube Müdürü seviyesinde temsil edilmeyip vekâleten temsil edilmektedir. Yine her ne kadar Bursa Kriminal Polis Laboratuvarına Belge İnceleme Uzmanı Şube Müdürü ataması yapılmış ise de, ataması yapılan ilgili personelin Laboratuvar Müdürü olarak takdir edilmesi halinde, Bursa ilinin de Belge İnceleme Şube Müdürlüğü, Belge Uzmanı olmayan bir rütbeli tarafından vekâleten yürütüldüğü görülecektir. Müvekkil tarafından Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı bünyesindeki Belge İnceleme Şube Müdürü görevi Belge İnceleme Uzmanı olarak ifa edilirken, kendisindeb daha kıdemli bir belge inceleme Uzmanı Şube Müdürü atamasının ihtiyaç olan Ankara, Kayseri veya Bursa Kriminal Polis Laboratuvarılarına yapılabilecek olması göz ardı edilemeyecek bir husustur. Kaldı ki Şube Müdürlerinin Uzmanlığı dışındaki Şube Müdürlüklerinde de görevlendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nde 5 adet boş Şube Müdürlüğü kadrosunun bulunduğu görülecektir.

  1. Yukarıda izahatı yapılan hususlar, dava konusu işlemin tesisinde İdarenin kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmediği ve hukuka aykırı işlem tesis ettiğini ortaya koymaktadır.

 DAVA KONUSU İŞLEM 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE;

  1. Dava konusu işlemde hukuksal gerekçe olarak gösterilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76’ncı maddesinde idareye memurların aynı kurum içerisinde yer değiştirmeleri konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, Danıştayın istikrar kazanmış kararlarında (Örneğin; Danıştay 5. Dairesinin 12/11/2013 tarihli ve E:2013/4629, K:2013/7687 sayılı bozma kararı, yine aynı Dairenin 12/12/2012 tarihli ve E:2012/568, K:2012/8650 sayılı onama kararı, yine aynı Dairenin 07/04/1999 tarihli ve  E:1998/2342,K:1999/853 sayılı kararı ile yine aynı Dairenin 21/05/2013 tarihli ve E:2010/4486, K:2013/4150 sayılı onama kararı)  vurgulandığı ve benimsendiği üzere, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu, salt takdir yetkisine dayalı olarak atama işlemi tesis edilemeyeceği ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerektiği İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
  2. Müvekkilimizin, Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde görev yaptığı süre zarfında herhangi bir başarısızlığı, yetersizliği ve Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü görev alanına giren hizmetlerle ilgili geçirmiş olduğu bir soruşturma veya cezası söz konusu değildir. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde beş (5) adetŞube Müdürü kadrosu boşken; davalı, Şube Müdürü olarak müvekkilimizi Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’ne atamıştır.
  3. Müvekkilimizin başarı durumumu gösteren diğer bir kıstas mesleğe başladığı tarihten bugüne kadar toplamda üç (3) defa Taktirname ve seksen Sekiz (88) Maaş Taltifi ile ödüllendirilmiş olmasıdır.
  4. Başarı durumunu gösteren bir diğer kriter ise her yıl sicil amirleri tarafından düzenlenen sicil ve performans değerlendirmelerinin en yüksek derecelerde olup 2010 yılına kadar olan sicil notlarımın ortalaması 95 (doksan beş) ’ 2012 yılında verilen performans notu 5.00, 2013 yılına ait performans notu 5.00 ve 2014 yılına ait performans notu da 4.58 puandır. Son 3 yıla ait performans notunun aritmetik ortalaması 4.86 olup bunun karşılığı 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunun Personelin Performansının Değerlendirilmesi başlıklı 85. Maddesine göre gözlenen performans ortalamasının çok üzerinde olduğudur.
  5. Mesleğe başladığı 1997 yılından günümüze kadar yukarıda belirtmiş olan illerde görev yaptığı süre içerisinde bugüne kadar hep hukuk içerisinde görev yapmıştır. Atama işleminin gerçekleştiği güne kadar da herhangi bir adli ve idari soruşturması, kıdeme müessir herhangi bir cezası, disiplin cezası ile disiplin soruşturması bulunmamaktadır.
  6. Yukarıdaki ve aşağıdaki açıklamalar ve verilen bilgiler dikkate alındığında idarenin dava konusu işlemi kamu yararı ve hizmet gereklerini dikkate almaksızın, haklı ve objektif nedenlere dayanmaksızın, 657 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde belirtilen temel ilkeleri gözetmeksizin salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettiğini göstermektedir. Belirtilen bu durum, dava konusu işlemin SEBEP ve MAKSAT unsurları yönünden hukuka aykırılığını açıkça ortaya koymaktadır.

 3201 SAYILI EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRME YAPILDIĞINDA;

  1. Yukarıda belirtildiği üzere idare atama işlemine hukuksal gerekçe olarak 3201 sayılı Kanunun 13 ve 55’inci maddelerini gerekçe göstermiştir. 3201 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin şahsım bakımından uygulanmasına imkân bulunmamaktadır. Zira 3201 sayılı Kanunun 55’inci maddesi BİR ÜST RÜTBEYE TERFİ KOŞULLARINI VE TERFİYE BAĞLI ATAMAYI düzenlemektedir. 2015 yılı içerisinde müvekkil ile ilgili herhangi bir rütbe terfi işlemi gerçekleştirilmemiştir. Bu nedenle, 3201 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin atama işlemine gerekçe yapılması işlemin bu yönüyle de hukuka aykırılığını ortaya koymaktadır.
  2. İDARE; SAMSUN KRİMİNAL POLİS LABORATUVARI MÜDÜRLÜĞÜNDE GÖREVE BAŞLAMASINA MÜTEAKİP KIRK (40) GÜNLÜK BİR ÇALIŞMA SÜRESİ NETİCESİNDE, KENDİ İÇERİSİNDE ÇELİŞKİLİ, RASYONEL PLANLAMA MANTIĞINDAN UZAK VE SEBEPSİZ BİR ATAMA GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR.
  3. Belirtilen hususlar doğrultusunda hizmet bölümlerine ve ihtiyacına uygun kadro ve rütbelerin, değerlendirilmeye alınmadığı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla tesis edilen atama işlemi Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde belirtilen koşul ve şartlara uymamakta olup, bu durumda tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı tesis edildiğini, kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediğini açık bir göstergesidir.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KRİMİNAL POLİS LABORATUVARLARI DAİRESİ BAŞKANLIĞI VE KRİMİNAL POLİS LABORATUVARI MÜDÜRLÜKLERİ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME YAPILDIĞINDA;

  1. Kriminal Polis Laboratuvarılarında Şube Müdürlüğü, Laboratuvarı Müdürlüğü, Merkez Kriminal Laboratuvarı Müdürleri Kurulu üyeliği, Daire Başkanlığı gibi yönetici pozisyonlarının tamamı için, Emniyet Hizmetleri sınıfına ait belli rütbelere sahip olmakla birlikte,  Laboratuvar uzmanlık alanlarından birinde uzmanlığa sahip olma şartının arandığı görülmektedir. Yapılan bu düzenlemenin amacının ileri seviye adli incelemelerin yapıldığı bir birim olan Kriminal Polis Laboratuvarındaki yöneticilik görevlerinin Emniyet Hizmetleri sınıfına mensup belirtilen alanlarda uzmanlığı bulunmayan, herhangi bir rütbeli personel tarafından sağlıklı şekilde yürütülemeyeceği yaklaşımıdır.
  2. BU DÜZENLEMELER GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA; MÜVEKKİLİMİZİN, KRİMİNAL POLİS LABORATUVARINDA ŞUBE MÜDÜRÜ/ BELGE İNCELEME UZMANI OLARAK İFA ETTİĞİ TEKNİK GÖREV İLE NAKLEN ATAMASININ YAPILDIĞI SAMSUN İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE RÜTBESİ İTİBARİYLE İFA EDECEĞİ İDARİ GÖREV ARASINDA HERHANGİ BİR BENZERLİK BULUNMADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR. 

Uzmanların Yer Değiştirmesiyle İlgili Hükümler incelendiğinde; Aynı yönetmelikte Laboratuvarda görevli uzmanların yer değiştirmesiyle ilgili olarak aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:

 

 Personelin yer değiştirmesi

 MADDE 110– (1)Laboratuvarıda görevli uzman, asistan, teknisyenlerin yer değiştirme planlaması Kriminal Polis Laboratuvarıları Dairesi Başkanlığınca, atama işlemleri Personel Dairesi Başkanlığınca, Kriminal Polis Laboratuvarıları Dairesi Başkanlığı ile Laboratuvar Müdürlükleri arasında yapılır.

Kriminal Branşından Çıkarılmayla İlgili Hükümler incelendiğinde;

  1. Emniyet Genel Müdürlüğünün 28/08/2015 tarih ve 37373650-116/(31051)-500320 sayılı kararı ile Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan atama emri incelendiğinde müvekkilimizin branşının hala Kriminal Branşı olduğu görülmektedir. Kriminal Polis Laboratuvarıları Dairesi Başkanlığı Kriminal Branşlı Personel Yönergesinin 8. Maddesinde belirtilen branştan çıkarma hükümleri kapsamına giren herhangi bir durumun da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
  2. Ayrıca Emniyet TeşkilatındaBelge İnceleme” uzmanlığına sahip yaklaşık on (10) adet Üst Kademe Yönetici rütbeli personel bulunduğu, aldığı eğitimler, kurslar, uzmanlık eğitimi ve adli mercilere düzenlemiş olduğu onbinlerce Uzmanlık Raporu değerlendirilidiğnde; mevcut durum itibari ile Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüklerinde görevli çok sayıda Kriminal branşı olmayan personel çalışdığı görülecektir. Hal böyleyken laboratuvarda uzmanlık alanlarında uzman ünvanı almış rütbeli personel ihtiyacı olduğu halde, herhangibir gerekçe gösterilmeden, laboratuvar dışı bir atamanın yapılması kamu yararıyla bağdaşmayan, keyfi ve subjektif bir yaklaşımın sonucudur. Müvekkil hakkında uygulanan atama işlemi, laboratuvarda görevli uzmanların atama işlemlerinin, Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı ile Laboratuvar Müdürlükleri arasında yapılacağına dair açık hükmün çiğnenerek idarenin keyfiliğinin ve denetimsizlik isteğinin bir göstergesidir.
  3. Yukarıdaki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilimizin halen Kriminal branşında olması ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Branş Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen 8’inci maddesi kapsamında Kriminal branşında ihtiyaç fazlası herhangi bir istihdamın ortaya çıkması söz konusu değildir. Ayrıca, hakkında branştan çıkarma ile sonuçlanacak herhangi bir adli ya da idari işlem de söz konusu olmadığı gibi, yukarıdaki mevzuatta aranan branştan çıkarmayı gerektiren herhangi bir neden de bulunmamaktadır. Bütün bu açıklamalar, dava konusu işlemin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olarak tesis edildiğini, böylece kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediğini göstermektedir.

KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİ BAKIMINDAN DİĞER HUSUSLAR KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME YAPILDIĞINDA ;

  1. İdare tarafından takdir hakkına dayalı olarak bir atama yapılacak olsa dahi, yukarıdaki Danıştay kararı ve daha birçok Danıştay kararında belirtildiği üzere bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması, kamu görevlisini görevinden fiilen uzaklaştırmak veya onu cezalandırmak gibi hizmet gereklerine ters düşen bir sonuç amaçlanmaması gerektiği İdare Hukuku’nun bilinen ilkelerindendir. Aşağıda açıklanan hususlar da tesis edilen işlemin yukarıdaki temel esaslara aykırı tesis edildiğini göstermektedir.

 

 

  1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 109’uncu maddesinde her bir devlet memuru için özlük dosyası tutulacağı belirtilmiş ve özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgelerin konulacağı;
  2. Memurların başarı, yeterlilik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde veya ATANMALARI’ nda ise, hizmet gerekleri yanında özlük dosyalarının göz önünde bulundurulacağı hükme bağlanmıştır.
  3. Ancak, müvekkil hakkında tesis edilen söz konusu atama işlemi ile ilgili olarak, özlük dosyada yer alan “ Hiç ceza almamış, özellikle takdirname ve başarı belgesi ile maaş taltifi ödüllendirmeleri, branşla ilgili olarak aldığı uzmanlık eğitimleri, yurtdışı eğitimleri ” gibi bilgi ve belgelerin hiç dikkate alınmadığı açıktır. Yukarıda da belirtildiği gibi 1997 yılında mesleğe girdiği günden ve son olarak 2015 yılı Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü görevi yaptığı dönem içinde başarısızlığı, tecrübesizliği veya cezası bulunmamaktadır.
  4. Aksine; bu süre zarfında çok sayıda başarılı çalışmasının bulunduğu yukarıda ifade edilmiştir. Bunun önemli göstergelerinden biri, değişik tarihlerde farklı başarılı çalışmalardan dolayı bu başarılı çalışmalarının her biri için Bakanlık Makamınca 88 maaş taltifi, 3 defa da Takdir Belgesi ile ödüllendirilmiş bulunmaktadır. Bilindiği üzere, maaş taltifi de 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 86’ncı maddesinde belirtildiği üzere, görevlerinde olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucu emsallerine göre başarılı görev yapan personele verilmektedir.
  5. Başarı durumunu gösteren diğer kriterler arasında bulunan performans puanı yukarıda ayrıntılı olarak ifade edilmiştir. Performans Değerlendirmesine ilişkin düzenlemeler, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 85’inci maddesine dayanılarak çıkarılan Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği’nde (Resmi Gazete Tarihi: 04/07/2012; Resmi Gazete Sayısı: 28343) yapılmıştır.
  6. Söz konusu Yönetmeliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında performans değerlendirmesinin esas amacının; Genel Müdürlükçe üstlenilen görevlerin, belirlenen stratejik plan ve hedeflerin yerine getirilmesinde görevli personelin işindeki başarı düzeyini ölçmek ve personelin mesleki gelişimini sağlayarak kurum hizmetlerinin verimini artırmak olduğu belirtilmiştir.
  7. Yönetmeliğin 7’nci maddesi uyarınca belirlenen değerlendirme amirleri çizelgesi gereği müvekkil ile ilgili performans değerlendirme puanı 1’nci Değerlendirme ve 2’nci Değerlendirme Amirleri tarafından verilmiştir. Bu amirlerce tespit edilen çok iyi performans puanında işindeki ve görevindeki hassasiyet ve başarısını açıkça ortaya koymaktadır.
  8. Başarı durumumu gösteren bir diğer ölçüt ise, Kriminal Birimlerinde çalışmış olduğu yaklaşık 15 yıllık çalışma süresi ve bu süre zarfında kazandığı tecrübe ile yukarıda bahsedilen eğitim ve uzmanlık kurslarıdır.
  9. Dolayısıyla idarenin tesis ettiği dava konusu işlemde; kamu yararının ve hizmet gereklerinin gözetilmediği açıkça ortadadır. Bu hukuksal durum dava konusu işlemin SEBEP ve MAKSAT unsurları yönünden hukuka aykırılığını da açıkça ortaya koymaktadır.
  10. İdare, işlem tesis ederken kamu yararı ve hizmet gereklerini dikkate almak zorundadır. Yukarıda açıklanan hususlar bir bütün halinde ele alındığında; müvekkilimizin, Emniyet Genel Müdürlüğü-Kriminal Dairesi Başkanlığı-Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü emrinden alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde görevlendirilmesini gerektiren hukuksal bir neden veya gerekli liyakat konusunda hiçbir eksikliği bulunmamaktadır.
  11. İdarenin bu şekilde kullanmış olduğu takdir yetkisi ile müvekkilimizin, eğitim ve tecrübe edinilmesi uzun süren Belge İnceleme Uzmanlığı hizmet alanında, yukarıda sıralanan bilgi ve tecrübesini kamu hizmetine sunması engellenmiştir.
  12. Yukarıdaki mevzuat hükümleri, açıklamalar ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, tesis edilen işlem; açıkça hukuka aykırı olduğu gibi ortaya çıkardığı veya çıkaracağı manevi kayıplar yönüyle telafisi güç ve imkânsız zararlara da sebebiyet vermekte ve vermeye de devam edecek niteliktedir.
  13. Müvekkil gerek ülke kamuoyunda, gerek yaşadığı çevre ve gerekse de meslektaşlarının gözünde töhmet altında bırakılmıştır. Müvekkilimiz, yıllardır taşıdığı tarafsız, çalışkan kişiliğinin zedelenmesine, şahsında ve ailesinde ciddi huzursuzluklar yaşanmasına sebep olmuştur.
  14. Hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin; müvekkilimizin, emniyet genel müdürlüğü-kriminal dairesi başkanlığı samsun kriminal polis laboratuvarı müdürlüğü emrindeki görevinden alınarak samsun emniyet müdürlüğü bünyesinde görevlendirilmesi, gerek ailesi ve çevresindeki kişiler tarafından gerekse hiyerarşik yapıda yer alan astları, üstleri ve aynı rütbedeki meslektaşları tarafından gerekse kendisini tanıyan diğer kişiler tarafından, şahsının bu görevi yürütemediği, başarısız olduğu, hukuka uygun olmayan işlemlerde bulunduğunun değerlendirmesi, yorumu ve algısına yol açmaktadır. bu durum müvekkilimizi manevi olarak çok yıpratmakta ve üzmektedir.
  15. Davalı kurum tarafından müvekkilin atanma nedeni, performans yetersizliği olarak gösterilmesine rağmen, yerel mahkeme kararında da bulunan karşı oy yazısında, davalının, müvekkilin başarısızlığına ve yetersizliğine ilişkin herhangi bir delil sunamadığı, atama işleminin dayanaksız olduğu ve iptal edilmesi gerektiği açıkça ortaya konumuştur.
  16. Açıklanan nedenlerle, her yönüyle hatalı yerel mahkeme kararının bozulması için temyiz yoluna başvuru zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM             :Yukarıda açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi’nin…tarih,. Sayılı usul ve yasaya aykırı kararının BOZULMASINA karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz. 20.06.2016

                                                                                                      Temyiz Eden/ Davacı Vekili

                                                                                                      Av.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.