Başkasına Ödenmek Üzere Verilen Para Vekalet İlişkisi Doğurur

Ara 27, 2020 | Vekalet Sözleşmesi

3. bir kişiye ödenmesi için tanıdığınız birisine para verdiniz diyelim. Tanıdığınız bu kişi 3. kişiye parayı ödemezse ne olur? Burada bir vekalet ilişkisi söz konusu olur. Alacak davanızı vekalet ilişkisini konu ederek açabilirsiniz.

Yargıtay bu konuyla ilgili emsal bir olayı incelemiştir:

Davacı, satın aldığı taşınmaz mal karşılığı olarak satıcıya ödenmek üzere verdiği 2910 lirayı, davalının satıcıya ödeyecek yerde zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, bu paranın davalıdan alınmasını istemiştir. Mahkeme davanın 2118 liralık kısmının davacıdan dava ehliyeti olmaması bakımından, 800 liralık kısminin da sabit olmaması yönünden reddine karar vermiştir.

Davacının temyizi üzerine, Özel Daire, davacının başkasına ödenmek üzere, davalıya verdiği paradan 800 lirayı, davalının 8.3.1961 günlü oturumda aldığını ikrar edip gönderilen kimseye (satıcıya) ödendiğini ispat edemediğine göre bu miktara hükmedilmesi gerektiği sebebiyle hükmü bozmuş, mahkeme, davacının, satıcıya ödenmesi için davalıya verdiği 800 lirayı, davalının satıcıya ödediği sabit olduğu, 8.3.1961 günlü oturumda dinlenen davalı tanıklarının da bu yönü ayrıca teyit ettikleri gerekçesiyle eski hükümde direnmiştir.

Taraflar arasındaki ilişki (münasebet), Borçlar Yasasının 386’ncı maddesine uygun vekâlet akdidir. Bu Yasanın 390’inci maddesinin 1’inci ve 2’nci fıkraları gereğince, vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere bağlıdır ve vekil müvekkile karşı vekâleti iyi bir şekilde yerine getirme (ifa) ile yükümlüdür.

O halde, davacının vekili durumunda bulunan davalı, davacının satıcısına 800 lirayı ödediği zaman alındı kağıdı (makbuz) almak zorundaydı. Davacı, satıcı ile arasında geçen dava sonunda mal parasını ödeme ile hükümlendirilmiştir. Böylece, buradaki davalının parayı ödediği farz edilse bile, alındı kağıdı almaksızın ödemiş olduğu meydana çıkmaktadır. Davalı satıcıdan alındı kağıdı almadığına göre, Borçlar Yasasının 390’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müvekkiline karşı vekâleti iyi bir şekilde yerine getirmemiş sayılacağından, bu fıkra yoluyla aynı Yasanın 96’ncı maddesi gereğince zararı yani 800 lirayı müvekkili davacıya ödemesi gereklidir. Bu bakımdan Özel Daire bozma ilâmına uyulmayarak eski hükümde direnilmesi yasaya aykırıdır. 3. Usulün 288’inci maddesi uyarınca 50 lirayı aşan bu ödemenin tanıkla ispatı kabul edilemez. Mahkemenin tanık dinlemiş olması kabul şekli itibariyle de usule aykırıdır.” Hükmün BOZULMASINA karar verildi (Y. HGK. 2.12.1964 T. 282/D-4 E. 864 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.