Basit Yargılama Usulü Nedir?Hangi dava ve işleri kapsar?

Basit Yargılama Usulü Ne Demektir?

Yargılama usulleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yazılı yargılama usulü (m.118-186) ve basit (m. 316-322) yargılama usulü olmak üzere iki temel yapıda düzenlenmiştir. Hangi usulün belirleneceği davanın açıldığı
mahkemeye veya uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenecektir.

Kanun koyucu bazı çalışma ve talep konularını çabuklaştırmak ve hızlandırmak amacıyla “Basit Yargılama Usulü” düzenlemesi getirmiştir.

Basit Yargılama ve Yazılı Yargılama Arasındaki Farklar

Basit Yargılama Usulünün, Yazılı Yargılama’dan farklılıkları;

  • “Cevaba Cevap ve İkinci Cevap evresi” (Replik ve Düplik evresi) nin kaldırılmış olması,
  • Ön İnceleme ve Tahkikat aşamalarının birleştirilmiş bulunması,
  • Azami üç aşamada tahkikatın ikmali,
  • Sözlü beyan alınması ile hükmün verilmesinin kural olarak aynı duruşmada yerine getirilmesi; işlemden kaldırılmada dosyanın ancak bir kez yenilenebilmesine cevaz verilmesi noktalarında toplanmıştır. 

Kanun koyucu yazılı yargılama usulüne ilişkin detaylı düzenleme yapmışken basit yargılama usulünde temel hususlar ve farklılıklara değinmekle yetinmiştir Yazılı yargılama usulünde yapılan açıklamalar, özel düzenleme olmadıkça ve niteliğine uygun düştükçe basit yargılama usulü
içinde geçerli olacaktır.

Hangi Davalar Basit Yargılama Usulüne Tabidir?

HMK’da asıl yargılama usulü olarak yazılı yargılama usulü; bunun dışındaki hallerde ise, basit yargılama usulü kabul edilmiştir.

Hangi iş ve davaların Basit Yargılama Usulu’ne tabi tutulduğu, HMK. md. 316’da sıralanmıştır:

  • Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevine giren dava ve işler.
  • Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler.
  • İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması,
  • Dispecci atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar.
  • Her türlü nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler.
  • Hizmet ilişkisinden doğan davalar.
  • Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar.
  • Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
  • Diğer kanunlarda yer alan ve Yazılı Yargılama Usûlü dışındaki yargılama usûllerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler.

Örneğin; istihkak ve işe iâde davaları (İş md. 2013); fon alacaklarına dair davalar, Kooperatifler Yasasına tabi davalar (1163 S. Kn. kd. 99) ve Tasarruf İptali Davaları (İİK. md. 281) da Basit Yargılama Usûlü’ne tâbidir.

Basit Yargılama Usulünde Aşamalar

Basit Yargılama Usulünde Dilekçelerin Verilme Aşaması

Dava açılması ve davaya cevap verilmesi, dilekçe ile olur (HMK. md. 317/1).

Basit yargılama usulünde davaya cevap verilme süresi; dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Gerektirici haklı sebepler varsa, cevap süresi, bir defaya mahsus olmak kaydıyla, iki haftayı geçmemek üzere uzatılabilir. Ek süre talebiyle ilgili verilen karar, taraflara tebliğ olunur.

Bu usulde görülecek işler basit olduğu ve daha kısa sürede görülmeleri icap ettiği için cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerin verilmesi söz konusu değildir. (HMK md. 317/2). Sadece bir defa dilekçe sunma hakkı olan tarafların bu sebeple
dilekçelerini hazırlarken daha çok dikkat etmeleri ve özen göstermeleri gerekecektir.

Dava ve cevap dilekçeleri (Yönetmelikle belirlenecek bir) formun doldurulması suretiyle de verilebilir (HMK md. 317/4).

Taraflar, dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delilli olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgelere dilekçelerinde yer vermek zorundadırlar (HMK. md. 318).

İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise, cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (HMK. md. 319).

Basit Yargılamada Delillerin Toplanması

Davacı taraf dava dilekçesinde, davasını dayandırdığı tüm delillere yer verip hangi vakıalara ilişkin olduğu hususunda açıklama yapmalıdır. Dava tarihi itibari ile elde edemediği deliller hakkında gerekli bilgilendirmede bulunan davacı, bu deliller başka bir yerde ise bu hususla ilgili mutlaka dilekçesinde açıklama da bulunmalıdır.

Aynı şekilde davalı tarafta savunmasını dayandırdığı bütün hususları ve bu hususları ispat edecek delillerine cevap dilekçesinde yer vermelidir. Başka yerde bulunan belgeler ve deliller için işbu dilekçede gerekli bilgilendirme yapılmalıdır. Tarafların bu durumun gereklerini yerine getirmemesi halinde yazılı yargılama usulündeki gibi, bu delile dayanmaktan vazgeçildiğinin kabulü gerekir.

Basit Yargılamada İlk İtirazların Öne Sürülmesi

İlk itirazlar ve zamanaşımı savunmasının, iki haftalık cevap süresi içerisinde (ek süre verilmiş ise bu ek süre dahilinde) verilecek cevap dilekçesinde ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Bu hususlar ilgili sürelerde ileri sürülmediği takdirde artık iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı başlayacak ve karşı tarafın muvafakati olmadığı
sürece bu hususlar değerlendirilemeyecektir.

Yasanın 320. maddesine göre, yargıç dosya üzerinden karar vermemişse, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinledikten sonra kararını verecektir.

Basit Yargılama Usulünde Ön İnceleme Aşaması

Basit yargılama usulünde de, dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamaları mevcuttur. Ancak, bunlar, yazılı yargılama usulünde olduğu gibi kesin şekilde birbirinden ayrılmamıştır.

Basit yargılama usulünde yazılı yargılama usulünden farklı olarak ön inceleme ve tahkikat işlemleri de basitleştirilmiştir. Eğer dosya üzerinden karar verilmesi mümkünse (örneğin, geçici hukuki korumalarda) taraflar duruşmaya çağrılmadan sadece dilekçe ve delilleri dikkate alınarak karar verilebilir

Dosya üzerinden karar verilemeyen hallerde ise mahkeme öncelikle ön
inceleme yapmalıdır. Mahkeme dava şartlarını ve ilk itirazların varlığı hakkında gerekli incelemeyi yapacaktır. Bu esnada gerekiyorsa tarafları da dinleyebilecektir. Bundan sonra ön incelemenin gereklerine uygun olarak tarafların üzerinde anlaşıp anlaşamadıkları hususları tek tek tespit ederek tutanak düzenlenmesi icap etmektedir. Tahkikat düzenlenen işbu tutanağa göre yürütülecektir.

Basit Yargılama Usulünde, Ön İnceleme ve Tahkikat aşamaları birlikte düzenlenmiştir.

Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir (HMK. md. 320/1). Daha önce karar verilmeyen hallerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.

Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın aslı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat, bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür (HMK. md. 320/2).

Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki paragrafta belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre, 1 aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek 1 aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir (HMK. md. 320/3).

Basit Yargılama Usûlü’ne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır (HMK. md. 320/4).

Yani, Basit Yargılama Usûlü’nde dava ancak bir kez yenilenebilir.

Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme, taraflardan son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez (HMK md. 321/1).

Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkinin tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak, zorunlu hallerde, hakim, bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle,
sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç 1 ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir (HMK md. 321/2).

Bu kanun ve diğer kanunlarda Basit Yargılama Usûlü hakkında hüküm bulunmayan hallerde, Yazılı Yargılama Usulüne ilişkin hükümler uygulanır (HMK md. 322/1).

Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hallerde, hakim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır (HMK md 322/2).

Basit Yargılamaya Tabi Dava Ne Kadar Sürede Sonuçlanır

Ön inceleme tamamlandıktan sonra HMK md 320/2 hükmü gereğince tarafların dinlenmesi ve tahkikatın yürütülmesi için en fazla iki duruşmada
yargılamayı tamamlamalıdır. Bu süreyi uzatma amaçlı gerekli olmayan talepte bulunan tarafların hakimce talepleri reddedilmelidir. Belirlenen bu usullerin dışında hareket eden hakimin sorumluluğu yoluna gidilebilecektir.

Basit Yargılamada İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı

Basit Yargılama Usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, HMK md 319 hükmü gereğince; yazılı yargılama usulünden farklı olarak davanın açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye sunulması ile başlayacaktır.

Basit Yargılamada İşlemden Kaldırılan Dosyanın Yenilenmesi

Ön inceleme tamamlandıktan sonra HMK md 320/2 hükmü gereğince tarafların dinlenmesi ve tahkikatın yürütülmesi için en fazla iki duruşmada
yargılamayı tamamlamalıdır.

Bu süreyi uzatma amaçlı gerekli olmayan talepte bulunan tarafların hakimce talepleri reddedilmelidir. Belirlenen bu usullerin dışında hareket eden hakimin sorumluluğu yoluna gidilebilecektir.

Basit Yargılamada Hüküm Verilmesi

Tahkikatın tamamlanmasından sonra yazılı yargılama usulünde olduğu gibi ayrıca sözlü yargılama için ayrı bir kesit öngörülmemiştir. Onun için
ayrı bir süre verilmez.

Tahkikatın tamamlandığı duruşmada hakim tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini belirterek hükmünü tefhim eder (m. 321/1).

Burada kararın tefhiminden kasıt, sadece kısa karar olan hüküm sonucunun açıklanması değildir. Hakim eğer karar vermek mümkünse, hükme ilişkin tüm hususları gerekçesi ile birlikte tutanağa geçirerek tefhim eder.

Sonuç Olarak

HMK’nın temel mantığı, basit, kolay, anlaşılır ve hem genel hem güncel sorunları da dikkate alarak, sorunları çözmeye yardımcı olmak yönündedir.

Yargılama usullerinde de, bu temel mantığa uygun hareket edilmiştir. Basit yargılama usulünde, yazılı yargılama usulündeki yargılamanın, basit, kolay ve kısa sürede sonuçlanması bakış açısı korunmuş; bunun yanında yargılama prosedürleri daha basit hale getirilmiş, yargılama işlemleri daha azaltılmış veya kısaltılmıştır.

Yorumlar (1)

Teşekkürler.

Emeğinize sağlık.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.