Bağışlamanın Geri Alınması Nasıl Olur?

Ara 21, 2020 | Bağışlama

Bağışlamanın Geri Alınması (Bağışlamanın Ortadan Kalkması)

Yasada belirtilen belirli nedenlerin oluşması durumunda, bağışlayan gerek elden bağışlamayı, gerekse yerine getirdiği (ifa ettiği) bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın elinde ne kalmışsa onun geri verilmesini isteyebilir (TBK 295).
Bundan başka, yine yasada belirtilen nedenlerden birinin varlığı durumunda, bağışlayana henüz yerine getirilmemiş bulunan bağışlama sözü geri alınabildiği gibi, söz verilen şeyin yerine getirilmemesi hakkı da tanınmıştır (TBK 296). Bu iki ayrı durum için öngörülen nedenler farklı olduğundan, bunları ayrı başlıklar altında ele almak gerekir. TBK’nın 295 ve 296. maddelerinde düzenlenmiş bulunan bağışlamayı geri alma hakkı, kişiye sıkı biçimde bağlı haklardandır, dolayısıyla başkasına devredilmesi ve mirasçılara geçmesi söz konusu değildir. Bu hakkın kullanılmasıyla bir hukuki ilişki ortadan kalktığından geri alma hakkı aynı zamanda bozucu yenilik doğuran bir haktır.

Bağışlamayı Geri Alma Nedenleri

Elden bağışlamada, bağışlama konusu şey zaten sözleşme yapılırken bağışlanana verilmektedir. Bağışlama sözü vermede de, sözleşme gereği verilmesi gereken bağışlama konusu şey bağışlayana verilmiş olabilir. İşte bu gibi durumlarda bağışlayan, aşağıda belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde, bağışlamayı geri alarak bağışlananın elinde ne kaldıysa onu geri isteyebilir (TBK 295). Bağışlananın elinde hiç bir şey kalmamış, yani bağışlanan şey tüketilmiş ya da yok olmuşsa, artık yasada belirtilen nedenler oluşsa bile, geri istenebilecek bir değer yoktur.

TBK 295’teki bağışlamayı geri alma nedenleri, Medeni Kanun 510’daki mirasçılıktan çıkarma nedenlerine benzemektedir.

a-) Bağışlanan, bağışlayana ya da yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, bu bir bağışlamayı geri alabilir(TBK 295/b. 1)

Bağışlananın işlediği suçtan dolayı mahkum olması zorunlu değildir. Salt suçu işlemiş olması -hakkında kovuşturma yoluna başvurulmamış olsa da- bağışlamayı geri alma nedenidir. Suçun bağışlamadan sonra işlenmiş olması gerekir. Bağışlayan ve yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmiş olmasını, mirasçılıktan çıkarmadaki gibi değerlendirmek gerekir. Bağışlananın yakınları deyimini dar yorumlamamak, yalnızca kan bağıyla ya da kayın hısımlığı yoluyla bağlı olduğu kişileri değil, çok yakın dost, arkadaş gibi kişileri de yakınları içinde ele almak gerekir.

b-) Bağışlanan, bağışlayan ya da onun ailesine karşı yasa gereği yükümlü olduğu ödevlerine önemli biçimde uymamışsa, bu da bağışlamayı geri alma nedenidir (TBK 295/b. 2).

Örneğin, kadının zina yapması durumunda kocanın karısına yaptığı bağışlamayı geri alması; bağışlananın, bağışlayan ve ailesine ağır hakaretlerde bulunması durumunda bağışlamayı geri alması; evlatlığın, evlat edinene bakmaması durumunda evlat edinenin, evlatlığa yaptığı bağışlamayı gen alması, bu nedene örnek olarak gösterilebilir.

Bağışlananın ödevlerine uymaması önemli ölçüde olmalıdır. Ufak tefek uymama, örneğin, kadının, kocasının izni olmadığı halde komşusuna gezmeye gitmesi ya da evlatlığın evlat edinenden izin almadan sinemaya gitmesi, önemli uymama sayılmamalıdır. Ödevlere uymamanın önemli olup olmadığını, her olayın özelliğini göz önünde tutarak ve takdir yetkisine dayanarak belirleme görevi yargıca aittir.

Yüklemeli (mükellefiyetli) bir bağışlama yapılmış ve bağışlanan yükümünü haklı bir neden olmadan yerine getirmemişse; bu durumda da bağışlayan, bağışlamayı geri alabilir(TBK 295/b.3). Bu nedene dayanılarak bağışlamanın geri alınabilmesi için yükümün haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi gerekir. Yerine getirmeme haklı nedene dayanıyorsa, artık bağışlama geri alınamaz.

Bağışlama Sözünü Geri Alınma Nedenleri

Bağışlama sözü veren bağışlayan, Borçlar Kanununun 296. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin doğması durumunda sözünden cayıp, bağışlama konusu şeyi vermekten (bağışlamayı ifa etmekten) kaçınabilir.

a-) Elden bağışlamadan ya da yerine getirilmiş bağışlama sözünün geri alma nedeni olan ve yukarıda incelenen nedenlerden biri varsa, bu, bağışlama sözünü geri almak için bir neden oluşturur (TBK 296/b1).

b-) Bağışlayan, bağışlama sözü verdikten sonra, parasal durumu önemli ölçüde değişmiş ve bu durum, bağışlama sözünün yerine getirilmesini bağışlayan için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse, bağışlama geri alınabilir (TBK 296/b.2).

Örneğin, hastalanarak ya da sakat kaldığı için iş yapamaz, dolayısıyla para kazanamaz duruma gelen bağışlayan, bağışlanana söz verdiği bir taşınmazı vermekten kaçınabilir.

c-) Bağışlama sözü verilmesinden sonra, bağışlayan için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri eskiye göre önemli ölçüde ağırlaşmışsa, bağışlama geri alınabilir (TBK 296/b.3). Örneğin, bağışlayanın yeni çocuklarının olması ya da yasa gereği nafaka vermesi gereken kişilere nafaka ödemeye başlaması gibi durumlarda, bu neden oluşmuş sayılabilir.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.