Ayrılık Davası ve Ayrılık Kararı Nedir? Ayrılık Davası Nasıl Açılır?

Ayrılık Kararı Nedir

Hukuken Ayrılık Kararı Ne Anlama Gelir?

Boşanma davalarında asıl olan evlilik birliğinin korunmasıdır. Bu düşünceyle kurtarılması mümkün olan evliliklerin ayakta kalmasını sağlamak için eşlerin bir müddet ayrı yaşayarak son kez düşünmeleri ve evlik birliğini yeniden kuramamaları halinde ise boşanmalarını sağlamak için ayrılığa karar verilebilmesi kabul edilmiştir.

Ayrılık Kararı Verilebilmesi İçin Gereken Şartlar

1- Öncelikle taraflar arasında açılmış ve görülmekte olan bir boşanma veya ayrılık davasının varlığı gerekir.

Talep sadece ayrılık kararı ise mahkeme taleple bağlı olacağından boşanmaya karar veremez. (TMK m. 170/2)

2- Hangi sebeple olursa olsun açılan boşanma davası sonunda boşanma sebebinin ispatlanmış olması şarttır.

Boşanma davası kanıtlanamamışsa artık ayrılık kararı değil boşanma davasının reddine karar verilmelidir. Medeni Kanununun 170/3. maddesine göre “dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir”. Bu durumda davacı mutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma ihtimalini gördüğü takdirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir.

Bu durumda bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne, ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine ve nihayet ileride birleşme umudunun bulunduğuna ilişkin hakimin takdir yetkisini kullanacaktır. Eşin barışma ihtimali gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilmeli, böyle bir kanaat sağlam ihtimale dayandırılmak, hatta barışma ihtimalinin varlığı bir kararın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özellikle barışma ihtimali kuvvetli bulunmalıdır. Zayıf bir ihtimal yeterli değildir. Bu konuda bir takdire ulaşırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli, boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, mücerret bir barışma ihtimalinin dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. Olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller her halde yeniden bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir.(1)

3- Bu durumda, mutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma ihtimalini gördüğü takdirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir.

Bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine ve nihayet ileride birleşme umudunun bulunduğuna ilişkin hakimin takdirinin kesin ve denetimden uzak olduğunu düşünmemek gerekmektedir. Her şeyden önce hakimin takdir hakkını çok ciddi ve son derece isabetli kullanması gerekmektedir. Eşlerin barışma ihtimali, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam ihtimale dayandırılmak, hatta barışma ihtimali varlığı bir kararın ikrarından yada hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır, özetle barışma ihtimali kuvvetli bulunmalıdır. Zayıf bir ihtimal yeterli değildir.Boşanma Davasında Ayrılık Kararı Nasıl Alınır

Bu konuda bir takdire ulaşılırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli, boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, olası bir barışma ihtimalinin dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. Olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun bir süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller her halde yeniden bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir.

Nihayet hakim kararında barışma ihtimalinin varlığını ve kendisini böyle bir inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta gösterilmelidir. (Anayasa md. 141/3, HUMK. 388) Ancak bu yolladır ki mutlak bir boşanma nedeni hukuka uygun nisbileştirilebilir. Nisbi boşanma sebebinde de takdir hakkı Anayasa ve Kanun çerçevesinde kullanılmış olur.

4-  Mahkeme 1 yıl ile 3 yıl arasında ayrılığa karar verebilecektir.

Mahkemece yukarıda belirtilen ihtimallere ve bilhassa tarafların durumlarına, boşanma veya ayrılığa neden olarak gösterilen olayların niteliklerine göre tarafların bir yıl ile üç yıl arasında ayrılıklarına karar verebilecektir. (TMK.171) Mahkemece bir yıldan az üç yıldan fazla süreyle ayrılığa hükmedilemez. Örneğin altı ay veya dört yıl süreyle ayrılığa karar verilmesi bozma nedeni olacaktır.

Ayrılık süresi buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Ayrılık süresince eşler ayrı yaşamaya hak kazanırlar, ancak bu süre içinde eşler için sadakat borcu vb. sorumluluklar devam eder. Evlilik tatil edildiğinden (fakat evlilik devam ettiğinden) tarafların çocuklarının tedbir niteliğinde eşlerden birine bırakılmasına, karar verilmelidir.

5-   Eşler belirlenen ayrılık süresinde ortak hayatı yeniden kuramamışlarsa her biri boşanma davası açmaya hak kazanır.

Boşanma davası açılabilmesinin ön şartı ayrılık durumunun sona ermesidir ve süre bitince tarafların ayrılık durumları da kendiliğinden sona erer.

Ayrılığın sona ermesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamamasından dolayı açılacak boşanma davasında tıpkı TMK’nın 166/son maddesinde düzenlenen davada olduğu gibi ilk davada
(ayrılığa karar verilen dava) ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan yeni durumlar göz önünde tutulur.

Mahkemece tarafların ortak hayatı yeniden kurup kurmadıkları halledilecek, şayet tarafların ortak hayatı yeniden kuramadıkları tespit edilirse boşanmaya karar verecektir. Boşanma davasının sonuçları —Velayetin tevdii, kişisel ilişkinin düzenlenmesi, evlenmekten yasaklanma, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat gibi boşanma feri hükümlerine ilişkindir. Kanun koyucu haklı olarak ayrılık süresinde meydana gelecek olayların, boşanmanın sonuçları (feri hükümler) konusunda değişiklik yapabileceğini öngörmüştür.

Sanıldığı gibi ayrılık kararından sonra meydana gelen olaylar, boşanma yolundaki (kesin hükmü) ortadan kaldıramaz.— ilk davadaki tespit edilen hususlar ve ayrılık süresince ortaya çıkan olaylara göre karara bağlanacaktır. Yani boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakaları talepleri yönünden eşit kusur veya ağır kusur durumları —varsa tarafların çocuklarının velayet haklarını kullanma yetkisinin hangi eşe verilmesinin çocukların menfaatine olacağı, velayeti kendisine tevdii edilmeyen eşle çocuklar arasındaki en sağlıklı kişisel ilişki hususları. (H.B)— hem ayrılık kararına yol açan olaylar hem de ayrılık kararından sonraki tutum ve davranışlar dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

6-   Boşanma davasının devamı sırasında davacının ayrılık kararı istemesi halinde taleple bağlı olan davalı tarafından karşı bir boşanma davası veya müstakil davalı tarafından açılıp da birleştirilen bir boşanma davası yoksa artık boşanmaya karar veremez.

Açılmış boşanma davasına karşı davalının ayrılık kararı verilmesi halinde ise gerek boşanma gerekse ayrılık kararı verilmesi hallerinde mahkemenin mutlaka kabul ve reddine karar verdiği talep ve savunma talebi hakkında yeterli gerekçe göstermek zorundadır. Aynı şekilde dava sadece ayrılık istemine ilişkinse mahkemece boşanmaya karar verilemez. (TMK. 170/2)

TMK’nun 166/3. maddesindeki düzenlemenin anlaşmalı ayrılık kararı için de olanak tanıdığı, İsviçre uygulamasının bu yönde olduğu dile getirilmekte ise de TMK’nın 166/son maddesindeki düzenleme gereğince sadece boşanma, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumları hakkında anlaşmadan bahsedildiğinden TMK’nın 166/son maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma halinde ayrılık kararı verilemeyeceği gibi, anlaşmalı ayrılık talep ve kararı da mümkün değildir. Ayrıca ayrılık kararı bir defa verilebilir, ikinci kez verilemez.

7- Ayrılık süresinde eşlerin ortak hayatı yeniden kurduklarının anlaşılması halinde ise açılan boşanma davasının reddine karar verilir.

Bunun ispatı ise 166/son maddede belirtilen şekilde davalıya düşer.

8-   Ayrılık kararında talep edilmişse eşlerin kendileri için tedbir nafakası, varsa çocukların ayrılık süresinde velayet haklarını kullanma yetkisinin hangi eşe verileceği ve diğer eşle çocuklar arasındaki şahsi ilişki, diğer eşin çocuklar için ne kadar tedbir ve talep edilmişse iştirak nafakası ödeyeceği hususlarının da tıpkı boşanma davasında olduğu gibi hüküm altına alınması gerekir.

Ortada verilmiş bir boşanma kararı bulunmadığından talep edilmişse boşanmanın ferisi olan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri hususunda ise karar verilmesine yer  olmadığına karar verilmelidir.

Ayrılık Davasının Tarafları

DAVACI: Eşlerden herhangi birisi. Ayrılık kararı talebi ile açılan davada davacının ölümü halinde TMK’nın 181/2. maddesinin tatbiki, yani davacının mirasçılarının davalının daha fazla kusurlu olduğunun hüküm altına alınmasını isteme haklan mümkün değildir.

DAVALI: Diğer eş.

Ayrılık Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

GÖREVLİ MAHKEME: Aile Mahkemesi (Kurulmayan yerlerde ise bu sıfatla görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi)

YETKİLİ MAHKEME: TMKnın 168. maddesi gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Ayrılık Davasında Zamanaşımı

HAK DÜŞÜRÜCÜ VEYA ZAMANAŞIMI SÜRESİ: Davanın açılması için herhangi bir süre söz konusu değildir. Ancak daha önce verilen ayrılık kararma dayanılarak boşanma davası açılabilmesi için aynlık kararının kesinleşmesi ve mahkemece belirlenen aynlık süresinin dolması şarttır. Aynlık karan kesinleşmeden veya kesinleştikten sonra mahkemece tespit edilen aynlık süresi henüz sona ermeden eşlerden herhangi biri taralından açılacak boşanma davasının dinlenme imkanı yoktur.

Ayrılık Davası Açmak İçin Gerekli Masraf Tutarı

YARGILAMA GİDERİ: Dava maktu harca tabidir. Davamn kabulü halinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilir. Davacının kendisini avukat ile temsil etmesi halinde avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen maktu avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilir. Davalının davayı kabul etmesinin bu davada (tüm boşanma davalarında) bir önemi yoktur. Ayrılık kararının eki talepler de ayrıca herhangi bir harç ve avukatlık ücretine tabi değildir.

Davalı Taraf Ayrılık Talep Edebilir Mi?

Davalı taraf açılan boşanma davasında her ne kadar ayrılık talep etme hakkına sahip ise de, ayrılık talepli bir karşı dava veya ayrı bir ayrılık davası açılması daha avantajlıdır.

 

Özet Olarak

  • Boşanma davası açarak boşanma nedenini kanıtlayan taraf aynı zamanda “ayrılık” isteme hakkına sahiptir. Tarafın boşanmak yerine “ayrılık” kararı verilmesi talebi durumunda hakim bu talebe uymak zorundadır. 
  • Boşanma talebiyle açılan davalarda eğer ki “boşanma nedeni” kanıtlanamaz ise ve hakim “ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı” bulunduğuna kanaat getirir ise “ayrılık” kararı verir. Ayrılık belli bir süre eşlerin birbirlerinden ayrı yaşaması anlamına gelir. Bu süre kanunen 1 yıl ile 3 yıl arasıdır. Eşler bu süre sonunda tekrardan mahkeme önüne çıkarak bir gelişme olup olmadığı konusunda hakimi aydınlatır.
  • Bazen taraflardan birisi boşanmak istemeyip, karşı tarafın bu süreçte yıpranmasını isteyebilmektedir. Mahkemeden ayrılık kararı nasıl alınır? Yazımızda bu şekilde bir sürecin nasıl ilerleyeceğini ele aldık.

Kaynaklar:

  1. Y. 2. HD’nin 24.11.2005 gün ve 13395-16225 s. kararı

İlgili Kaynaklar:

  1. Ayrılık Hakkında Yargıtay Kararları
  2. Ayrılık Davası Dilekçesi Örneği
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.