Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Dünya Devletlerinde Avukatlık Yaklaşımları

Günümüzde Dünya Devletlerinde Avukatlık Yaklaşımları

Kara Avrupası ve Amerikan Avukatlık Modelleri

Günümüz avukatlık mesleğinde iki farklı anlayış etkili olmaktadır.

Bunlardan biri, “Kıta Avrupası avukatlık anlayışı ”dır. Klasik avukatlık anlayışı da denilen bu anlayış etrafında toplanan ülkelerde avukatlık, kamu hizmeti olarak kabul edilmekte, birbirine benzeyen kurallarla yapılmaktadır.

Avukat, bir yandan kendi bürosunda, kendi nam ve hesabına serbest meslek faaliyeti yapmakta, bireyden aldığı ücret karşılığında ona hukuksal yardım sunmakta, ancak aynı zamanda bir kamu hizmetini yerine getirmektedir.

Bu sistemde yargılama faaliyeti, savcımn kamu adına suçladığı, avukatın savunduğu, karşı tezi ileri sürdüğü ve yargıcın da yargılayıp, karar verdiği diyalektik etkinlik olarak kabul edilmekte; bu üçlü ilişki yumağı içinde kurumsal yetki kullanan avukat, toplumda yaşayanların sözcülüğünü yap

makta, yargıya yardımcı olmanın ötesinde yargılamanın “kurucu öğesi” olarak adalet dağıtımında görev almaktadır.

“Bir kimseye yapılan adaletsizliği, herkese yapılan bir tehdit olarak kabul etmekteyim” sözcüklerinde biçimlenen bu temel anlayış doğrultusunda avukat, ülkede hukuk kurallarının üstünlüğünü savunan, hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında görev alan, adaletin gerçekleşmesi için çalışan bir meslek mensubu olarak görev yapmaktadır. Bu amaç ile avukat, istediği işi alma yahut işi reddetme hakkına sahip olmakta, yoğun bir reklam yasağına tabi tutulmakta, şube açamamakta, avukatlık mesleki faaliyetini kesinlikle ticari boyuta taşıyamamakta, avukatlık faaliyetinin yanı sura gelir getirici başka bir iş yapamamakta, iş sahibi ile doğrudan görüşmekte, güven esasma dayalı bir ilişki kurmakta ve bireyin her türlü hukuki sorununun çözümünde görev yapabilmektedir. Ayrıca meslek örgütleri, meslek etiği olarak kabul edilen meslek kurallarıyla mesleğin bir disiplin etrafında yapılmasını sağlamaktadır.

Ülkemizde klasik avukatlık sisteminden uzaklaşmalar olmakla beraber, uygulanmakta olan sistem, Kıta Avrupası klasik avukatlık anlayışı ile kanun ve meslek kuralları yönünden benzerlik göstermektedir.

İkinci anlayış olarak ortaya çıkan “Anglo-Sakson avukatlık anlayışı ”nda avukatlık mesleki faaliyeti, ticari nitelikte görülmekte ve avukat bir işletme sahibi sayılmaktadır. Avukatlık mesleğinde klasik sonrası dönem “iktisat ideolojisinin egemenliği ” olarak da adlandırılan bu uygulamada işin kamusal boyutu ikinci plana itilmekte ve hatta ortadan kalkmaktadır.

Bu anlayış ile avukat, piyasanın ekonomik koşulları içinde mesleği yerine getirmekte, her türlü olanaktan yararlanarak reklam yapabilmekte, alışveriş torbalarına reklam verebilme, “bir avukata ihtiyacınız mı var”, “çok uygun fiyatlarla hukuki hizmetler”, “175 dolara boşanma” gibi gazete ilanı verebilmekte, uluslararası ortamda faaliyet yapabilmekte, teknik etkinlik ön plana çıkmakta (hukuk teknisyeni), salt iş sahibinin çıkannı savunmakta, çıkann adalet anlayışı ile çatışması avukatı ilgilendirmemektedir.

ABD hukukunda avukatların serbest piyasa koşullan içinde çalışmaları, şirketleşebilmeleri, reklam yapabilmeleri gibi konulann yanı sıra ücret belirleme konusunda herhangi bir sınırlamanın olmaması ve bir taraftan bunlann hem sebebi hem de sonucu olan, bir taraftan da bağımsız bir gelişim sergileyen vekalet ücretinin kural olarak karşı tarafa yükletilemez olması sistemin Kıt’a Avrupa’sı avukatlık sisteminden bir başka farkını ortaya koymaktadır.

Yukanda değindiğimiz avukatlık anlayışının olmazsa olmazı olan “avukatın iş sahibi ile özdeşleşmemesi ilkesi ” önem taşımamakta, avukat şirketleşerek, şubeler açarak meslek faaliyetini sürdürmekte, büyük hukuk firmaları ortaya çıkmakta, bunlar, başka ülkeleri de kapsayıcı biçimde tekel ortamı yaratarak büyümekte, firmalara bağlı binlerce avukat kimliği ile görev yapan avukatlar “bağımlı avukat”, “işçi avukat” ortaya çıkmakta, avukatlıkta uzmanlaşma kaçınılmaz olmaktadır.

“Amerikan avukatlık anlayışı ” olarak açıklanabilecek bu anlayış ile Kıta Avrupa’sının yerleşik avukatlık anlayışı çatışma halindedir. Yaklaşık 30 yıldır süren bu mücadelede ağırlık Amerikan modeline doğru kaymaktadır.


Temeli 1200-1300’lü yıllarda atılan Kara Avrupa’sı avukatlık anlayışı, karşı sistemin kendini etkilediğinin sonuçlarını kısa sürede görüp, nedenlerini tartışıp, kendine bir yol haritası çizmezse, teknolojinin ve ekonomik gelişmelerin ışığı altında kendini yenileyemezse, yeni bir anlayış ve yapılanma içine giremezse, modern ve aktif bir hizmet verebilmek için çalışmazsa, Amerikan avukatlık anlayışının egemenliğini kabul zorunda kalacaktır.


Bu anlayış içinde avukatlık mesleğinin klasik nitelikleri;

  1. Tekel hakkı,
  2. Bağımsızlık,
  3. İşlevsel bağımsızlık,
  4. Kamusal faaliyet ve serbest meslek olma niteliği
  5. Ticari olmama,
  6. Şahsen ifa

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir