Bir Sayfa Seçin

Avukatın Tükenmişlik Hissiyle Mücadelesi

Var olan en stresli mesleklerden birisi: “Avukatlık”.

Strese karşı mücadele ve sağlıklı yaşam mottosu gün geçtikçe popülerliğini arttırıyor. Söz konusu stres ve stresle mücadele olduğunda avukatlık ilk akla gelen mesleklerden birisi…

Fazla Çalışma ve Boğulma

Avukatın gün içerisindeki uğraşlarının ne derece yoğun olduğu ve zihinsel aktivite gerektirdiği izahtan varestir. Gece saatlerinde kamburunu çıkarıp dağ gibi dosyalarının üzerine eğilmesi… Atlanan hatta ki unutulan yemek molaları, arkadaş ve aile ziyaretleri… Her bir gün tatlı uykunuzdan ettiğiniz feragat… Pembe rüyalar görmek yerine arkaplanı duruşma salonu temalı rüya konseptleri…

Fiziksel ve ruhsal sağlığımıza verdiğimiz zararın karşılığını(karşılığını almak, hukuka avukata – hakime kaynak aktarılması bu kutsal hizmetin parasal karşılığını ziyadesiyle bulması zaruridir. Belki bir gün insan ilişkilerindeki kaos sona erecek – blockchain- avukat ve hakim yerine algoritmaya kaynak aktarmamız gerecektir. Ancak şu aşamada avukatın ücretsiz iş almaması, ücretsiz danışmanlık sağlamaması gibi hususlar ehemmiyet arz eder. Avukat ekonomik karşılık buldukça sisteme katkı sağlar ve ilham bulur. İnsan doğası gereği bu düzen böyledir. Ücretsiz iş almamız akabinde adaletin yerini bulması doyurucu olmaz mı? Olmaz. Kaynak yönetimi ve aktarımını her bilinçli bireyin göz önünde tutması gerekir. Kendisine saygı duyması için elzemdir. Ne yazık ki erdem mevcut düzende HENÜZ karın doyurmamaktadır.) aldığımızı umarak sözlerimize devam edelim.

Vaziyet gösteriyor ki işlerimizi yoluna koyarken kesin ve efektif bir strateji, plan ve programa ihtiyacımız var.

Farkındalık Sahibi Olmak

Gün içerisindeki çalışmalarımızı analiz edebilmeli ve farkındalık sahibi olarak gelecek günlerimizi tasarlamalıyız.

Avukatlar olarak farkındalık ve analiz becerilerini kazanabilmek için öncelikle teknolojiyi zihnimize perçinlemeliyiz. Teknolojiyi yakından takip etmeliyiz. Çünkü teknoloji bizim doğamız ve gelecek nesillerimizin yapıtaşıdır.

Her ne kadar “farkındalık” kelimesi kulağa popüler kültür çıktısı olarak gelse de bu sözcüğü her aynaya baktığımızda tekrarlamakta fayda var. Unutanlar alnına dahi yazabilir…

Ancak kısa süreli hafızamızın handikaplarını alt ederek bilinçaltımızı kontrol yolculuğuna çıkabiliriz. Günlük hayatımızın her detayına dikkat ederek, analiz ederek çevremizi ve işlerimizi kontrol altına alabiliriz.

Anlam Arayışı ve Akıl Sağlığı

Boğulduğumuz zamanlarda, çaresiz ve tükenmiş hissettiğimiz anlarda bedenimize dönmeliyiz. Bedenimiz beynimizin enerji ve dinamizm kaynağıdır. Bedenimiz bize; “biraz daha uyku, biraz daha su, biraz daha hareket, biraz daha sevgi” şeklinde geri bildirimleri her an yapmakta ve hatta çığlık atmaktadır. Bedenimizin geri bildirimlerine kulak kabartmak ve farkındalık odaklı hareket etmek bir nebze de olsa verimliliğimizi arttıracaktır.

Odaklanamaz bir hale gelmek, efekfik çalışamamak gibi hususlar mesleğin dezenformasyonlarındandır. Bu hale düşmek bir avukat için son derece trajik olur. Çünkü bizler yüksek zihinsel aktivite ve beceri sahibi insanlarız.

Unutmayın ki tarihin tüm kahraman hukukçuları, Mahatma Ghandi’den Barack Obama’ya, Atatürk’ten Mansur Yavaş’a, tükenmişlik ve farkındalık sendromu yollarından geçtiler. Bu kahramanların de bize gösterdiği üzere fark yaratacak güce sahip bir mesleğimiz var. Hukuk ve toplum ayrılamaz, perçinlidir, alaşımdır.

Son olarak yaptığımız iş her ne olursa olsun; durumu olmayan mağdur bir kadına nafaka tahsisinden, büyük mal rejimlerinin tasfiyesine; CMK çerçevesinde savunma ihtiyacı olan şüpheliden, kasten adam öldüren şüpheliye; bizler yaptığımız işe anlam yüklemeli ve en önemlisi POLİTİK olmalıyız. Toplumun ilerisinde haklı düşüncelerimiz varsa da bu düşüncelerimizi toplumu İNCİTMEDEN halkımıza arz etmeliyiz.

Son Güncelleme Tarihi