Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Atasözleri (U Harfi)

Atasözleri (U Harfi)

Ucuz alan, pahalı alır (pahalı alan aldanmaz).
Ucuz mal, kötü maldır. Çabucak kullanılamaz duruma gelir; yenisini almak gerekir. Bundan dolayı daha pahalıya mal olur.

Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti.
Bir malın ucuz olması birtakım nedenlere dayanır: Ya modası geçmiştir, ya çürüktür, ya kaba ve kullanışsızdır, ya da bol bulunan bir nesnedir… Pahalı olmasının da nedenleri vardır: Ya yeni çıkmıştır, ya sağlamdır, ya biçimli ve kullanışlıdır, ya da az bulunan bir nesnedir. Alışverişte bütün bunlar gözönünde bulundurulmalıdır.

Ucuz etin yahnisi (suyu) tatsız (yavan) olur.
Ucuz mal kötüdür. İstenildiği gibi yararlanmaya elverişli değildir.

Ulular köprü olsa basıp geçme.
Büyüklere karşı her zaman saygılı ol. Onlar yüksek bir görevde bulunmasalar, dahası birçoklarınca çiğnenseler bile, sen saygını azaltma.

Ustanın çekici bin altın.
Birçok kimsenin uğraşıp yapamadığı bir işi, uzman, küçük bir dokunuşuyla yapıverir. Onun için uzmanın en küçük emeği (bir çekiç vuruşu) bile çok değerlidir. Krş. “Ekmeği ekmekçiye ver…”

Una dökülen yağın zararı yok.
Bir iş yapılırken ölçüyü aşan harcama, o işle ilgisi olmayan bir yakınımıza yarar sağlamışsa üzüntü yaratmaz.

Ummadığın taş baş yarar.
Elinden bir iş gelmez sandığımız kişi, kendisinden umulmayan önemli işler yapabilir.

Umut, fakirin (garibin) ekmeğidir.
Yoksul kişi, yakında bolluğa, rahata kavuşma umudu içinde yaşar.

Utananın oğlu, kızı olmamış.
Bkz. “Üşenenin oğlu kızı olmamış.”

Utanma pazar, dostluğu (mideyi) bozar.
Tanıdıklar arasındaki alışverişte, fiyatın ve ödeme koşullarının belirtilmesine utanılırsa sonunda dostluk bozulur.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basma.
İlişmezseniz size zararı dokunmayacak olan kişiyi saldırgan duruma getirecek davranışlarda bulunmayınız.

Uzak yerin salığını kervan getirir.
Uzakta bulunanın en doyurucu haberini, yanlarından gelen kimseler getirir.

Üç elli, yaz belli.
Üç kez elli gün, kasım ayının 8’inde başlar, 150 gün sonra (yani nisan ayının 6. günü -artık yıllarda 5. günü-) biter. Böylece üç kez elli gün geçer. O zaman havanın belirli olarak ısındığı görülür. Krş. “Getir bana hıdrellezi, göstereyim sana yazı.”

Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur.
Değersiz kişinin ya da nesnenin verimi de daha değersiz olur.

Ürümesini bilmeyen köpek (it), sürüye kurt getirir.
Ölçülü, hesaplı konuşmasını bilmeyen kişi, durup
dururken başına dert açar ve çevresindekiler için tehlikeli bir durum yaratır.

Üşenenin (utananın, erinenin) oğlu, kızı olmamış.
Bir şey elde etmek isteyen, tembel tembel oturmamalı, onun yolunu tutmalıdır. Nitekim evlenmeye üşenen, ya da utanan kişi, çoluk çocuk sahibi olamaz.

Üzümü(-nü) ye de bağını sorma.
Önemli olan, sana bir nimetin gelmiş olmasıdır. Ondan yararlanmaya bak. Nereden geldiğini bilmene gerek yoktur.

Üzüm üzüme baka baka kararır.
Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden kimseler, birbirlerine huy aşılarlar.

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 15:52

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.