Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Atasözleri (O Harfi)

Atasözleri (O Harfi)

Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.
Erkek çocuk, erkeklerin yapması gereken şeyleri (örneğin konuk ağırlamayı) babasından, kız çocuk da kadınların yapması gereken şeyleri (örneğin dikişi, biçkiyi, ev işlerini) anasından öğrenir. Baba, anbunlan bilmiyorsa çocuktan böyle şeyler beklenmez.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.
Oğlan çocuğun yüzü de, huyu da dayısına, kız çocuğununki ise halasına benzer.

Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.
Doğacak çocuğun oğlan olması istenir. Kız olması istenmez. Onun için oğlan doğuran ana sevinir; kız doğuran ana üzülür.

Oğlan doğur, kız doğur; hamurunu sen yoğur.
Ana-baba özverilere katlanarak çocuk yetiştirirler. Ancak onların kendilerine pek yardımı olmaz.

Torun, oğlandan olursa “oğul balı”, kızdan olursa “bahçe gülü” diye sevilir.

Oğlan olsun deli olsun, ekmek olsun kuru olsun.
Birçok kimse, evlat olarak, deli de olsa oğlan, geçim için de katıksız da olsa ekmek ister.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
Ölüm gibi kaderde olan şeyler önlenemez.

On ceviz alsan ikisi çürük çıkar.
Yüzde yüz saf nesne bulmak kolay değildir. Kazançların giderleri ve zararları, ürünlerin fireleri olduğu gibi bir işte çalıştırılanların kimisi de verimsiz olur.

Onmadık (talihsiz) hacıyı deve üstünde (Arafat’ta) yılan sokar.
Ülküsünü gerçekleştirmesi mukadder olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.

On para on arslanm ağzında.
Şimdi para kazanmak çok güçleşti. En küçük kazanç, pek çok didişmeden, çalışmadan sonra elde edilebiliyor.

Ortaklık öküzden başka (yalnız) buzağı yeğdir.
Kişinin ortaklık önemli malı olmasından, yalnız kendisinin azıcık malı bulunması daha iyidir.

Orosp* tövbe tutmaz.
Kötü bir şeye alışmış olan kimse bundan vazgeçmeye söz verse de sözünde durmaz.

Ortak atın beli sakat olur.
Her ortak, daha çok yararlanmaya çalışacağından ortaklık malı yıpratırlar. Krş. “Eğretinin canı berk olur.”

Otu çek, köküne bak.
Kişinin kimliğini doğru olarak öğrenmek isterseniz soyuna sopuna bakınız.

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
Bir ağızdan çıkan söz, başkalarının ağzına geçer, her tarafa yayılır.

Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
Ödünç para verildiği zaman iki tarafın yüzü güler. Ama sonra tarafların arası bozulmadan ödenmez. Ödünç eşyayı tertemiz veren, yıpranmış olarak geri alır.

Öfke baldan tatlıdır.
Sinirlendirici bir durum karşısında bağırıp çağırmak, içini boşaltmak, insana ferahlık, dahası zevk veren tatlı bir şeydir.

Öfkede akıl olmaz.
İnsan öfkelenince mantıklı düşünemez, akılsızca işler yapar.

Öfkeyle kalkan zararla (ziyanla) oturur.
Kişi, öfkeli zamanında duygusunun etkisi altındadır. İyi düşünemez; yaptığı taşkınca işin nasıl bir sonuç doğuracağını hesap edemez. Sonunda bu ölçüsüz, yanlış davranışının zararını görür.

Ölenle (birlikte) ölünmez.
İnsan, ölen yakını için kendini harap edercesine üzülmemelidir. Çünkü çok üzülmekle durum değişmeyecektir.

Ölme bayılmaya benzemez.
Girişilecek işte ziyan etmek olasılığı da göze alınabilir. Ancak bu ziyan, batkınlığa varacak oranı bulacaksa o işten vazgeçilmelidir.

Ölüme giden gelmiş, paraya giden gelmemiş.
Para getirmeye giden kişinin bu işten başarıyla gelmesi, ölünün diriltilmesinderi daha güçtür.

Ölüm gelmiş bu cane, baş ağrısı bahane.
Bkz. “Ecel geldi cihana…”

Ölüm hak, miras helâl.
Ölüm herkese gelecektir. Ölenin mirası da mirasçının hakkıdır.

Ölüm ile öç alınmaz.
Bir kişi, öç almak istediği kişinin, ya da onun yakınının ölmesine öç almış gibi sevinmemelidir.

Ölümü gören hastalığa razı olur.
Küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse, bu küçük zararı kabul eder.

Önce düşün, sonra söyle.
İyice düşünmeden söylediğimiz sözlerden dolayı sonradan pişmanlık duyduğumuz, “keşke söylemeseydim” dediğimiz çok olur. Böyle bir duruma düşmemek için bir sözü söylemeden önce uzun uzun düşünmemiz gerekir. Krş. “Boğaz kırk boğumdur”, “Sözünü bil, pişir.”

Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele.
Önce küçük incitici bir işlemin bize yapacağı etkiyi düşünmeli, ondan sonra bunun daha ağırını başkasına uygulamanın doğru olup olmadığına karar vermeliyiz.

Öpülecek el ısırılmaz.
Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir.

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 15:53

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.