Atasözleri (H Harfi)

Atasözleri (H Harfi)

Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke’ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye.
Bir işi görünüşte ve biçimsel olarak yapmakla o iş gerçekten yapılmış ve sonuç elde edilmiş olmaz.

Haddini bilmeyene bildirirler.
Çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken ders verilir.

Hak deyince akan sular durur.
Bir anlaşmazlıkta adalet, hakkaniyet, tarafsızlık yolu tutuldu mu artık kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.

Haklı söz haksızı Bağdat’tan çevirir.
Doğru, inandırıcı söz, yanlış yolda çok ileri gitmiş olan kişiyi bile yola getirir.

Hak yerde kalmaz.
Hak hor görülmez, çiğnenmez, yadsınmaz. Emeğin karşılığı her halde ödenir.

Hak yerini bulur.
Bir anlaşmazlığı ortadan kaldıran yol, doğru yoldur. Bu her zaman üstün gelir. Haklıya hakkının verilmesi, suçlunun cezalandırılması da bu demektir.

Hamama giren terler.
İçinde bulunduğumuz durum masrafı, özveriyi, sıkıntıya katlanmayı gerektiriyorsa işimizi bunlarsız yürütmeyi düşünemeyiz.

Hangi gün vardır akşam olmadık.
Sona ermeyen hiçbir iyi durum, yıldızı sönmeyen hiçbir ünlü yoktur.

Harman sonu dervişlerindir.
Herkesin bol bol yararlandığı şeyin arta kalanından alçakgönüllü kimseler yararlanırlar.

Hasta ol benim için, öleyim senin için.
Kişi, kendisi için bir özveride bulunan kimseye karşı, sırası gelince daha büyük özveride bulunur.

Hastaya (döşek) yatak sorulmaz.
Bir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerek olup olmadığı sorulmaz.

Hatasız kul olmaz.
Yanılmayan, kusur işlemeyen insan yoktur. Krş. “Kul kusursuz olmaz.”

Hatır alma bir elma.
Bir kimseye karşı sevgimizi göstermek için sunduğumuz armağanın değeri pahalı olmasında değil, duygumuzu taşımasındadır.

Hatır için çiğ tavuk (da) yenir.
İnsan, sevdiğinin hatırı için yapılmayacak şeyleri yapar.

Haydan gelen huya gider (selden gelen suya gider.)
Havadan kazanılan para, işe yaramayan şeyler uğruna savrulur gider.

He” demek de iş bitirir, “yok” demek de.
İşinin incelenmesi uzayıp giden kişi, olumlu ya da olumsuz olsun, bir an önce sonucu öğrenmek ister. Çünkü ona göre bir program çizecektir.

Hekimden sorma, çekenden sor.
Hastanın ne çektiğini, hekim bilmez, hasta bilir. Bir sıkıntının acısını, çare gösterecek kimse değil; çeken bilir.

Hekimsiz, hâkimsiz memlekette oturma.
Sağlığın güvencesi hekim, toplumun güvencesi hâkimdir. Bu iki güvencenin bulunmadığı yerde oturmak doğru değildir.

Helal kazanç ile yağlı pilav yenmez.
Din, yasa, ahlâk dışı iş yapmadan zengin olunmaz.

Her ağaç kökünden kurur (çürür).
Bir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk yıkılır.

Her çok, azdan olur.
Çok dediğimiz şeyler, azların birikmesiyle meydana gelmiştir. Çoğu elde etmek için azlan biriktirmeye önem verilmelidir. Krş. “Damlaya damlaya…”

Her damardan kan alınmaz.
Herkesten yardım istenmez. İstense de alınamaz.

Her düşüş bir öğreniş.
Kişi her yanlış davranışın acı sonucundan bir ders alır. Krş. “Her ziyan bir öğüttür.”

Her horoz kendi çöplüğünde (küllüğünde) öter (eşinir).
Bir kişinin kendi malı olan yerde, ya da kendisine çok bağlı bulunan çevrede sözü geçer.

Her inişin bir yokuşu (her yokuşun bir inişi) vardır.
İşi bozulan kişi üzülmemelidir. Her inişin bir yokuşu olduğu gibi, bozulan işin düzelmesi, düşmenin kalkması da vardır.

Her inleyen ölmez.
Her sıkıntılı durum kötü biçimde sonuçlanmaz.

Her işin başı sağlık.
İnsanın yapacağı her iş, vücut sağlığına bağlıdır. Sağlık olmazsa hiçbir iş yapılamaz.

Her işte bir hayır vardır.
Olup biten bir işi —başka biçime sokmak elimizde olmadığına göre— hayra yormak gerekir. Bu, inşam kötümserlikten kurtarır.

Herkesin geçtiği köprüden sen de geç.
Sana uygun görünmese bile herkesin yaptığı işi sen de yap.

Herkesin yorulduğu yere han yapmazlar (yapılmaz).
Bir işi yapmakla yükümlü olan kimseye, bu işi dilediği zaman yapması, dilediği gibi yapması, istemediği zaman yapmaması hakkı tanınmaz.

Her koyun kendi bacağından asılır.
Herkes kendi suçundan sorumludur.

Her kuşun eti yenmez (kuş var ki et yedirirler.)
Bkz. “Kuş var eti yenir, kuş var…”

Her sakaldan bir tel çekseler, köseye sakal olur.
Herkes biraz özveride bulunsa bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

Her şeyin yokluğu yokluktur.
İnsan pek çok şeye gerekseme duyar. Gerekli olan şey, küçük bir şey de olsa yokluğu kendini belli eder.

Her taş baş yarmaz.
Her korkulan şey tehlikeli değildir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Her kişinin kendine özgü bir çalışma yolu, bir iş yapma biçimi vardır.

Her zaman çiğdem çıkmaz; bazen de küsküç* kırılır.
Girişilen işlerden her zaman olumlu sonuç alınamaz.

Her ziyan bir öğüttür.
Kişi her uğradığı zarardan bir ders alır. Kendisini bu zarara sürükleyen yanlış tutumu artık bırakır. Krş. “Her düşüş bir öğreniş.”

Hırsızlığı da öğren, başucunda dursun.
Hırsızlığı ve benzeri kötü davranışları da öğrenin. Eylemde bulunmak için değil, bunları yapanlara karşı ne gibi önlemler alınması gerektiğini bilmeye ve kendilerini daha kolay bulmaya yarayacağı için.

Hocanın dediğini yap (söylediğini dinle), yaptığını yapma (Hocanın okuduğunu dinle, gittiği yola gitme.)
Din adanılan bize dinin buyruklannı anlatırlar. Buna uymak gerektir. Ama birçok din adamının davranışları, din buyruklanna aykırı olduğundan gittikleri yola gidilmemelidir.

Hocamn vurduğu yerde gül biter.
Öğretmen gerekli görürse çocuğu döver.

Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
Bir konu üzerinde söz söyleyen çok olursa sonuca varmak gecikir.

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 15:55

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.