Atasözleri (C-Ç Harfi)

Atasözleri (C-Ç Harfi)

Cahile söz (laf) anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür (zordur).

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, deveye hendek atlatamazsınız. Cahile söz anlatmak, bundan da güçtür.

Cahilin dostluğundan, âlimin düşmanlığı yeğdir.
Bkz. “Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.”

Cambaz ipte, balık dipte gerek.
Kişi, uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır.

Cami duvarına işeyen itin ölümü yakındır.
Kamunun benimsediği bir değeri lekeleyen kişi toplumca dışlanır, cezalandırılır. Krş. “İtin ölümü gelirse cami…”

Cami ne kadar büyük (cemaat ne kadar çok) olsa imam (hoca) gene bildiğini okur.
Çevrenin eğilimi ne olursa olsun, söz kendisinden biten kişi, yapabildiğini (ya da istediğini) yapar.

Cana gelecek (kaza, zarar) mala gelsin.
Zarardan kurtulma olanağı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir. Cam korumak için mal feda edilir.

Can boğazdan gelir (geçer).
İnsan yemekle yaşar. Boğazına bakmayan kişinin sağlığı, yaşamı tehlikeye düşer.

Can bostanda bitmez.
İnsan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır. Kendine iyi bakmalı, hasta olmamaya dikkat etmelidir. Can bostanda bitmez ki bir tane daha yetiştiresiniz, ya da satın alasınız.

Can canın yoldaşıdır.
İnsan tek başına yaşayamaz. Konuşup görüşmek, dertleşmek ve iş yapmak için arkadaş arar.

Can ciğerden tatlı.
Ana babanın evlatlarına düşkünlükleri söz götüımez. Ancak kendi canlarını çocuklarımn canlarından daha önce düşünürler.

Can çıkmayınca (çıkmadan, çıkmadıkça, çıkar) huy çıkmaz. (Huy canın altındadır).
Huy, kişiliğin bir parçasıdır; kişi ile birlikte doğar; kişiliğin oluşumu ile birlikte oluşur ve artık ölünceye değin sürüp gider. Kimse onu değiştiremez. Krş. ‘‘İnsan yedisinde ne ise…”, “Sütle giren huy, canla çıkar.”

Canı yanan eşek attan yürük olur. (Canı acıyan eşek atı geçer).
Bir durumdan canı yanmış olan kişi, o durumun bir daha gelmemesi için elinden gelen çabayı harcar ve gücü yetmez sanılan işleri bile başarır.

Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.
Sıkıntı çekmemiş olanlar, eriştikleri rahatlık ve mutluluğun değerini gereği gibi ölçemezler.

Cins horoz yumurtada öter.
Çocuğun soyluluğu ve değeri daha bebekken her halinden anlaşılır.

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.
Eloğlu insanı cömert diye pohpohlar. Bundan hoşlanan kimse de cömertliğini göstermek için bol para harcar. Şuna buna armağanlar verir, ziyafetler çeker, böylece mahm tüketir. Yine eloğlu kişiyi yiğit diye pohpohlar. Bundan hoşlanan kimse de yiğitliğini göstermek için dövüşlere atılır

Çağrılan (çağrıldığın) yere erinme, çağrılmayan (çağrılmadığın) yere görünme. (Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağnlmadığın yere gidip yerini dar eyleme).
Kişi, çağrıldığı yere gitmelidir. Bu, en azından bir nezaket gereğidir; ödev de olabilir. Çağrılmadığı yere gitmemelidir. Gitmek, yüzsüzlük ve arsızlık olur. Krş. “Davetsiz gelen döşeksiz oturur.”

Çağnlmayan yere çörekçi ile börekçi gider.
Çağrılmadığın yere gitme. Sen çörekçi ya da börekçi misin ki satış yapacakmış gibi şu kapıya, bu kapıya çağrılmadan gidesin?

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
Kimseye kötülük yapma. Yoksa aynı kötülüğü onlar da sana yaparlar.

Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar.
Kişi, kendisi için önceden ne gibi hazırlıklar yapmışsa ileride onun veriminden yararlanır.

Çaputluya çalı düşman.
İyi giyimlilerin giysilerinden kaza eksik olmaz. Yoksullar varlıklılardan bir şeyler koparmaya çalışırlar.

Çay geçerken at değiştirilmez.
Bkz. “Irmaktan geçerken…”

Çekişmeden pekişilmez.
Karşılıklı düşünceler tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşmaya varılamaz.

Çerçi başındakini satar.
Alım satımla para kazanan kişi, iyi müşteri bulursa -yalnız satmakta olduğu malı değil- başma giydiği şapkayı bile satar. Satıcı elinde ne varsa onu satar.

Çıkacak kan damarda durmaz.
Bir şeyi yitirmek kaderde varsa buna engel olunamaz.

Çıkmadık canda umut var(-dır). (Çıkmadık candan umut kesilmez).
Ölümcül hastanın cam çıkıncaya değin iyileşeceğinden umut kesilmez. Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse, gereken çabalan harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.

Çiftçinin kanuni yarmışlar, kırk tane “gelecek yıl” çıkmış.
Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar. O da hep gelecek yıla umut bağlar. Durum böylece sürüp gider.

Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış (kesmiş).
Ne oldum delisi soysuz kişi, eline yetki geçince, en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar.

Çivi çıkar ama yeri kalır.
Başkasına yaptığın bir fenalığı kaldırıp gidersen bile kötü izini, anısını gideremezsin.

Çivi çiviyi söker.
Güç bir şey, güçlü bir şeyle yenilir.

Çoban armağanı çam sakızı. (Çam sakızı çoban armağanı).
Varlıksız kişinin armağanı küçük bir şey olur.

Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider. (Çocuğu işe sal, ardınca sen var). (Çocuğa iş, ardına sen düş). (Uşağı işe koş, sen de ardına düş).
Çocuk kendisine ısmarlanan işi beceremez. Onun için arkasından işi buyuranın da gitmesi gerekir.

Çocuğun bulunduğu yerde kov (dedikodu, gıybet) olmaz.
Küçük çocuğun bulunduğu yerde başkasını çekiştirme olmaz. Çünkü herkes çocukla uğraşır, oyalanır. Hiçbir kimse dedikodu yapmaya vakit bulamaz.

Çocuğun yediği helâl, giydiği haram.
Çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir. Çünkü büyümesi, gelişmesi yemesine bağlıdır. Ama pahalı giysi ile donatılması doğru değildir. Çünkü çocuk giyeceği hor kullamr; kirletir, yırtar. Giysi korunsa bile beş altı ay sonra çocuğa küçük geldiğinden kullanılamaz.

Çocuktan al haberi.
Büyükler bir konuyu işlerine geldiği gibi anlatırlar. Çocuk yalan dolan bilmez. Her şeyi olduğu gibi anlatır. Onun için haberin doğrusu çocuktan alınır.

Çoğu zarar, azı karar.
Hangi işte olursa olsun aşırılığa gidilmemeli, “karar” denilen herkesin uygun gördüğü ölçüde kahnmahdır.

Çok bilen (söyleyen) çok yanılır.
İnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin, bilmediği daha çoktur. Çok bildiğinden kendine çok güvenen kişi, bilmediği şeylere de kanşır ve bunlarda yanılır.

(Çok) Havlayan köpek ısırmaz.
Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunmaz.

Çok incelme, koparsın.
Bir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer.

Çok konuşan çok yanılır.
Çok konuşan, sözlerini denetlemeden, iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir. Krş. “Çok söz yalansız … olmaz.”, “Çok bilen çok yanılır.”

Çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur.
Ne türlü çalışmada olursa olsun, aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte gecikir. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.

Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz.
Bkz. “Çok söz yalansız…”

Çok naz âşık usandırır.
Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırıya gidilmemelidir. Âşık, sevgilisi uğruna bütün sıkıntılara katlanır ve onun nazım çeker.

Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma (parasız koyma, çok saklama) hırsız (yüzsüz) edersin. (Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.)
Yönetimin altında bulunan kimseye ikide birde “şunu yap, bunu yapma” demekle iyi sonuç alırım sanma; onu arsız edersin.

Çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz.
Çok konuşanın sözleri arasında herhalde yalan bulunur; bol kazancın içinde yasadışı elde edilmiş para bulunduğu gibi.

Çubuk kırılır, çıt der; kütük kırılır, küt der.
Küçük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar küçük; büyük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar büyük olur. Ancak zararın ağırlığı, iki durumda da eşittir.

Çuhayı fırçayla, kadifeyi elle.
Kimi kişilere sert, kimi kişüere yumuşak davranmak gerekir; durumlarına göre.

Son düzenleme tarihi 22 Şubat 2020 21:11

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.