Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Askerliğin memuriyetten sayılması dilekçe örneği

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

Duruşma ve Yürütme Durdurma İstemlidir.

DAVACI        :

VEKİLLERİ  :

DAVALI         : … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

KONU            : Davalı idarenin hukuka açıkça aykırı olan … tarih sayı: … sayılı idari işlemi hakkında Yürütmenin Durdurulması ve işlemin iptali kararı verilmesi talebidir.

TEBLİĞ TARİHİ: 23.01.2018

AÇIKLAMALAR:

GENEL AÇIKLAMALAR:

Müvekkil davacı davalı idarede İtfaiye Destek Hizmetleri Müdürlüğünde İtfaiye eri kadrosunda olup, Acil Yardım ve Can Kurtarma Müdürlüğünde hizmet gereği Şoför olarak çalışmaktadır. Müvekkil Askerlik Hizmetini 22.02.2000-26.08.2001 tarihleri arasında yapmıştır.

557 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-l2/d maddesinde “….muvazzaf askerlikte geçen sürelerin Memuriyette iken üst öğrenimi bitirenlerin yeniden yapılan intibakında değerlendirileceği….” yolunda açık bir düzenleme yer almasa da, Kanunun 84. maddesinde “ ……. askerlikte geçen sürenin derece ve kademe yükselmesinde değerlendirileceğinin düzenlendiği ve bu kapsamda üst öğrenim nedeni ile yapılan intibaklarda muvazzaf askerlikte geçirilen süreninde dikkate alınması gerektiği. …” sonucuna varılmıştır. ‘

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No:2014/3605 Karar No:2017/564 Mahkeme kararına istinaden davacının emsalinin “ …….. muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet Memurluğuna atanarak askerlik süresi, kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmiş kişi kabul edilmek suretiyle…” muvazzaf askerlikte geçirilen sürenin de dikkate alınması kararına varılmıştır.

Bu nedenle müvekkil de 22.02.2000-26.08.2001 tarihleri arasında yapmış olduğu askerlik hizmet süresinin intibakının yapılarak emekliliğe esas hizmet yılından sayılması ve kadro derecesinin de düzeltilerek tarafına bilgi verilmesi hususunda davalı idareye başvuruda bulunmuş olup davalı idare bu başvuruyu 22.11.2017 tarih sayı:50626539-908.99-21318 sayılı işlemle “ Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun söz konusu kararı uyuşmazlığa konu olan tarafları bağladığından adı geçenin talebi üzerine bir işlem yapılamamıştır” denilerek reddetmiştir. Davalı idarenin red cevabı 23.01.2018 tarihinde müvekkile tebliğ edilmiştir.

Davalı idarenin hukuka açıkça aykırı olan iş bu işleminin iptali için huzurdaki davayı  açma zorunluluğu hâsıl olmuştur.

II- HUKUKA AYKIRILIK SEBEPLERİ

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı (A) işaretli fıkrasının (12/d) bendinde, memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tabi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenlerin, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine, memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı, her yıl bir kademe, her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle, bulunacak derece ve kademeye yükseltilecekleri; 84. maddesinde de, muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet Memurluğuna atananların adaylık esaslarına tabi olacakları ve muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin asaletlerinin tasdikinden sonra kademe ilerlemesi yapılmak ve sınav veya seçmeye tabi tutulmak suretiyle derece yükseltilmelerinde de değerlendirileceği kurala bağlanmıştır.

Uyuşmazlık, 657 sayılı Yasa’nın 36. maddesinin A/12-d bendi uyarınca yapılan emsal uygulamasında, memuriyete girmeden önce askerliğini yapanların intibakında askerlik hizmet süresinin, emsali hizmet süresinin hesabında dikkate alınıp alınmayacağından doğmaktadır.

Anılan Kanunun 36/A-12/d maddesinde, muvazzaf askerlikte geçen sürelerin memuriyette iken üst öğrenimi bitirenlerin yeniden yapılan intibakında değerlendirileceği yolunda açık bir düzenleme bulunmadığı görülmekte ise de; aynı Kanunun 84. maddesinde muvazzaf askerlikte geçen sürenin derece ve kademe yükselmesinde değerlendirileceği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının emsalinin, muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet memurluğuna atanarak askerlik süresi, kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmiş kişi kabul edilmek suretiyle, üst öğrenim nedeniyle yapılan intibaklarda muvazzaf askerlikte geçirilen sürenin de dikkate alınması gerekir.

Danıştay’ın da konu hakkındaki görüşü bu şekildedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2014/3605 Esas 2017/564 Karar sayılı 13.02.2017 tarihli kararında;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 15/08/2005 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından, emekli intibakının 3.derecenin 2. kademesi olması gerekirken 4. derecenin 3. kademesi olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 4. İdare Mahkemesinin 24/12/2008 günlü, E:2008/666; K:2008/2310 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. Maddesinin A/12-d bendi uyarınca davacının intibakının emsalini aşamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan karar, Danıştay Onbirinci Dairesinin 14/05/2013 günlü, E:2009/4723, K:2013/4896 sayılı kararıyla davacının memuriyete girmeden önce yaptığı askerlik hizmetinin, emsali hizmet süresinde de dikkate alınmak suretiyle davacının gelebileceği derece ve kademe hesaplanmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, bu husus göz önüne alınmadan yapılan hatalı emsal uygulaması sonucuna göre davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmiştir.

Davacı, Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 22/05/2014 günlü, E:2014/670, K:2014/769 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı (A) işaretli fıkrasının (12/d) bendinde, memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tabi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenlerin, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine, memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı, her yıl bir kademe, her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle, bulunacak derece ve kademeye yükseltilecekleri; 84. maddesinde de, muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet Memurluğuna atananların adaylık esaslarına tabi olacakları ve muvazzaf askerlikte geçen sürelerinin asaletlerinin tasdikinden sonra kademe ilerlemesi yapılmak ve sınav veya seçmeye tabi tutulmak suretiyle derece yükseltilmelerinde de değerlendirileceği kurala bağlanmıştır.

Davacının 03/03/1978-02/11/1979 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, 22/09/1980 tarihinde ortaokulu bitirdikten sonra, 30/11/1981 tarihinde ortaokul mezunu olarak 14. derecenin 2. kademesinden memuruyete girdiği, 16/09/1993 tarihinde liseden mezun olduğu, 20/09/1993 tarihinde üst öğrenim intibakının yapılarak 7. derecenin 1. kademesine getirildiği, 15/08/2005 tarihinde isteği ile emekliye sevk edildiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün emekliye sevk işleminde 3. derecenin 2. kademesinde göründüğü, fakat Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 4. derece 3. kademe intibakı esas alınarak emekli aylığı bağlandığı; davacının emekli intibakının 3. derecenin 2. kademesi olarak düzeltilmesi istemesiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, 657 sayılı Yasa’nın 36. maddesinin A/12-d bendi uyarınca yapılan emsal uygulamasında, memuriyete girmeden önce askerliğini yapanların intibakında askerlik hizmet süresinin, emsali hizmet süresinin hesabında dikkate alınıp alınmayacağından doğmaktadır.

Anılan Kanunun 36/A-12/d maddesinde, muvazzaf askerlikte geçen sürelerin memuriyette iken üst öğrenimi bitirenlerin yeniden yapılan intibakında değerlendirileceği yolunda açık bir düzenleme bulunmadığı görülmekte ise de; aynı Kanunun 84. maddesinde muvazzaf askerlikte geçen sürenin derece ve kademe yükselmesinde değerlendirileceği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının emsalinin, muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet memurluğuna atanarak askerlik süresi, kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmiş kişi kabul edilmek suretiyle, üst öğrenim nedeniyle yapılan intibaklarda muvazzaf askerlikte geçirilen sürenin de dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 22/05/2014 günlü, E:2014/670, K:2014/769 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, dosyanın anılan idare mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.” Demiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2014/3605 Esas 2017/564 Karar sayılı 13.02.2017 tarihli kararı ile haklılığımız sabittir. Bu sebeple söz konusu hukuka aykırı işlemin iptaline karar verilmelidir.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA NEDENLERİ:

Malumları olduğu üzere hem Anayasa’nın 125/V. maddesi hem de İdari Yargılama Usulü Kanunun 27. maddesi yürütmeyi durdurma kararının verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesini ön görmüştür.

Bu şartlardan biri dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olması, diğeri ise dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi imkânsız veya telafisi güç bir zararın bulunmasıdır. Somut olayda her iki unsur da mevcuttur.

Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırılık yaratacak davacı yönünden telafisi güç zarara neden olacaktır. Zira işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmemesi halinde hukuka aykırı bulunan işlemin etki alanına bağlı olarak ilgili açısından oluşacak zarar işlemin uygulamasına devam olunmasıyla artacak yargılamanın sonunda verilecek iptal kararıyla önceki halin iadesi zorlaşacaktır.

Bu nedenle öncelikle davalı idarenin işlemi hakkında ivedilikle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep ediyoruz.

SONUÇ VE TALEP: Açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle hukuka açıkça aykırı olan davalı idarenin 22.11.2017 tarih sayı:50626539-908.99-21318 sayılı işlemin, Öncelikle Yürütmenin Durdurulmasına ve iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. tarih

Davacı Vekili

EK   : 1- Müvekkile ait 07.11.2017 tarihli başvuru dilekçesi

2- Davalı idarenin 22.11.2017 tarihli cevabi yazısı

3- Tebliğ-Tebellüğ belgesi

4- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2014/3605 Esas 2017/564 Karar sayılı 13.02.2017 tarihli kararı

5- Vekâletname sureti

Son düzenleme tarihi 12 Kasım 2020 12:35

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.