Asılsız İhbar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACILAR:

VEKİLİ :

DAVALI :

KONU : Asılsız ihbar neticesinde uğranılan maddi zarar için şimdilik 10.000 TL manevi zarar için 10.000 TL olmak üzere maddi ve manevi tazminat olarak ayrı ayrı 10.000 TL nin haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemidir.

HARCA TABİ DEĞER: 10.000 TL

AÇIKLAMALAR

1) Müvekkillerimiz, ADALET EKİPMANLARI İMALATI SIHHİ TESİSAT ÜRÜNLERİ BOYA İNŞAAT İNŞAAT MALZEMELERİ İTH. İHR. SAN. VE TİC. PAZ. LTD.ŞTİ ismi ile işletme sahibi olup plastik boru imalat ve ihracatı ile iştigal etmektedirler.

Ekte sunacağımız 15 tarihli Adana Gümrük Müdürlüğü’ne sunulan gümrük beyannamesine istinaden imalatını TSE standartlarına uygun olarak gerçekleştirdikleri plastik boruları Irak ülkesinde mukim Haksever LTD. adli firmaya ihraç işlemi gerçekleştirdikleri sırada Adana Gümrük Müdürlüğü’nce ihbar üzerine ihraç ürünler içinde bulunduğu tırla beraber alıkonulmuştur.(EK-1: 16 TARİHLİ GÜMRÜK BEYANNAMESİ)

Müvekkiller işletmesinin Gümrükleme takibinde vekili konumunda olan Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. Yetkilisi tarafından 16 tarihli dilekçeyle Adana Gümrük Müdürlüğü’nden söz konusu gümrüklemeye tabi eşyaların Adalet A.Ş. ‘ye indirilerek antrepo edilmesi talep olunmuştur. Yaklaşık 10 günü aşkın süre Adana Gümrük Müdürlüğü’nde depoda söz konusu ihracata konu ürünler alıkonulmuştur. İş bu süre zarfında müvekkiller ticari olarak mağdur edilmiştir. (EK-2 EŞYALARIN ANTREPOYA İNDİRİLMESİNE İLİŞKİN ADANA GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ’NE TALEP DİLEKÇESİ.)

2) Müvekkiller firması hakkında, asılsız ve mesnetsiz bir şekilde CİMER üzerinden davalı tarafından şikâyette bulunulmuş olup ilgili şikâyete istinaden Dış İşleri Bakanlığı’nın 18 tarihli 11 sayılı yazısıyla Adana Gümrük Muhafaza Kaçakçılık Ve İstihbarat Bölge Amirliği’ne, Adalet adlı firmanın usulsüz ihracat işlemi yaptığı yönünde ihbar iletilmiştir.

3) Yapılan şikâyet üzerine şikayete konu plastik borular üzerinde yapılan denetimde bu şikâyetin haksız ve mesnetsiz olduğu, müvekkillerimize açıkça iftira edildiği ve bu eylemin sırf müvekkillerimizin huzur ve sükununu bozmaya yönelik gerçekleştirildiği sübuta ermiştir. Bu husus TSE ilgili raporunda açıkça belirtilmiştir.(EK-4: TSE DENETİM RAPORU) İlgili raporların aslı Sayın mahkemenin gerek görmesi halinde ilgili kurumlardan istenebilecektir.

4) İlgili şikâyetin tamamen özel bir kasıtla iftira niteliği taşıdığının önemli göstergelerinden birisi de çok basit bir araştırma ile öğrenebilecek bir mevzuat hükmü karşısında dahi bu araştırma zahmetine katılmadan şikâyetin yapılmış olmasıdır. Gümrük mevzuatımızda ihraç edilen eşyanın TSE denetimlerine uygunluğu aranmamasına rağmen şikayete konu plastik borular TSE denetimlerinden geçmiş TSE uygunluk ibaresi üzerlerine işlenmiş ürünlerdir.

Söz konusu şikayet üzerine gerçekleştirilen soruşturma sonucunda da ihbara konu plastik boruların TSE uygunluk denetiminden geçmiş olduğu olgusu ortaya konulmuştur. Adana Gümrük Müdürlüğü ve Adana Gümrük Muhafaza Kaçakçılık Ve İstihbarat Bölge Amirliği’ne talimat yazılarak, asılsız ihbarla başlatılan soruşturmanın seyri ve sonucu hakkında bilgi alınması halinde soruşturmaya konu ihbarın asılsız ve kötü niyetli olduğu, ihracat işlemlerinde usulsüz hiçbir yön olmadığı daha net anlaşılacaktır.

Yapılan başvurunun amacı dolaysıyla hak arama özgürlüğü veyahut Anayasamızın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikâyet hakkını kullanma niteliğinde olmadığı, müvekkillerimizin kişilik hakları ve lekelenmeme hakkını ihlal ederek iftira kastını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu asılsız ihbar ve neticesinde müvekkillerin ticari faaliyetinin sekteye uğraması müvekkillerin mağduriyetine neden olmuştur. Şüpheli suç geçmişi ve müvekkillerden ile aralarında husumet olgusu birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin asılsız ihbar şeklindeki eyleminin sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma ve özel bir kastla (ticaretini sekteye uğratmak) iftira suçlarına vücut verdiği sabit görülecek ve iş bu haksız eylemin müvekkillerin malvarlığında zarara yol açtığı manevi olarak da müvekkilleri yıprattığı görülecektir. DAVALI TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN ASILSIZ İHBAR ŞEKLİNDEKİ EYLEMİN SIRF MÜVEKKİLLERİMİZİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMAYA YÖNELİK GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ GERÇEKLEŞTİRİLEN İDARİ SORUŞTURMA NETİCESİNDE ALIKONULAN TIR VE İÇERİSİNDEKİ İHBARA KONU PLASTİK BORULARIN MÜVEKKİLLERE TESLİM EDİLMESİYLE SABİTTİR.

İş bu sebeple 16 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığına davalı eylemi ihbar edilmiş sunulan delillerle birlikte şikayette bulunulmuştur. Şikayetimizi içerir dilekçemiz 11 numarasıyla işleme konulmuştur. Savcılık şikayetimizde de iş bu haksız eylem delilleriyle birlikte detaylı şekilde ortaya konulmuştur. Soruşturma dosyasının celbini sayın mahkemenin talep etmesi halinde haksız eylem sübuta erecektir.

5) MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN

Borçlar Kanunu md. 49.-51

“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”

“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.”

Müvekkiller firması, yaşanan haksız eylem neticesinde 10 günü geçkin süre idari soruşturma geçirmiş, ticareti sekteye uğramış söz konusu satım anlaşmasına binaen ihracata konu ürünler anlaşmaya uygun olarak teslim edilemediğinden satım gerçekleşmemiştir. İş bu sebeple müvekkiller firması nezdinde ticari zarar söz konusudur. Bununla birlikte, müvekkiller firmasının ticari olarak itibarı da zedelenmiş ve müşteri portföyünde oluşan güvensizlik nedeniyle gelecekte beklenen iş anlaşmaları tehlikeye uğramıştır. Bu durum müvekkillerin beklenen menfaatlerini zedelemektedir. Müvekkiller malvarlığında ortaya çıkan bu zarardan da haksız eylemi gerçekleştiren davalı sorumlu olmakla fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatı davalıdan tahsiline, müvekkillere verilmesini talep etme gereği hasıl olmuştur.

6) MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2014/891 E. 014/15583 K. sayılı 19.11.2014 tarihli kararı

“Dosya kapsamından, davalının şikayet e-mailinde, davacının aracına kaza tespit tutanağı hazırlamayıp, aracını kaldırımdan trafik levhasına sürttürerek çıkarttığı ve aracında maddi hasar oluştuğunu belirterek şikayetçi olduğunu yazdığı anlaşılmıştır. Araçlar çarpışmadıkları halde, davalının ifadesinde; diğer aracın, kendi aracına arkadan çarptığını söylediği, diğer araç sürücüsünün ifadesinde; çarpışmadıklarını davalının aracını sigortadan yaptırmak amacıyla çarpıştıklarını söylemesini rica ettiğini söylediği, davacının da içinde bulunduğu ekip dışında başka bir ekibin de olay yerine gelerek araçların kaza yapmadıklarını, davalının aracında eskiden oluşmuş hasarların olduğunu tespit ettikleri ve bu hususta tutanak düzenledikleri anlaşılmıştır. Yukarıda anlatılanlar ışığında; DAVALININ, GÖREVİNİN GEREĞİNİ YERİNE GETİREN DAVACIYI HAKSIZ YERE ŞİKAYET ETTİĞİ ANLAŞILMIŞTIR. ŞU DURUMDA, MAHKEMECE HAKSIZ ŞİKAYETİN VARLIĞININ KABULÜYLE UYGUN BİR MİKTAR MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKİRKEN, dosya kapsamına uymayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/16429 E., 2016/5564 K. sayılı 25.04.2016 tarihli kararı

” …Şu durumda, davalı işverenin, davacının evden çalıştığını ve eşyaların da zaten davacıda bulunduğunu bildiği halde, davacıyı şikayet ederek hak arama özgürlüğü sınırlarını aştığı ve şikayet hakkını kötüye kullanıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olmamış gösterilen nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.”

Yasal mevzuat ve Yargıtay ilamları ışığında hak arama olarak nitelendirdiğimiz ihbar ve şikayet hakkının kullanılması sınırsız özgürlük vermeyip şikayet hakkının kasten ve zarar verme amacı ile veya keyfi olarak herhangi bir delil ve emare bulunmadan kullanılmaması gerekmektedir. Aksi halde hak arama özgürlüğü kötüye kullanılmış olacaktır. Davaya konu olayda davalı şikayet hakkını tamamen kötü niyetli olarak müvekkillerimiz hakkında haksız şikayette bulunmuştur. Mesnetsiz iddialarla haksız suçlamalarda bulunan davalıca müvekkillerimizin kişilik hakları zedelenmiş, müvekkillerimiz yaklaşık 10 gün süren idari soruşturma süresince ihracata konu ürünlerin usulüne uygun olduğunu ispat etmeye çalışmış, idari soruşturma geçirmiş, sürekli olarak firmalarına yöneltilen haksız şikayet neticesinde gerçekleşen idari soruşturmayı düşünür olmuş ve huzurları kaçmıştır. Davalının haksız şikayetinden sonra müvekkillerimiz firması hakkında başlatılan idari soruşturma nedeniyle söz konusu olay müşteri çevresi tarafından da öğrenilmiş ve bu durum müvekkillerimizin müşteri portföyündeki güven zedelenmesi nedeniyle kendilerini huzursuz hissetmelerine sebep olmuştur. Müvekkillerimin, manevi tazminat ile zengin olma gibi bir amacı olmayıp yalnızca davalının haksız davranışının biraz olsun farkına varması ve kimseye haksız suç isnadında bulunmaması gerektiğinin farkındalığını oluşturmak ve kişilik hakları zedelenen müvekkillerimizin uğradığı manevi zararlarının biraz olsun giderilmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da göz önünde bulundurarak makul sayılabilecek miktarda müvekkiller lehine manevi tazminata hükmedilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : 6100 S. HMK , 4721 S. TMK, 6098 S. TBK ve sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: 1-Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na Şikayetimizi içerir dilekçemiz numarasıyla sunulmuştur. İş bu soruşturma dosyası,

2- 16 Tarihli Gümrük Beyannamesi.

3- Adana Gümrük Muhafaza Kaçakçılık Ve İstihbarat Bölge Amirliği 03.06.2021 Tarihli Bilgi Talepli Yazısı.

4-Tanık beyanları ( Tanık isim ve adresleri bildirilecektir)

5-Bilirkişi incelemesi

6- Karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kalmak kaydıyla her türlü yasal delail.

SONUÇ ve TALEP: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle, davamızın kabulü ile, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve karşı ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz, vekaleten talep ederiz. 23.06.2021

DAVACILAR VEKİLİ

EKLER:

EK-1: 14TARİHLİ GÜMRÜK BEYANNAMESİ.

EK-2 EŞYALARIN ANTREPOYA İNDİRİLMESİNE İLİŞKİN ADANA GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ’NE TALEP DİLEKÇESİ.

EK-3: ADANA GÜMRÜK MUHAFAZA KAÇAKÇILIK VE İSTİHBARAT BÖLGE AMİRLİĞİ 16 TARİHLİ BİLGİ TALEPLİ YAZISI.

EK-4: TSE DENETİM RAPORU.

Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Ayrıca

blank

Evcil Hayvanın Ölmesi Nedeniyle Veterinere Tazminat Davası

T.C. SEYHAN KAYMAKAMLIĞI TÜKETİCİ İLÇE HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞI’NA ŞİKAYET EDEN: ŞİKAYET EDİLEN: ŞİKAYET KONUSU: Ayıplı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: