Artık Değer Miktarının Eşler Arasında Paylaştırılması

Artık Değer Miktarının Eşler Arasında Paylaştırılması

AD’in paylaşımı hususunda TMK nun daha önce metni ve gerekçesi verilen 236. maddesinin koyduğu kural; bu değerin iki eş arasında yarı yarıya paylaşılacağı şeklindedir. Öyleyse örneğimizde (16.000 + 8.000 – 24.000 Tl) olan AD’in eşler arasında 12.000’ner Tl olarak taksimi için: belirlenen (8.000:2 =4.000.- Tl) Katılım Payı’nın AD i fazla olan Eş’den alınarak diğer Eş’e verilmesi gerekecektir.

Mamafih, TMK nun 237. maddesinde eşlere AD’e katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul etme olanağı vermiş olduğundan; eğer eşler aralarında başka bir paylaşım şekli öngörülmüş ise; o zaman AD’in bu öngörülen paylaşım şekline uyulması gerekeceği ortadadır. Ancak bu sözleşmelerle ilgili olarak TMK nun 238. maddesinde: “Mahkemece evliliğin iptali veya
boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması halinde geçerlidir” hükmünün sınırlandırmalarına dikkat edilmesi gerekecektir.

Ayrıca belirtilmesi gerekir ki; eşlerin bu paylaşım şekli için yaptıkları sözleşmelerde; eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı payları zedelenemeyeceğinden; bu kurala uymayan uygulamalara karşı, hak sahiplerinin dava haklarını kullanabilecekleri doğaldır.

Keza yine; AD ancak değer artışlarına özgü bir kurum olduğundan, eşlerin sözleşmeyle değer eksilmelerine de katılacakları hususunda yapacakları anlaşmaların geçersiz olacakları açıktır. Adana’da boşanma avukatlarından Saim İncekaş bu noktada hassas davranılması gerektiğini, olası bir hukuka aykırı sözleşmenin eşlerin tüm menfaatlerini etkileyebileceğini söylemektedir.

Artık Değerin Eşler Arasında Takası

Davacının boşanma dosyasında geçen; “Nafaka ya da tazminat talebi bulunmadığına” ilişkin beyanının mal rejimiyle ve onun sonuçlarıyla bir bağlantısının ve ilgisinin bulunmadığı açıktır. Sadece boşanmanın fer’i niteliğinde bulunan nafaka ve tazminat haklarıyla ilgilidir.

Davalı vekilinin takas istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; TMK’nun 236/1 fıkrasında; “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinden hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir” denilmiştir. Görüldüğü gibi fıkranın son cümlesi alacakların takası yönünde emredici niteliktedir. Ne var ki, takasın yapılabilmesi için takas isteğinde bulunan kişinin de Artık Değer istemesi gerekir. Davalı tarafından ileri sürülmüş böyle bir istek söz konusu değildir. Takasın olabilmesi için en azından yöntemine uygun bir biçimde harcı yatırılmak suretiyle bir isteğin olması ve bu isteğe bağlı olarak belirlenmiş ve kanıtlanmış bir alacağın bulunması gerekir. Sadece takas defi isteğinde bulunmak yeterli değildir.(1)

Artık Değer Sonradan Arttırılabilir

Artık Değer ile ilgili davada; henüz değer tayini mümkün değilse, dava dilekçesinde gösterilen değer tahmini ve harca esas olmak üzere gösterilmiş sayılır. Sonradan nispi harç noksanı tamamlanmak koşuluyla; hakim, dava dilekçesinde gösterilen değerle bağlı olmayarak, sonradan belirlenmiş değere göre karar verebilir. Bu HUMK nun 74. maddesini ihlal etme yani “isteği aşan hüküm” anlamına gelmez. (2)

 

Kaynak:

  1. Yargıtay 8. HD, 27.04.2010 Tarih ve E.2010/953 K. 2010 2148 Sayılı
  2. Yargıtay 2. HD, 22.07.2009 Tarih vc E. 2009/8053 K. 2009/14695 Sayılı
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.