Anlaşmalı Boşanmada Nafakanın Yeniden Uyarlanması İçin Aradan Makul Bir Sürenin Geçmesi Gerekir- Yargıtay Kararı

Anlaşmalı Boşanmada Nafakanın Yeniden Uyarlanması İçin Aradan Makul Bir Sürenin Geçmesi Gerekir

İradın azaltılması için ya tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin anlaşmalı olarak boşandıklarım; tarafların müşterek çocuğunun velayetinin davalı anneye verildiğini ve çocuk için aylık 1.000 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; boşanmadan sonra müvekkilinin mali sıkıntı içine girdiğini, kendisine ait işyerini kapatmak zorunda kaldığını belirterek; aylık 1.000 TL iştirak nafakasının 250,00 TL’ye indirilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın protokol ile kararlaştırıldığını ve anlaşmalı boşanma üzerinden henüz 1 yıl dahi geçmediğini belirterek davanı reddini savunmuştur.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk için takdir edilen 1.000 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 500 TL’ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava; iştirak nafakasının azaltılması talebine ilişkindir.

Türk Medeni Kanununun 176/4 hükmü gereğince; tarafların mali durumlarınındeğişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat şeklinde hükmedilen nafakanınazaltılmasına karar verilebilir. Aynı yasanın 331. maddesi uyarınca durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.

Bu bağlamda; iradın azaltılması için ya tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekir.

Nafaka iradı tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebilir. Sözleşenler eğer gelişmeleri baştan kestirebilselerdi, sözleşmeyi bambaşka koşullarla kurmuş olacakları söylenebiliyorsa ve beklenmeyen gelişme yüzünden sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla olduğu gibi katlanmak taraflardan biri için özveri sınırının aşılması anlamına geliyorsa, nihayet, yasal ve sözleşmesel risk dağılımı çerçevesinde taraflardan sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla bağlı kalmaları beklenemiyorsa, sözleşmeye hakimin müdahalesi gündeme gelir. O nedenle, işlem temelinin
çökmesi veya tarafların mali durumlarının değişmesi irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafakanın azaltılmasını gerektirebilir.

Ancak sözleşmeyle kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın aradan çok az bir zaman geçtikten sonra indirilmesi isteminde bulunmak, hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arz edebilir.

Bunun gibi sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ya da azaltılması yönünde talepte bulunması da iyi niyet, doğruluk; dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmaz. Çünkü kendi kusuru ile mali imkanlarını zorlayan tarafın TMK’nın 2.maddesinden yararlanması söz konusu olamaz.

Somut olayda dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden; tarafların 11.07.2013 günü kesinleşen karar ile “anlaşmalı olarak” boşandıkları; davacımn 11.11.2013 tarihinde yeniden evlendiği; eldeki nafaka indirim davasını ise 28.04.2014 günü açtığı; taraflar hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasına göre, davacm kombi teknik servisi olarak çalıştırdığı işyerini kapattığı belirtilmiş olmasına karşın tanık beyanlarına göre serbest olarak tesisat ve tamirat işleri yaptığı anlaşılmış olup, davalının ise özel bir şirkette çalıştığı, aylık 1.350 TL ücret aldığı ve aylık 800 TL kira ödediği tespit edilmiştir.

Bu durumda; mahkemece, tarafların sosyal ekonomik durumları ile müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, genel ihtiyaçları ve anlaşmalı boşanma davasının sonuçlandığı tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında henüz bir yıllık sürenin dahi geçmemiş olduğu ve böylece uyarlama koşullarının bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. (Y3HD, 15.12.2015, E. 2015/13977, K. 2015/20268)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 3 Mayıs 2020 19:50

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.