Altınları Elden Verdiğini İddia Eden Kişi Bunu İspatlamalıdır

T.C.
YARGITAY
ONÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2012/13938
Karar : 2012/16211
Tarih : 20.06.2012
SENETLE İSPAT ZORUNLULUĞU
6100 s. Hukuk Muhakemeleri K200
ÖZET
Mahkemece, davacının yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Emanet olarak 85,78 gram zincir ve 3 adet bileziğin verildiği, davalının da emanet ilişkisini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalı, kendisine bırakılan altınları sonradan davacıya iade ettiğini savunmuştur. Davalı altınları iade ettiğini savunduğuna göre, ispat yükü davalıdadır. Dava miktar itibariyle tanıkla ispat sınırının üzerindedir. Davalı herhangi bir delil de sunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksine düşüncelerle ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, 19.11.2008’de 1,5 metre uzunluğunda 85 gr ağırlığında altın zincirle 75.18 gramlık 3 adet altın bileziği davalıya emaneten verdiğini, davalının bu altınların gram ve adedini bir kartvizitin arkasına yazarak kendisine verdiğini, ancak akrabasının uyarısıyla altınların gram ve adedini yazarak bu defa imzalı bir kartvizit talebi üzerine davalının bu talebini yerine getirdiğini, kardeşi evleneceği için altınları istemeye gittiğinde davalının altınları geri verdiğini ve kendi defterinden sildiğini söylediğini, ancak davalının bu altınları iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla verdiği altın bedeli olan 11.000,00 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının 2008 yılında işyerine gelerek kendisine 85,78 gram zincirle 3 adet bileziği emanet olarak bıraktığını, “Emanet” ibaresinin olduğu ilk kartviziti yazıp imzalayarak davacıya verdiğini, davacı altınları geri almaya geldiğinde kendisinden “emanet” ibareli kartviziti istediğini, ancak kendisine kartvizitin yanında olmadığını söylediğini, bunun üzerine altınları davacıya teslim edip, 2. kartviziti yazdığını, kartvizitte davacıya verdiği altınların miktar ve küsuratlarını bilemediği için yazmadığını, imzalı kartvizitin ilk verilen kartvizit olduğunu, imzasız kartvizitin altındaki tarih ibaresinin üzerindeki işaretin ödeme yapılan durumlarda kullanılan işaret tarzı olduğunu, iyi niyetle iadesini istemediği ilk kartvizitin davacı tarafından kötüye kullanıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Emanet olarak 85,78 gram zincir ve 3 adet bileziğin verildiği, davalının da emanet ilişkisini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalı, kendisine bırakılan altınları sonradan davacıya iade ettiğini savunmuştur. Davalı altınları iade ettiğini savunduğuna göre, ispat yükü davalıdadır. Dava miktar itibariyle tanıkla ispat sınırının üzerindedir. Davalı herhangi bir delil de sunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksine düşüncelerle ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.