Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma(Zina) ve Sadakatsizlik Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Nedir?

Aldatma(Zina, Sadakatsizlik), evliliğin en kutsal yönüne karşı işlenen bir kusurdur. Aldatan eş, bu davranışıyla evli olma bilincinden uzak olduğunu göstermektedir.

Evliliğin eşlere getirdiği yükümlülüklerden birisi de eşlerin birbirlerine karşı sadakatli davranmaları yükümlülüğüdür. Sadakatsizlik(aldatma,zina) aile birliğini ağır surette tahrip edici nitelik taşımaktadır. Medeni Kanun’un 185/son maddesi gereğince karı – koca birbirine sadakat ve yardımla mükelleftir. Eşlerin en başta gelen aile görevinin sadakat olduğuna kuşku yoktur. Bu görev Türk toplumu dışındaki, tek kadınla evliliği kabul eden diğer toplumların kanunlarında da yer alan bir kuraldır.

Aldatma(Zina), eşlerden birisinin evlilik birliği devam ederken, karşı cinsten bir kişi ile isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır. Aldatmadan söz edebilmek için, eşin isteyerek karşı cinsten başka bir kişiyle evlilik dışı cinsel veya duygusal ilişkide bulunması, yani kusurlu olması gerekir.

Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) eyleminin toplumun dini, ahlaki inançlarına, örf ve adetlerine ters düştüğü, bu halin çevrede çeşitli yorumlara, dedikodulara yol açtığı, eşler dışında ailenin tüm bireylerini utanç içinde bıraktığı hususları yadsınamaz bir gerçektir. Aldatma(Zina), eşlerin birbirlerine sadakatli olmalarını gerekli kılan sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranıştır.

Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Boşanma Davası

Çiftlerden zina yaptığı(aldattığı) ileri sürülen eş bu sebebe dayanarak boşanma davası açma hakkına sahiptir. Eşlerden birinin aldatması(zina,sadakatsizlik)  durumunda diğer eş, zina sebebine (TMK m. 161) ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayanarak ya da her ikisine birden dayanarak boşanma davası açabilir.(1) Eğer davacı eş tarafından davalı eşin üçüncü bir kişi ile cinsel ilişkide bulunduğu kanıtlanır ise, bu durumda zina boşanma sebebine dayalı karar verilir. Aksi halde ise sadakatsizlik sonucu evliliğin temelinden sarsıldığına dayalı boşanma kararı verilebilir. Avukat aracılığı ile açacağı boşanma davasının kanuni gerekçesi ise şu şekildedir:

Türk Medeni Kanununun 161. maddesi, eşlerden birinin zina etmesi durumunda boşanma davası açılabilmesine ilişkindir. İlgili madde şu şöyledir:

Madde 161 – Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Madde 185 – Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Görüldüğü üzere eşler arasında manevi ve ahlaki temelli bir ödev ve vazife olan sadakat yükümlülüğü aynı zamanda kanuni bir görevdir. 

Aile devletin çekirdeğini oluşturan bir yapıdır. Bu çerçevede, çoğunluğu sadakatsiz bireylerden oluşan ailelere dayanan uygar bir toplumda kamu düzeninin sağlıklı oluşundan söz edilemez.

Bir başka anlatımla, eşin sadakatsiz tutum ve davranışları olayda doğrudan etkilenen aile bireyleri kadar kamu düzenine aykırı olduğu için dolaylı olarak ve etkin bir biçimde toplumu da ilgilendirir. Zina eyleminin toplumun dini, ahlaki inançlarına, örf ve adetlerine ters düştüğü, bu halin çevrede çeşitli yorumlara, dedikodulara yol açtığı, eşler dışında ailenin tüm bireylerini utanç içinde bıraktığı hususları yadsınamaz bir gerçektir. Bunun doğal sonucu olarak sadakatsizlik boşanma nedeni olarak kabul edilmiştir. Kanunun amacı ahlak dışına çıkılmayı bir ölçüde cezalandırmaktır. Zina için gerekli ortama girip de elde olmayan sebeplerle eylemin tamamlanmamış olması boşanma kararı verilmesine engel teşkil etmez( Y. 2. HD’nin 20.09.1976 gün ve 5323-6399 s. kararı).

Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi

Kanun’da aldatma(zina,sadakatsizlik) sebebiyle boşanma davası açma hakkı süreyle sınırlandırılmış olup, bu sebebe dayalı olarak her zaman boşanma davası açma hakkı tanınmamıştır. Buna göre dava açma hakkı olan eşin bu hakkı, boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 161/f. 2).

Buradaki azami süre, zina(aldatma) fiilinin işlenmesinden itibaren beş yıldır. Dolayısıyla bu beş yıllık süreyi aşmamak kaydıyla, zina fiilinin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde davanın açılması gerekir. Şayet beş yılın dolmasına iki ay kala zina fiili öğrenilmişse, öğrenildiği tarihten itibaren altı ay değil, iki ay içerisinde boşanma davasının açılması gerekir . Sürenin kaçırılması halinde zinaya dayalı dava açma hakkı düşer .

Fakat, eğer zina eylemi tekrarlanırsa, her zina eyleminden sonra yeni bir süreye tabi dava açma hakkı doğar . Türk Medeni Kanunu m. 161/f. 3’e göre, “Affeden tarafın dava hakkı yoktur”. Dolayısıyla zina fiilinin işlenmesinden sonra dava açma hakkı olan eşin açık ya da örtülü affı bu hakkını ortadan kaldırmaktadır.

aldatma boşanma davası

Hangi Tür Eylemler Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) Sayılır?

Eşlerin ne tür eylemlerinin zina nedenine dayalı boşanma nedenleri olduğu ise her olayın özelliğine göre iddia edenin göstereceği delilerle mahkeme tarafından değerlendirilecektir. Hiç kuşkusuz mahkemenin hüküm kurmasında tarafların statüleri, toplumun değer yargıları ve yaşam tecrübeleri ön planda tutulacaktır. 

Bu kapsamda örneğin çocuk yapma kudretinden tıbben yoksun kocaya rağmen kadının çocuk dünyaya getirmesi, kadının hamile kaldığı dönemde kocanın hapiste veya başka bir yerde bulunması, evlilik birliği sırasında kocanın gayri resmi ilişkisinden dünyaya gelen çocuğu tanıdığının nüfus kaydından anlaşılması, taraflar arasında görülen dava neticesinde kadının dünyaya getirdiği ve evlililik birliği içerisinde doğduğu için koca adına nüfusta kayıtlı çocuğun nesebinin reddine karar verilmesi gibi durumlarda karine olarak kadının zina yaptığının kabulü gerekecektir.

Güven sarsıcı davranışlar da sadakatsizlik ve aldatmayı gündeme getirebilir. Örneğin; açıklanmak istenmeyen telefon konuşmaları, gün içerisinde gidilen yerlerin gizlenmesi.

Aynı şekilde eşlerden her hangi birisinin başka birisiyle çıplak veya yarı çıplak halde yakalanması, birlikte çektirilen çok samimi, birbirlerine sarılmış veya öpüşür şekilde çektirdikleri resimler, cep telefonundan çekilen mesajlar, telefon görüşmelerine ait dokümanlar, eşlerden birinin başkası ile samimi şekilde dolaşmaları, yemek ve başka toplantılara birlikte katılmaları, tanık anlatımları vb. delilerle davanın ispatlanması mümkündür.

Zina eyleminin özgür irade ile yapılması gerekir. Bu kapsamda eşin tecavüze uğraması, uyuşturucu madde verilerek cinsel ilişkide bulunulması hallerinde zina nedenine dayalı olarak dava konusu edilemez. Ancak bu durumlar genel boşanma davasının konusunu oluşturabilecektir.

Davanın konusunu oluşturan zina eyleminin evlenme tarihinden sonra gerçekleşmiş olması gerekir, önceki döneme ait bu türden eylemler ise madde kapsamına girmez. Eylemden sonra eşin, zina eden eşini affetmesi halinde artık davanın görülme olanağı yoktur. Davalı eş tarafından affedilme savunmasında bulunulması halinde ise bunun ispatı davalıya aittir ve her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bunun değerlendirilmesinde bilhassa eylemden sonra tarafların birlikte yaşamaya devam edip etmedikleri, birbirlerine karşı tutum ve davranışları, başkalarına bahsetmişlerse bahsettikleri şahısların eylemden sonra tarafların durumlarına ait anlatımları, eylemden sonra tarafların birlikte tatile çıkmaları vb. durumlar göz önünde tutulacaktır.

Aldatma(Zina) Sebebiyle Boşanma Davasında İspat

Büyük bir gizlilik içinde olması doğal olan zina fiilinin tam bir görgüye dayanarak ispatlanması pek nadir olmaktadır. Zina olayının varlığı bazı ip uçları, tavır ve davranışlardan çıkarılacak karinelerle kabul edilmelidir.

Zinanın mutlak bir boşanma sebebi olması sebebiyle, dava açan eşin zina eylemini ispat etmesi halinde hakim, boşanmaya karar vermek zorundadır. Bu durumda hakim, zinanın aynı zamanda evlilik birliğini temelden sarsmış olmasını araştıramaz. Her iki eşin de zina etmeleri dava açılmasını engellemez. Mahkemece sadece zina edilip edilmediği araştırılacak, eylemin tarafların evlilik birliğinin çekilmez hal almasına neden olup olmadığı üzerinde durulmayacaktır. Başka bir anlatımla zina mutlak boşanma sebebidir. Genel boşanma nedenleri ile birlikte açılması halinde ise önce zina eylemi halledilecek, zinanın varlığının kabul görmesi halinde bu nedenle, zina eyleminin sübuta ermemesi halinde ise genel boşanma sebebi üzerinde durularak dava halledecektir.

Dolayısıyla zina sebebiyle açılan bir boşanma davasında, davacı eş için ispatın konusu, iddialarını dayanak yaptığı zina fiilidir. Yani davacı eşin, davalının zina fiilini işlediğini kanıtlaması gerekmektedir . Bu fiili ispat ettiği anda hakim başka bir hususu araştırmadan boşanmaya karar verecektir. 

Flört etme, mektuplaşma, mesajlaşma, cinsel ilişki gerçekleşmeksizin yakın beden temasları, okşama, öpme, emme, sıkma, sarılma, kucaklaşma, ayartmaya çalışma gibi aşıkane ve güven sarsıcı hareketler ile davranışlar zina sayılmaz. Bu davranışlar ancak güven sarsıcı ve kuşku doğurucu olarak evliliğin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasına konu yapılabilir.

Adana Boşanma Avukatı Saim İncekaş Konu ile ilgili Yargıtay’ın bir kararında , “…davalı (koca)’nın; birden fazla kadınla cinsel ilişkide bulunduğu, bu kadınlarla yatlarda ve barlarda sık sık birlikte olduğu; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece de bu hususlar sabit kabul edilmiştir. Gerçekleşen bu eylemler “zina” niteliğindedir. Öyleyse, karşı boşanma davasının, kocanın sübut bulan zinası sebebiyle (TMK. m. 161) kabulü gerekirken…” evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle (TMK m. 166/f. 1, 2) boşanma kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Dolayısıyla zina iddiasıyla açılan bir boşanma davasında, zina eylemini ispat etmek veya zina eylemi doğrudan ispat edilemezse bile zinanın işlendiğine karine sayılan durumları ispat etmek, bu sebeple boşanmaya hükmedilmesi için yeterlidir.

Sadakatsizlik Vakıasında Görgüye Dayalı Olmayan Tanık Beyanları Esas Alınmaz

Bunun yanı sıra davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği vakıasına ilişkin Tanık beyanları da görgüye dayalı değildir. Bu sebeple sadakatsizlik vakıası da davacı erkeğe kusur olarak yüklenemez. (2016/8723 E.,  2017/14310 K.)

Davacıya ait telefon kayıtları temin edilerek, gerekirse kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının başka bir erkekle mesajlaşıp mesajlaşmadığı, sadakat yükümlüğüne aykırı davranıp davranmadığı hususunda detaylı araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu görgüye dayalı beyanları olmayan, sadece davalıdan duydukları bilgisini veren tanıkların beyanları dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Zina ve Diğer Boşanma Sebepleri Birlikte Öne Sürülebilir Mi?

Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) , kusura dayanan, mutlak ve özel bir boşanma sebebidir. Zina nedenine dayalı boşanma davası özel boşanma davası olup terke ve akıl hastalığına dayalı boşanma davası dışında diğer özel boşanma nedenleri veya genel boşanma nedeni olan şiddetli geçimsizlik nedeniyle birlikte açılmasını engelleyen bir durum yoktur. Çoğunlukla ispatta güçlük çekildiğinden genel boşanma nedeni olan şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma davası ile birlikte açılmasında fayda bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

İspatlanamamasına rağmen belirlenen eylem yada eylemlerin şiddetli geçimsizlik oluşturduğu kanaatine varılması halinde ise davanın ıslahı göz ardı edilmemelidir. Bu kapsamda zina eyleminin ispatlanamamasına rağmen eşlerden birinin zina yaptığına ilişkin çevredeki yaygın inanışın diğer eş için evlilik birliğini çekilmez hal alacağı kabul görmektedir.

TMK md 170 uyarınca eşlerin hükmen ayrılığına karar verilmişse, belirlenen ayrılık süresinde de sadakat borcu devam ettiğinden bu sürede gerçekleştirilen zina eylemi diğer eşe zina nedenine dayalı olarak dava açma hakkı verir. Aynı şekilde boşanma davası açılmakla kanunen ayrı yaşamaya hak kazanan eşlerin boşanma davası süresince sadakat borcu devam edeceğinden zina eylemi halinde diğer eşin görülmekte olan davadan bağımsız olarak zina nedenine dayalı boşanma davası açmaya hakkı vardır. Evlenmenin butlan nedeniyle iptali davasından sonra zina edilmesinde de durum aynıdır.

Sadakat Yükümlülüğü Ne Anlama Gelir?

Sadakat; vefalı, doğru, dürüst, içten ve samimi davranış biçimi olarak tanımlanabilir.

Sadakat yükümlüğünün, eşlerin birbirlerine yönelik tam ve sarsılmaz bağlılıkları anlamına gelir. Evlilik birliğinin huzurlu, güvenli ve mutlu biçimde sürdürülmesi eşlerin geniş ölçüde birbirlerine sadakat göstermelerine bağlıdır.

Aldatma(Sadakatsizlik) Boşanma Davasında Affetme

Aldatmayı öğrenen eş, aldatan eşi affetme hakkına sahiptir. Aldatmayı(Zina, sadakatsizlik) affeden eşin dava açma hakkı bulunmaz. Affeden eş, boşanma davası açma hakkını kaybederek evlilik birliğini sürdürmeyi tercih etmiş olmaktadır. Peki aldatma olayı nasıl affedilmiş sayılır?

Aldatmanın(Zinanın ve Sadakatsizliğin) affında, eşin yaşadığı ruhi ve manevi acıyı, elemi ve üzüntüyü atlatması, yenmesi ile evlilik birliğini devam ettirmeye ilişkin iradesi olmalıdır.

Aldatma gibi ağır bir kusurun affedildiği iddiası zorla çekilmiş olan 2 fotoğraf karesine dayandırılamaz. Asil olarak duruşmalara katılacak davacının elem ve kederinin boyutunu Sayın Mahkeme bizzat tespit edebilecektir.

Affetmek kişinin geçmişten kopmasını ve geleceğe umut dolu bakmasını sağlayan bir ruh halidir. Aldatılan eşin “affetmeme hakkı” vardır. Davalı tarafın soyut, kötü niyetli ve hileli davranışları ile bu hak zedelenmek, ortadan kaldırılmak istenmektedir.

Aldatılan eş aldatma olayını affetmesine rağmen boşanma davası açmış ise, diğer eş affedilme hususunu ispatlayarak davacının dava hakkının olmadığını ortaya koyabilir.

Aldatma(zina) sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası feragat ile ortadan kaldırılmışsa aynı zina fiili gerekçe gösterilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açılamaz.(4)

Boşanma davasında affetme kavramına dair detaylı bilgi ve örnekleri ilgili makaleden okuyabilirsiniz.

Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) Davasında Geriye Dönük Telefon Kayıtları

Aldatma iddiasını ispatlamak isteyen eşin ilk aklına gelen ispat yolu geriye dönük telefon kayıtlarını tespit etmek olacaktır. Mahkemeden son 6 aylık, son 12 aylık şeklinde geriye dönük telefon kayıtları istenebilmektedir. Operatörlerin çoğu geçmişe yönelik telefon kayıtlarını 1 yıllık süre boyunca saklamaktadır.

Aldatan eşin kimleri aradığı, hangi saatte ne kadar görüştüğü, hangi numaraya ne zaman sms attığı gibi bilgiler tespit edilebilir. Ancak telefon görüşmelerinin veya mesajlaşmaların içeriği tespit edilemez. Aldatmayı(Sadakatsizlik) kanıtlamak için operatörden şu gibi bilgiler istenebilir:

  • Aranan numara
  • Aramanın yapıldığı tarih
  • Aramanın yapıldığı saat
  • Mesaj gönderilen numara
  • Mesaj gönderisinin saat ve tarihi şeklindedir.

Boşanma davasında telefon kayıtları dışında aldatmayı kanıtlar başka delil yoksa aramanın sıklığı, konuşma süresinin uzunluğu, geç saatlerde yapılan aramalar güven sarsıcı davranış/sadakatsizlik olarak nitelenebilir.

Operatörden Konuşma Geçmişini İsteyebilir Miyim?

Operatörden telefon geçmişi kaydını kişi tek başına isteyemez. Bu kayıtlar ancak mahkeme yolu ile istenebilir. Mahkeme tarafından operatöre yazı(müzekkere) yazılması gerekir. Mesaj kayıtlarının içeriği tespit edilemeyeceği için, bu mesajları gören veya okuyan kişilerin tanık olarak gösterilmesi yararlı olacaktır. Ayrıca SMS olarak gönderilen bir mesaj söz konusu ise, telefonun mahkemeye sunularak bu mesajın kanıtlanması mümkündür.

Duruşma Esnasında Karşı Tarafa Aldatmayı Kabul(İkrar) Ettirmek

Yapılan görüşme ve mesajlaşmaların diğer eş tarafından kabul edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Bu durumda mesaj içeriğini kanıtlamaya gerek kalmaz.

Aldatmayı Kanıtlamak İçin Otel Kayıtlarını İsteyebilir Miyim?

Aldatmaya dayalı bir boşanma davasında otel kayıtları da mahkeme tarafından istenilebilir. Otel kayıtlardan diğer eşin karşı cins ile birlikte baş başa kaldığı tespit edilirse, bu aldatmayı yani sadakatsizliği kanıtlar nitelikte olacaktır. Bu konuda Yargıtay şöyle demektedir: “Aynı ortamda veya aynı evde sabaha kadar kalınması aldatma olarak kabul edilmelidir.”

Aldatma(Zina) Durumunda Evliliğin Temelinden Sarsılmasına Dayalı Boşanma Davası Açmak

Eşlerden birinin aldatması(zina) etmesi durumunda diğer eş zina sebebine değil genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açabilir.

Yalnızca bu sebebe dayanılmasının da birtakım gerekçeleri bulunmaktadır. Örneğin zina fiilinin ispatlanamadığı ya da zina sebebine dayanarak boşanma davası açma hakkının ortadan kalktığı hallerde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılabilir.(2)

Ayrıca zina sebebiyle boşanma davası açılması toplumumuzda dava açan eşin ihanete uğramış olması sebebiyle dedikodulara yol açabileceği ve küçük düşürücü olarak görülmesi gibi çağdışı zihniyet tezahürleri sebebiyle de kolay kolay tercih edilmemektedir.

Bu gibi hallerde evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı boşanma davası ile evliliğe son verilebilmektedir. Şayet boşanma davası münhasıran evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebine dayandırılmış ve hâkim de eşlerden evlilik birliğinin sürdürmelerinin beklenemez olduğuna kanaat getirmişse boşanmaya karar verir. Davada zina fiili ispatlansa da boşanma zina sebebine dayalı olarak verilemez.(3)

Hem Aldatma(Zina) Hem De Temelinden Sarsılma Nedeniyle Boşanma Davası Açmak

Eşlerden birinin zina etmesi halinde diğer eş aynı boşanma davasında hem zina hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebeplerine dayanabilir. Bu durumda hâkimin her iki sebebe ilişkin hüküm kurması gerekir.(5)

Hakimin bunlardan birine dayanarak boşanmaya karar verip, diğeri hakkında olumlu veya olumsuz biçimde bir karar vermemesi hatalı bir uygulama teşkil etmektedir.(6)

İki ayrı boşanma sebebine dayanılması iki boşanma davasının açıldığı anlamına da gelmemektedir.

Davacı aldatma(zina) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebeplerini terditli biçimde ileri sürmüşse boşanma talebini dayandırdığı asli sebep kabul edilmişse feri sebebin incelenmesine gerek bulunmaz. Asli sebebin reddedilmesi durumunda feri talep inceleme konusu yapılmalıdır . Örneğin, davacının öncelikle zina sebebine dayalı, bu mümkün olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı biçimde boşanma talep etmesi halinde öncelikle zina sebebi yönünden hüküm kurulması gerekmektedir. Bu yönde boşanma kararı verildiği takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı inceleme yapılamaz, ancak zinaya dayalı boşanma talebi esastan reddedildiği takdirde temelden sarsılmaya dayalı boşanma talebi incelenebilir.(7)

Boşanma Davası Sırasında Aldatan Eşe Kusur Yüklenir Mi?

Boşanma davası sürerken gerçekleşen zina ve başkaca sadakatsiz haller (diğer boşanma sebebi teşkil eden olay ve olgularda olduğu üzere) yeni bir boşanma davasına konu olabilir ve şartları varsa davalar da birleştirilebilir.

Yargıtay HGK da çeşitli kararlarında her davanın, açıldığı zamana kadar gerçekleşen ve taraflarca ileri sürülen hukuki ve maddi vakıalara göre  incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir.(9)

Örnek; “Davacı eşinin boşanma davasının devamı sırasında bir başka erkekle ilişki kurduğunu, bu suretle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini” ileri sürmüş, bu iddiasının dayanağı olarak davalıyı bir başka erkekle birlikte gösteren ve 1 Haziran 2011 tarhinden sekiz ay önce güncellenen “facebook” isimli sosyal paylaşım sitesinden elde edilen görüntülere ilişkin belgeleri sunmuştur. Sunulan bu belgelerde davalıyı bir başka erkekle samimi olarak gösteren “M…” ismiyle açılan, ilişkilerini “nişanlı” olarak tanıtan sekiz ay öncesine ait fotoğraflar olduğu görülmektedir. Bu görüntülerin sosyal paylaşım sitesine konulduğu tarih, boşanma davasının devam ettiği süre içindedir. Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesinde yer alan “eşlerin sadakat” yükümlülüğü, evliliğin devamı süresince geçerlidir. Bu yükümlülük, boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar devam eder. Dolayısıyla boşanma davası sürerken de olsa, eşlerin bu yükümlülüğü ihlal eden davranışları kusur teşkil eder ve boşanmada ve boşanmanın sonuçlarında dikkate alınır.(Esas : 2012/6355, Karar : 2012/11122, Tarih : 26.04.2012)

Sosyal Paylaşım Sitesinde Başka Bir Kadına Kendisini Boşanmış Olarak Tanıtmak Güven Sarsıcı Bir Davranıştır

Sosyal paylaşım sitesinde başka bir kadınla kendisini boşanmış olarak tanıtıp, samimi yazışmalar yaparak güven sarsıcı davranışlar içerisinde bulunduğu hususları da gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin daha ziyade kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir.(Esas : 2015/22574, Karar : 2016/9446, Tarih : 09.05.2016)

Sosyal Medya Üzerinden Başka Bir Kadınla Yazışmak Güven Sarsıcı Davranıştır

Davalı erkeğin sosyal paylaşım sitelerinde başka bir kadınla yazışmasının sadakatsizlik boyutunda olmayıp güven sarsıcı davranış niteliğindedir.(Esas : 2015/7097, Karar : 2015/22020, Tarih : 23.11.2015)

Somut olayda; davalı kadının facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabında başka bir erkekle birlikte çekilmiş samimiyet içeren fotoğraflarını paylaşması, yine bu kişi ile aynı sosyal paylaşım sitesinde yazışmalar yapması, ayrıca aynı erkekle görüşmek için mevcut telefonundan ayrı olarak edindiği GSM hattı ile bu kişiye ait GSM hattı arasında yapılan görüşmelerin gecenin geç saatlerinde, sık ve uzun süreli olması gözetildiğinde, davalı kadının bu davranışlarının davacı erkeğin güvenini sarsacağı kuşkusuzdur.(Esas : 2014/813, Karar : 2016/157, Tarih : 24.02.2016)

Güven Sarsıcı Davranış Sonucu Uygulanan Şiddet Manevi Tazminatı Engellemez

Bu itibarla Kurul çoğunluğu tarafından, davalı kadının yukarıda sayılan birden fazla güven sarsıcı davranışlarının, bunu öğrenen davacı erkekte şiddetli elem ve hiddet oluşturduğu, bu duygular içerisinde bulunan ve öncesinde de eşine karşı fiziksel şiddet uyguladığı kanıtlanamayan erkeğin sadece bu olay nedeniyle eşine basit nitelikte fiziksel şiddet uyguladığı, bu nedenle boşanmaya neden olaylarda her iki tarafın da kusuru olmakla birlikte davalı kadının, davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu, davalı kadının belirlenen kusurlu davranışının davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve bu nedenle davacı erkek yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Özel Dairece boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu kabul edilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile yerel mahkeme direnme kararının onanması gerektiği kanaatine varılmıştır.(Esas : 2014/813, Karar : 2016/157, Tarih : 24.02.2016)

Hangi Davranışlar Zinadır?

  1. Üreme (tenasül) organlarının birleşmesi şeklindeki tam ve normal
    yolla gerçekleşen cinsel ilişkiler,
  2. Teşebbüs Aşamasında Kalan Cinsel İlişkiler(8)
  3. Toplu İlişkiler

Hangi Davranışlar Zina Değildir?

  1. Normal Yolla Gerçekleşmeyen Cinsel İlişkiler
  2. Aynı Cinsle Cinsel İlişki
  3. Ölü İle Cinsel İlişki
  4. Hayvanlar İle Cinsel İlişki
  5. Eşyalar İle Cinsel Temas
  6. Yapay Döllenme
  7. Âşıkane ve Güven Sarsıcı Hareketler

Özet Olarak;

Aldatma(Sadakatsizlik) Boşanma Davasının Tarafları

DAVACI: Eşinin zina yaptığını iddia eden diğer eş.

DAVALI: Zina ettiği iddia edilen eş.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

GÖREVLİ MAHKEME: Aile Mahkemesi (Kurulmayan yerlerde ise bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi)

YETKİLİ MAHKEME: Tüm boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme; TMK’nın 168. maddesi gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Dava Zamanaşımı

TMK’nm 161/2. maddesi uyarınca, dava açma hakkı esin zina eylemini öğrendiği tarihten başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminden itibaren 5 yılık hak düşürücü süreye tabidir. Şüphe yeterli olmayıp, tam öğrenme aranır. Mahkemece hak düşürücü süreleri resen nazara alacak olursa külfeti iddia sahibine düşer. Zina eyleminin bir defa gerçekleşmiş olması yeterlidir. Her zina eyleminde yeni dava açma hakkı doğar. Süregelmekte olan eylemlerde ise temadinin (son eylemin) bittiği tarihten itibaren süre işler. Davacı eşin de zina yapması davanın dinlenmesini engellemez, başka bir deyimle kötü niyetinden bahisle davanın dinlenme olanağını ortadan kaldırmaz.

Mahkeme Masrafları ve Dava Ücreti

Mahkemeye yapılan harç ve ödemeler 700 TL tutmaktadır. Avukatlık ücreti ise 7.500 TL’dir. Avukatlık ücreti davanın zorluğuna oranla değişkenlik gösterebilir.


Aldatma(Zina) Nedeniyle Boşanma Davasında Hakim Ayrılık Kararı Verebilir Mi?

Zina sebebiyle açılan boşanma davasında eşlerin barışma olasılıkları zayıf olsa dahi; hakim, müşterek hayatın tekrar kurulma olasılığı bulunduğuna kanaat getirirse ayrılık kararı verebilir.

Neden Aldatma(Zina) Boşanma Sebebidir?

Zinanın boşanma sebebi olarak düzenlenmesinin temelinde toplumun dini ve ahlaki anlayışı, gelenek, görenek ve örf-adetlerine aykırılık oluşturması, sosyal çevrede dedikodulara yol açması ile eşler dışında
tüm aile fertlerine de utanç duygusu yaşatması olduğu belirtilmektedir.

Zina Suç Mudur?

Türk Hukuk Sisteminde zina suç değildir. Zina eski Türk Ceza Kanunu’na göre suç idi. Ancak 1999 yılında değişen kanun neticesinde artık zina bir suç olarak sayılmamaktadır.

Eşlerden Birisinin Aldatması Diğer Eşe De Aldatma Hakkı Vermez

Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışta bulunması, diğerine de bu şekilde davranma hakkı tanımaz.

Boşanma Davası Devam Ederken Aldatma Durumunda Ne Olur?

Evliliğin kurulmasıyla başlayan sadakat yükümlülüğü boşanmaya ilişkin kararın kesinleşmesine dek varlığını korumaktadır. Dolayısı ile boşanma davası devam ederken eşlerden birisinin aldatma eylemine devam etmesi aleyhine olarak boşanma davasında kullanılır.

Boşanma davasının açılması, bu yükümü kaldırmayacağı gibi taraflar evli oldukları sürece bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır. Boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkının elde edilmiş olması da sadakat yükümünü kaldıracak bir unsur değildir.” (Yarg. HGK. T. 13.07.2011, E. 2011/2- 403, K. 2011/509)

Aldatan Eşe Karşı Ne Yapılabilir?

Sadakat yükümlülüğünün dava edilemeyeceği ve zorla yerine getirilmesinin sağlanamayacağı, ancak bu yükümlülüğe aykırı hareket edilmesinin kanunda sayılan boşanma sebeplerinden birinin açılmasına ve buna bağlı hukuki sonuçların doğmasına yol açabileceği ifade edilmektedir.

Telefon kayıtları aldatmayı(sadakatsizliği) ispatlamak için işime yarar mı?

Hangi numaranın hangi tarihte kaç kere arandığı, bu çerçevede boşanma davasında delil olarak kullanılabilecek bilgileri ulaşılabilir.
Görüşme sıklığı, hangi saatlerde görüşme yapıldığı, görüşülen numaralar aldatma olayı hakkında hakimin kanaat edinmesine ve ispata yeterli olmaktadır.

Whatsapp Mesajları Aldatmayı Kanıtlar Mı?

Whatsapp konuşmaları normal şartlarda kanıt değildir. Bu konuşamaların görüntü kaydının dahi sunulması suç oluşturabilir. Whatsapp ve benzeri sosyal medya araçları yazışmaları doğrudan kanıt olarak kabul edilmese bile, bazı olayları kanıtlamak amacıyla destekleyici unsur olarak değerlendirilebilirler. Çeşitli şekillerde usulsüz kanıt oluşturulmasının mümkün olması, bu türlü yazışmaların doğrudan kanıt olmasının önünde engel durumdadır. Whatsapp, sms veya diğer sosyal medya araçlarının kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yazışmaların yapıldığı telefon veya cihazın mahkemeye delil olarak sunulması veya bu yazışmalara tanık olan bir veya birkaç kişinin varlığı gereklidir.

Whatsapp Ekran Görüntüsünü Aldatma Boşanma Davasında Kullanabilir Miyim?

Telefonların ekran görüntüsü anlık fotoğrafını çekme özelliği sayesinde mesajlaşmaların fotoğrafının çekilerek mahkemeye sunulması mümkündür.

Aldatan(Zina Yapan) Eş Aldatmaya Teşvik Edilmiş İse Ne Olur?

Zina eden eş, zinaya teşvik edilmişse bu durumunda açılacak zina sebebiyle boşanma davasının hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesi sebebiyle reddedilmesi gerekmektedir.

  1. Zina eylemi hem özel, hem de genel boşanma nedeni oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş, dilerse bu nedenlerden ikisine dilerse birisine dayanarak boşanma davası açabilir.” (Yarg. 2. HD. T. 21.02.1984, E. 1984/1408, K. 1984/1635) “Eşlerden birinin sadakatsizliği sebebiyle zinaya dayanılarak dava açılabileceği gibi; bu eylemin meydana getirdiği geçimsizlik yüzünden de boşanma davası açılabilir.” (Yarg. 2. HD. T. 31.05.1983, E. 3732, K. 4974)
  2. “…Geçimsizlik sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için zina eyleminin tespiti şart değildir. Güven duygularını sarsan ve sadakat görevini zedeleyen her türlü eylem, ortak hayatı çekilmez hale getirmeye yeterli bir sebeptir. ” (Yarg. HGK. T. 22.06.1983,E. 1982/2-2387, K. 1983/710)
  3. “Davacı koca, dava dilekçesinde aldatma ve terk nedeniyle boşanma kararı verilmesini talep etmiş, vekili ise katıldığı ön inceleme duruşmasında davamız geçimsizliğe dayanmaktadır şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu itibarla davanın Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuksal sebebine dayalı olduğunun kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 161. maddesi uyarınca zina nedenine dayalı bir dava bulunmamaktadır. Münhasıran genel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında özel boşanma sebebine (TMK. md. 161) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. (HMK. md. 26/1). Davacı kocanın delillerinin evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine (TMK. md. 166/1-2) dayalı dava çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazıh şekilde Türk Medeni Kanununun 161. maddesi uyarınca zina sebebiyle boşanma hükmü kurulması doğru görülmemiştir.” (Yarg. 2. HD. T. 16.10.2014, E. 8735, K. 19994)
  4. Kendi yararına zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı doğmuş olan eş, bu hakkı kullanarak açtığı zina sebebiyle boşanma davasından vazgeçtikten sonra, bu olaya dayanarak şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma isteyemez. Başka bir anlatımla, özel boşanma sebeplerinden birine dayanılarak açılan boşanma davasından feragat edilip o dava bu sebeple red edildikten sonra yine aynı olaya istinat edilerek şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanma istenemez.” (Yarg. 2. HD. T. 31.03.1986, E. 1583, K. 3368)
  5. “Davacı erkek “aynı” boşanma davasında iki ayrı hukuki sebeple (TMK m. 161 ve 166/1) boşanma isteminde bulunmuştur. Mahkeme dava konusu yapılan her bir boşanma sebebi hakkında ayrı ayrı hüküm kurmak zorundadır (HMK m. 26/1).” (Yarg. 2. HD. T. 02.11.2016, E. 17066, K. 14325)
  6. Davalı-karşı davacı erkek karşı dava dilekçesinde öncelikle zina (TMK.md.16l) olmadığı taktirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış, mahkemece tarafların evlilik birliğinin sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebi ile boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin karşı dava dilekçesinde yer alan zina nedenine dayalı boşanma talebi hakkında hükmün gerekçesinde bir açıklama yapılmadığı gibi, hüküm fıkrasında da olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Davalı karşı davacı erkeğin zina sebebine dayalı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru değil ise de; bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-karşı davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 gün 2014/19969 esas, 2015/4436 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” (Yarg. 2. HD. T. 23.12.2015, E. 2015/22983, K. 2015/24834)
  7. Yarg. 2. HD. T. 19.12.2017, E. 1472, K. 14931
  8. “Medeni Kanunun 129. maddesi ile zina eylemindeki eşlerin biri birine karşı sadakat mükellefiyetlerini bozan ahlaki yapı, boşanma sebebi kabul edilmiştir. Boşanma nedeni olarak ceza hukuku çerçevesinde tamamlanmış bir zinanın varlığı ve kanıtlanması amaçlamamıştır. Büyük bir gizlilik içinde oluşması doğal olan zina fiilinin tam bir görgüye dayanarak kanıtlanması pek nadir olmaktadır. Zina olayının varlığı bazı ipuçları, tavır ve davranışlardan çıkarılacak karinelerle kabul edilmelidir. Bu itibarla, zina için gerekli ortama girilmiş ancak elde olmayan nedenlerle eylemin tamamlanamamış olması, bir başka anlatımla eylemin eksik kalkışma derecesinde kalması da zina sebebiyle boşanma için yeterlidir.” (Yarg. 2. HD. T. 20.09.1976, E. 5323, K. 6399); ° Maddi olayda, davalı bir başka erkekle yatak odasında yarı çıplak olarak yakalanmıştır. Belirlenen karine zina sebebiyle boşanma için yeterli bir nedendir.” (Yarg. 2. HD. T. 23.09.1993, E. 1993/7903, K. 1993/7941)
  9. “Somut olayda; yargılama sırasında bilgi ve görgüsüne başvurulan tamk Y… K…, <davacı kadının başka bir erkekle yaşadığı> olgusunun, 18.01.2005 tarihinde açılan davadan sonra gerçekleştiğini <şu anda> sözcükleriyle ifade etmiştir. Esasen tanık beyanında, söz konusu yeni olgunun dava tarihinden sonrası kastedilerek aktarıldığı hususu, Özel Dairece ve Yerel Mahkemenin kabulünde olup, çekişme dışıdır. Dava dilekçesinde, davamn açıldığı tarihe kadar davacı kadının güven sarsıcı davranışlar sergilediğini gösterir bir olayın varlığı da ileri sürülmemiştir. Bu itibarla, dava tarihinden sonra üstelik salt tanık beyanıyla beliren maddi bir olgunun değerlendirilmesi ve hükme esas alınması olanaklı değildir. Bozma ilamında sözü edilen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca eşlerin birbirine karşı sadakat yükümlülüğünün ihlali olgusunun, ancak boşanma davasından önce gerçekleşmesi halinde ve buna davada dayanılması durumunda hükme esas teşkil edebileceği kuşkusuzdur. Dava tarihinden sonra sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde ise, az yukarıda açıklanan ilkeler gereği, bu yeni olgunun, yeni bir davanın konusunu teşkil edeceği, her türlü duraksamadan uzaktır. Hal böyle olunca; Yerel Mahkemenin, her davamn açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi benimsenerek, davadan sonra tamk beyanıyla beliren olgunun kadının kusurunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı yönündeki direnme karan usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.” (Yarg. HGK. T. 16.06.2010, E. 2010/2-227, K. 2010/324); “…her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi vakıalara göre sonuçlandmlır. Bu husus vazgeçilmez temel bir usul kuralıdır.” (Yarg. HGK. T. 19.04.1995, E. 2-128, K. 399)
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.