Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Nedeniyle Boşanma Davası

Sayfa İçeriği (Özet)

Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Nedir?

Aldatma(Zina, Sadakatsizlik), evliliğin en Evliliğin eşlere getirdiği yükümlülüklerden birisi de eşlerin birbirlerine karşı sadakatli davranmaları yükümlülüğüdür. Sadakatsizlik(aldatma,zina) Aldatma(Zina), eşlerden birisinin Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) eyleminin toplumun dini, Aldatma(Zina, Sadakatsizlik) Çiftlerden (1) Eğer Madde 161 – Eşlerden biri Davaya hakkı olan eşin Affeden tarafın Madde 185 – Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine Görüldüğü üzere eşler arasında Bir başka anlatımla, eşin sadakatsiz tutum ve davranışları olayda doğrudan etkilenen Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) Nedeniyle Kanun’da aldatma(zina,sadakatsizlik) sebebiyle Buradaki Fakat, eğer aldatma boşanma davası

Hangi Eşlerin ne Bu kapsamda örneğin Güven sarsıcı davranışlar da sadakatsizlik ve aldatmayı gündeme getirebilir. Örneğin; açıklanmak istenmeyen telefon konuşmaları, gün içerisinde gidilen yerlerin gizlenmesi.

Aynı şekilde eşlerden her hangi birisinin başka birisiyle çıplak veya yarı çıplak halde yakalanması, birlikte çektirilen çok Davanın konusunu oluşturan Aldatma(Zina) Sebebiyle Büyük bir gizlilik içinde olması doğal olan Zinanın mutlak bir Dolayısıyla Adana Sadakatsizlik Vakıasında Görgüye Dayalı Olmayan Esas Alınmaz

Bunun yanı sıra Davacıya ait telefon kayıtları Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) , kusura dayanan, mutlak ve özel bir Çoğunlukla ispatta güçlük çekildiğinden genel İspatlanamamasına rağmen belirlenen eylem yada eylemlerin TMK md 170 uyarınca eşlerin Sadakat; vefalı, doğru, dürüst, içten ve Aldatma(Sadakatsizlik) Aldatmayı öğrenen eş, aldatan eşi affetme hakkına sahiptir. Aldatmayı(Zina, sadakatsizlik) affeden eşin Aldatmanın(Zinanın ve Sadakatsizliğin) affında, eşin yaşadığı ruhi ve Aldatma gibi ağır bir kusurun affedildiği iddiası zorla çekilmiş olan 2 fotoğraf karesine dayandırılamaz. Asil olarak duruşmalara katılacak davacının Affetmek kişinin geçmişten kopmasını ve geleceğe umut dolu bakmasını sağlayan bir Aldatılan eş aldatma olayını affetmesine rağmen Aldatma(zina) sebebine dayalı olarak açılan (4)

Aldatma(Zina,Sadakatsizlik) Davasında Geriye Dönük Telefon Kayıtları

Aldatma iddiasını ispatlamak isteyen eşin ilk aklına gelen Aldatan eşin kimleri aradığı, hangi saatte ne kadar görüştüğü, hangi numaraya ne

  • Aranan numara
  • Aramanın yapıldığı Aramanın yapıldığı saat
  • Mesaj gönderilen numara
  • Mesaj gönderisinin saat ve Operatörden Konuşma Geçmişini İsteyebilir Miyim?
  • Operatörden telefon geçmişi kaydını Yapılan Aldatmayı Kanıtlamak İçin Aldatmaya dayalı bir Aldatma(Zina) Durumunda Evliliğin Temelinden Sarsılmasına Dayalı Eşlerden birinin aldatması(zina) etmesi durumunda diğer eş Yalnızca bu sebebe dayanılmasının da birtakım gerekçeleri bulunmaktadır. Örneğin (2)

    Ayrıca Bu gibi hallerde evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı (3)

    Hem Aldatma(Zina) Hem De Temelinden Sarsılma Nedeniyle Eşlerden birinin (5)

    Hakimin bunlardan birine dayanarak boşanmaya (6)

    İki ayrı (7)

    (9)

    Örnek; “Davacı eşinin sosyal paylaşım sitesinden elde edilen görüntülere ilişkin belgeleri sunmuştur. Sunulan bu belgelerde davalıyı bir başka erkekle sosyal paylaşım sitesine konulduğu boşanmada

     ve boşanmanın sonuçlarında dikkate alınır.(Esas : 2012/6355, Sosyal Paylaşım Sitesinde Başka Bir Kadına Kendisini Boşanmış Olarak Tanıtmak Güven Sarsıcı Bir Davranıştır

    Sosyal paylaşım sitesinde başka bir kadınla kendisini boşanmış olarak tanıtıp, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı Sosyal Medya Üzerinden Başka Bir Kadınla Yazışmak Güven Sarsıcı Davranıştır

    sosyal paylaşım sitelerinde başka bir kadınla yazışmasının sadakatsizlik boyutunda olmayıp güven sarsıcı davranış niteliğindedir.(Esas : 2015/7097, sosyal

     paylaşım sitesinde bulunan hesabında başka bir erkekle birlikte çekilmiş samimiyet içeren fotoğraflarını paylaşması, yine bu sosyal

     paylaşım sitesinde yazışmalar yapması, ayrıca aynı erkekle görüşmek için mevcut telefonundan ayrı olarak edindiği GSM hattı ile bu kişiye ait GSM hattı arasında yapılan görüşmelerin gecenin geç saatlerinde, Güven Sarsıcı Davranış Sonucu Uygulanan Bu itibarla boşanmaya neden olaylarda her iki tarafın da kusuru olmakla birlikte boşanmaya neden olan olaylarda tarafların Hangi Davranışlar Zinadır?

    1. Üreme (tenasül) organlarının birleşmesi şeklindeki tam ve yolla gerçekleşen cinsel ilişkiler,
    2. Teşebbüs Aşamasında Kalan Cinsel İlişkiler(8)
    3. Toplu İlişkiler

    Hangi Davranışlar Aynı Cinsle Cinsel İlişki
  • Ölü İle Cinsel İlişki
  • Hayvanlar İle Cinsel İlişki
  • Eşyalar İle Cinsel Yapay Âşıkane ve Güven Sarsıcı Hareketler
  • Özet Olarak;

    Aldatma(Sadakatsizlik) DAVACI: Eşinin DAVALI: Görevli ve Yetkili Mahkeme

    GÖREVLİ MAHKEME: YETKİLİ MAHKEME: Tüm TMK’nm 161/2. maddesi uyarınca, Mahkeme Masrafları ve Mahkemeye yapılan

    Aldatma(Zina) Nedeniyle Boşanma Davasında Hakim Ayrılık Kararı Verebilir Mi?

    Zina sebebiyle açılan boşanma davasında eşlerin barışma olasılıkları zayıf olsa dahi; hakim, müşterek hayatın tekrar kurulma olasılığı bulunduğuna kanaat getirirse ayrılık kararı verebilir.

    Neden Aldatma(Zina) Boşanma Sebebidir?

    Zinanın boşanma sebebi olarak düzenlenmesinin temelinde toplumun dini ve ahlaki anlayışı, gelenek, görenek ve örf-adetlerine aykırılık oluşturması, sosyal çevrede dedikodulara yol açması ile eşler dışında
    tüm aile fertlerine de utanç duygusu yaşatması olduğu belirtilmektedir.

    Zina Suç Mudur?

    Türk Hukuk Sisteminde zina suç değildir. Zina eski Türk Ceza Kanunu’na göre suç idi. Ancak 1999 yılında değişen kanun neticesinde artık zina bir suç olarak sayılmamaktadır.

    Eşlerden Birisinin Aldatması Diğer Eşe De Aldatma Hakkı Vermez

    Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışta bulunması, diğerine de bu şekilde davranma hakkı tanımaz.

    Boşanma Davası Devam Ederken Aldatma Durumunda Ne Olur?

    Evliliğin kurulmasıyla başlayan sadakat yükümlülüğü boşanmaya ilişkin kararın kesinleşmesine dek varlığını korumaktadır. Dolayısı ile boşanma davası devam ederken eşlerden birisinin aldatma eylemine devam etmesi aleyhine olarak boşanma davasında kullanılır.

    Boşanma davasının açılması, bu yükümü kaldırmayacağı gibi taraflar evli oldukları sürece bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır. Boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkının elde edilmiş olması da sadakat yükümünü kaldıracak bir unsur değildir.” (Yarg. HGK. T. 13.07.2011, E. 2011/2- 403, K. 2011/509)

    Aldatan Eşe Karşı Ne Yapılabilir?

    Sadakat yükümlülüğünün dava edilemeyeceği ve zorla yerine getirilmesinin sağlanamayacağı, ancak bu yükümlülüğe aykırı hareket edilmesinin kanunda sayılan boşanma sebeplerinden birinin açılmasına ve buna bağlı hukuki sonuçların doğmasına yol açabileceği ifade edilmektedir.

    Telefon kayıtları aldatmayı(sadakatsizliği) ispatlamak için işime yarar mı?

    Hangi numaranın hangi tarihte kaç kere arandığı, bu çerçevede boşanma davasında delil olarak kullanılabilecek bilgileri ulaşılabilir.
    Görüşme sıklığı, hangi saatlerde görüşme yapıldığı, görüşülen numaralar aldatma olayı hakkında hakimin kanaat edinmesine ve ispata yeterli olmaktadır.

    Whatsapp Mesajları Aldatmayı Kanıtlar Mı?

    Whatsapp konuşmaları normal şartlarda kanıt değildir. Bu konuşamaların görüntü kaydının dahi sunulması suç oluşturabilir. Whatsapp ve benzeri sosyal medya araçları yazışmaları doğrudan kanıt olarak kabul edilmese bile, bazı olayları kanıtlamak amacıyla destekleyici unsur olarak değerlendirilebilirler. Çeşitli şekillerde usulsüz kanıt oluşturulmasının mümkün olması, bu türlü yazışmaların doğrudan kanıt olmasının önünde engel durumdadır. Whatsapp, sms veya diğer sosyal medya araçlarının kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yazışmaların yapıldığı telefon veya cihazın mahkemeye delil olarak sunulması veya bu yazışmalara tanık olan bir veya birkaç kişinin varlığı gereklidir.

    Whatsapp Ekran Görüntüsünü Aldatma Boşanma Davasında Kullanabilir Miyim?

    Telefonların ekran görüntüsü anlık fotoğrafını çekme özelliği sayesinde mesajlaşmaların fotoğrafının çekilerek mahkemeye sunulması mümkündür.

    Aldatan(Zina Yapan) Eş Aldatmaya Teşvik Edilmiş İse Ne Olur?

    Zina eden eş, zinaya teşvik edilmişse bu durumunda açılacak zina sebebiyle boşanma davasının hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesi sebebiyle reddedilmesi gerekmektedir.

    1. Zina eylemi hem özel, hem de genel boşanma nedeni oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş, dilerse bu nedenlerden ikisine dilerse birisine dayanarak boşanma davası açabilir.” (Yarg. 2. HD. T. 21.02.1984, E. 1984/1408, K. 1984/1635) “Eşlerden birinin sadakatsizliği sebebiyle zinaya dayanılarak dava açılabileceği gibi; bu eylemin meydana getirdiği geçimsizlik yüzünden de boşanma davası açılabilir.” (Yarg. 2. HD. T. 31.05.1983, E. 3732, K. 4974)
    2. “…Geçimsizlik sebebiyle boşanmaya karar verilebilmesi için zina eyleminin tespiti şart değildir. Güven duygularını sarsan ve sadakat görevini zedeleyen her türlü eylem, ortak hayatı çekilmez hale getirmeye yeterli bir sebeptir. ” (Yarg. HGK. T. 22.06.1983,E. 1982/2-2387, K. 1983/710)
    3. “Davacı koca, dava dilekçesinde aldatma ve terk nedeniyle boşanma kararı verilmesini talep etmiş, vekili ise katıldığı ön inceleme duruşmasında davamız geçimsizliğe dayanmaktadır şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu itibarla davanın Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuksal sebebine dayalı olduğunun kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 161. maddesi uyarınca zina nedenine dayalı bir dava bulunmamaktadır. Münhasıran genel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında özel boşanma sebebine (TMK. md. 161) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. (HMK. md. 26/1). Davacı kocanın delillerinin evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine (TMK. md. 166/1-2) dayalı dava çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazıh şekilde Türk Medeni Kanununun 161. maddesi uyarınca zina sebebiyle boşanma hükmü kurulması doğru görülmemiştir.” (Yarg. 2. HD. T. 16.10.2014, E. 8735, K. 19994)
    4. Kendi yararına zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı doğmuş olan eş, bu hakkı kullanarak açtığı zina sebebiyle boşanma davasından vazgeçtikten sonra, bu olaya dayanarak şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma isteyemez. Başka bir anlatımla, özel boşanma sebeplerinden birine dayanılarak açılan boşanma davasından feragat edilip o dava bu sebeple red edildikten sonra yine aynı olaya istinat edilerek şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanma istenemez.” (Yarg. 2. HD. T. 31.03.1986, E. 1583, K. 3368)
    5. “Davacı erkek “aynı” boşanma davasında iki ayrı hukuki sebeple (TMK m. 161 ve 166/1) boşanma isteminde bulunmuştur. Mahkeme dava konusu yapılan her bir boşanma sebebi hakkında ayrı ayrı hüküm kurmak zorundadır (HMK m. 26/1).” (Yarg. 2. HD. T. 02.11.2016, E. 17066, K. 14325)
    6. Davalı-karşı davacı erkek karşı dava dilekçesinde öncelikle zina (TMK.md.16l) olmadığı taktirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış, mahkemece tarafların evlilik birliğinin sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebi ile boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin karşı dava dilekçesinde yer alan zina nedenine dayalı boşanma talebi hakkında hükmün gerekçesinde bir açıklama yapılmadığı gibi, hüküm fıkrasında da olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Davalı karşı davacı erkeğin zina sebebine dayalı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru değil ise de; bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-karşı davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 gün 2014/19969 esas, 2015/4436 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” (Yarg. 2. HD. T. 23.12.2015, E. 2015/22983, K. 2015/24834)
    7. Yarg. 2. HD. T. 19.12.2017, E. 1472, K. 14931
    8. “Medeni Kanunun 129. maddesi ile zina eylemindeki eşlerin biri birine karşı sadakat mükellefiyetlerini bozan ahlaki yapı, boşanma sebebi kabul edilmiştir. Boşanma nedeni olarak ceza hukuku çerçevesinde tamamlanmış bir zinanın varlığı ve kanıtlanması amaçlamamıştır. Büyük bir gizlilik içinde oluşması doğal olan zina fiilinin tam bir görgüye dayanarak kanıtlanması pek nadir olmaktadır. Zina olayının varlığı bazı ipuçları, tavır ve davranışlardan çıkarılacak karinelerle kabul edilmelidir. Bu itibarla, zina için gerekli ortama girilmiş ancak elde olmayan nedenlerle eylemin tamamlanamamış olması, bir başka anlatımla eylemin eksik kalkışma derecesinde kalması da zina sebebiyle boşanma için yeterlidir.” (Yarg. 2. HD. T. 20.09.1976, E. 5323, K. 6399); ° Maddi olayda, davalı bir başka erkekle yatak odasında yarı çıplak olarak yakalanmıştır. Belirlenen karine zina sebebiyle boşanma için yeterli bir nedendir.” (Yarg. 2. HD. T. 23.09.1993, E. 1993/7903, K. 1993/7941)
    9. “Somut olayda; yargılama sırasında bilgi ve görgüsüne başvurulan tamk Y… K…, <davacı kadının başka bir erkekle yaşadığı> olgusunun, 18.01.2005 tarihinde açılan davadan sonra gerçekleştiğini <şu anda> sözcükleriyle ifade etmiştir. Esasen tanık beyanında, söz konusu yeni olgunun dava tarihinden sonrası kastedilerek aktarıldığı hususu, Özel Dairece ve Yerel Mahkemenin kabulünde olup, çekişme dışıdır. Dava dilekçesinde, davamn açıldığı tarihe kadar davacı kadının güven sarsıcı davranışlar sergilediğini gösterir bir olayın varlığı da ileri sürülmemiştir. Bu itibarla, dava tarihinden sonra üstelik salt tanık beyanıyla beliren maddi bir olgunun değerlendirilmesi ve hükme esas alınması olanaklı değildir. Bozma ilamında sözü edilen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca eşlerin birbirine karşı sadakat yükümlülüğünün ihlali olgusunun, ancak boşanma davasından önce gerçekleşmesi halinde ve buna davada dayanılması durumunda hükme esas teşkil edebileceği kuşkusuzdur. Dava tarihinden sonra sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde ise, az yukarıda açıklanan ilkeler gereği, bu yeni olgunun, yeni bir davanın konusunu teşkil edeceği, her türlü duraksamadan uzaktır. Hal böyle olunca; Yerel Mahkemenin, her davamn açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi benimsenerek, davadan sonra tamk beyanıyla beliren olgunun kadının kusurunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı yönündeki direnme karan usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.” (Yarg. HGK. T. 16.06.2010, E. 2010/2-227, K. 2010/324); “…her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi vakıalara göre sonuçlandmlır. Bu husus vazgeçilmez temel bir usul kuralıdır.” (Yarg. HGK. T. 19.04.1995, E. 2-128, K. 399)

    Avukat Saim İNCEKAŞ – Seyhan/Adana 01010
    av-saimincekas.com

    bir yorum bırakın

    error: Kopyalama, kısıtlı içerik ve diğer özellikleri sadece kayıtlı üyeler kullanabilir. Menü>Üyelik sekmesinden detaylı bilgi edininiz.