Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Koruma Kararına İtiraz Dilekçesi

Aile Mahkemesi Koruma Kararına İtiraz

Aile Mahkemesi aleyhinize bir şekilde “uzaklaştırma” yani karşı tarafı “koruma” kararı verme yetkisine sahiptir. Aleyhinize verilen koruma kararına karşı itiraz hakkınız bulunmaktadır. Adana’daki boşanma avukatınız ile iletişime geçerek veyahut kendiniz aslen durumu aşağıdaki gibi anlatır bir dilekçeyle bu karara itiraz edebilirsiniz.


Koruma, Evden Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi -1-

ADANA 6.AİLE MAHKEMESİNE

VERİLMEK ÜZERE

ADANA 5. AİLE MAHKEMESİNE

ESAS NO :

KARAR NO:

KARARA İTİRAZ EDEN                                   :

VEKİLİ                                                                  : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

TEDBİR TALEBİNDE BULUNAN                   :

KONU                                                                  : Aile Mahkemesi’nin 2019/36 Değişik iş,2019/41 karar sayılı ve 23/01/2019 tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR                                                 :

Müvekkil, şiddet mağduru olduğunu iddia eden  X ile yaklaşık üç senedir evli olup ve bu evlilikten 18 aylık Pınar adında ortak çocukları bulunmaktadır.
Sayın 5.Aile Mahkemesi’nin müvekkil  aleyhine evden uzaklaştırma ve koruma kararı usul ve yasaya aykırı olup müvekkil adına itiraz etmekteyim. Şöyleki; Şikayet eden karşı  taraf sayın mahkemeye bildirdiği iddialarda tamamen haksız olup gerçeği yansıtmamaktadır.

Şikayet edene veya yakınlarına herhangi bir fiziksel şiddet uygulamamıştır.
5.Aile Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar sayılı dosyasında vermiş olduğu ara kararın 1.maddenin d fıkrasında kişisel ilişki kurulmasına ilişkin halleri saklı tutarak babanın çocuğuyla görüşebileceğini belirtmiştir.Ancak tedbir talebinde bulunan X; müvekkil X hakkında verilen evden,işyerinden 100 metre uzaklaştırma kararından sonra ortak çocukla beraber müşterek konuttan ayrılmış ve işyerinden izin alarak Adana’ya gitmiştir. Xçocuğuyla beraber Adana’ya gittiğinden beri müvekkil X çocuğunu görememiştir. Ve halen de görmemiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 336. Maddesi “Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.” Hükmü gereğince ortak çocuk üzerinde müvekkilinde velayeti devam ettiğinden ve ayrıca ara kararda müvekkilin çocuğunu görmesini kısıtlayacak bir karar da olmadığından çocuğunu istediği zaman görme hakkına sahiptir.

Tedbir talebinde bulunan C mahkemenizin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı ara kararına ve TMK ilgili maddelerine  aykırı davranmış, çocuğu müvekkilin göremeyeceği bir yere götürmüştür. Tüm bu hukuki sebeplerle müvekkilin çocuğunu görebilmesi imkanın sağlanması gerekmektedir.5 Aile Mahkemesi ara kararında müvekkilin çocuğuyla görüşme şartları hakkında herhangi bir karar vermemiş olup ilgili mahkemenin görüşme şartları hakkında açık bir karar verilmemesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca C müşterek konutu uzaklaştırma kararının olduğu dönemde hem kendisi kullanmamış hemde eşi Ö’ın kullanmasına engel olmuştur.

Müvekkil ara karar sürecinde devamlı otelde kalmış olup ekonomik sıkıntı yaşamasına neden olmuştur.

Sonuç olarak yukarıda anlatılan nedenlerle öncelikle müvekkilin çocuğunu görmesi için yasal şartların oluşturulması, şikayet eden karşı tarafın beyanları gerçeği yansıtmadığından ve müvekkil 5. Aile Mahkemesi’nin koruma tedbirleri ve evden uzaklaştırma kararı nedeniyle mağdur olduğundan ve bu karar nedeniyle ekonomik olarak çöküntü yaşadığından sayın mahkemenin kararına itiraz etme ve koruma kararının kaldırılmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur.

HUKKİ NEDENLER                                                           : 6284 Sayılı Yasa, Yargıtay kararları ve İlgili Mevzuat

DELİLLER                                                                            : Tanık beyanları vs. her türlü deliller

İSTEM SONUCU                                                               : Yukarıda arz edilen ve sayın mahkemece de resen dikkat edilecek hususlarla 5. Aile Mahkemesi’nin 2019/36 D. İş, 2019/41 K. Sayılı 23/01/2019 tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımızın kabul edilerek söz konusu kararın kaldırılması ve yukarıda belirttiğimiz hususlarında göz önünde bulundurularak müvekkilin çocuğu ile görüşmesi imkanının sağlanmasına karar verilmesini müvekkil adına saygıyla arz ve talep ederiz. tarih

İTİRAZ EDEN VEKİLİ

EKLER:

Vekaletname

Koruma, Evden Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi 2

ADANA 7. AİLE MAHKEMESİ’NE

-Gönderilmek üzere –

ADANA 6. AİLE MAHKEMESİ’NE

KARARA İTİRAZ

EDENLER             :  

VEKİLİ                   :  Av. 

KARŞI TARAF     : 

KONUSU : Adana 6.  Aile Mahkemesinin 2017 /CCC D. İş Esas ve 2017 / CCC Karar sayılı koruma tedbiri kararına itirazlarımızın sunulması ve koruma kararının kaldırılması talebidir.

AÇIKLAMALAR

Sayın Mahkeme, tedbir isteyen AAA’ın müracaatı üzerine 2017 / CCC D. İş Esas ve 2017 / CCC Karar sayılı koruma tedbiri ile müvekkillerimiz ve diğer 4 site sakini hakkında 1 ay süre ile koruma tedbiri kararı vermiştir.

Sayın Mahkeme kararını sadece tedbir isteyen AAA’ın beyanlarına dayandırmıştır. AAA tarafından beyanlarını ve iddialarını destekler en ufak bir delil dahi sunulmadığı gibi Sayın Mahkeme tarafından da bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.

Sadece tedbir isteyenin beyanlarına göre karar verilmiş olması açıkça YASAYA, HUKUKA ve kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırıdır.

Kaldı ki tedbir isteyen AAA tarafından iddia edilen hususların hiçbiri gerçek ve doğru değildir. Müvekkillerimiz tedbir talepli dilekçede iddia edilen hususların hiçbirini gerek sözlü ve gerekse fiili hareketleriyle yapmamışlardır. Bu husus bizzat AAA tarafından Sayın Mahkemeye verilen dilekçeden dahi anlaşılmaktadır. Dilekçe tutarsız, mesnetsiz ve afaki iddialardan ibarettir.Tedbir dilekçesinde yazılı mesnetsiz iddialar sebebiyle bugüne kadar hiçbir sabıkaları olmayan, karakolun yolunu bile bilmeyen müvekkillerimiz hakkında koruma tedbiri kararı verilmiş olması müvekkillerimizi derinden üzmüş ve yaralamıştır. Verilen kararın gerek site sakinleri ve gerekse mahalle sakinleri tarafından öğrenilmiş olması müvekkillerimizin manevi acılarını bir kat daha arttırmıştır. AAA’ın müvekkillerimiz hakkında ile sürdüğü iddialar aynı zamanda hakaret ve iftira suçlarını oluşturmaktadır. Müvekkillerimiz aynı sitede ikamet etmeleri ve komşuluk hukuku  sebebiyle bugüne kadar AAA hakkında suç duyurusunda bulunmamışlardır. Ancak yukarıda açıklanan sebeplerle müvekkillerimizin suç duyurusunda bulunma ve hakaretler/iftiralar sebebiyle maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutulmuştur. 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen ve resen tespit edilecek hususlar karşısında itirazımızın kabulü ile ;

1-) Adana 6. Aile Mahkemesinin 2017 / CCC D. İş Esas ve 2017 / CCC Karar sayılı koruma tedbiri kararının kaldırılmasına,

2-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, Karar verilmesi vekaleten arz ve talep olunur. Saygıyla, 30.05.2017                                                                                                                 

     İtiraz Edenler Vekili

                                                                                                                 Av. 

Ekler :

Vekaletnameler ve Yetki Belgesi

Uzaklaştırma Kararının Kaldırılması Dilekçe Örneği 3

ADANA 6. AİLE MAHKEMESİ’NE

UZAKLAŞTIRMA KARARININ
KALDIRILMASINI İSTEYEN :

HAKKINDA UZAKLAŞTIRMA
KARARI VERİLMİŞ OLAN : 

TALEP : Uzaklaştırma kararının kaldırılması

AÇIKLAMALAR :

1- Eşim X hakkında Adana 6. Aile Mahkemesinin X

Tarih ve X sayılı kararı ile lehime uzaklaştırma tedbiri alınmıştır.

2- Bu uzaklaştırma tedbirinin aleyhine tedbir istenen X’in mesleki saygınlığı ve itibarına zarar vermesi sebebiyle kaldırılmasını talep ediyorum.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle, Adana 6. Aile Mahkemesinin X Tarih ve X sayılı kararı ile verilen uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmesini, lehine uzaklaştırma kararı verilen olarak saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

Lehine Tedbir Verilen
İmza

 

Aile Mahkemesi Koruma Kararına İtiraz Dilekçesi 4

                      ADANA 3. AİLE MEHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

                                        Gönderilmek Üzere

                  ADANA 2. AİLE MAHKEMESİNE SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

ESAS NO:

KARAR NO:

KARARA İTİRAZ EDEN:

TEDBİR İSTEYEN :

TEBLİĞ TARİHİ:

KONU: Adana 2. Aile Mahkemesinin …….Değişik iş,  …….karar sayılı ve X tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımın sunulmasından ibarettir.

İTİRAZLARIM :

X günü  Adana 2. Aile Mahkemesinin ……Değişik iş,  ………karar sayılı ve X tarihli koruma kararı tarafıma tebliğ edilmiştir. Sebebini dahi bilmediğim bu kararı kabul etmem mümkün değildir.

Eşim X ile X Tarihinde evlendik. Bu tarihten günümüze kadar mutlu bir evliliğimiz bulunmaktadır. Ayrıca X Tarihinde doğmuş olan X İsimli müşterek bir çocuğumuz vardır.

Ben evlendiğimiz günden beri eşime bir kere dahi şiddet uygulamadım, ona hiç bir zaman kötü muamelede bulunmadım. Ne fiziksel ne de psikolojik hiç bir şiddetim olmadı. Tüm yakın çevremiz ve ailelerimiz de bu duruma şahittir. Nitekim eşimin ve eşimin annesinin sağlık sorunları oluşana kadar da  mutlu ve huzurlu bir evliliğimiz vardı.

Eşim X çok ciddi sağlık problemleri yaşamış X tanısı konulması üzerine yaklaşık iki yıl boyunca ciddi tedaviler almış, 5 kere ameliyat olmuştur. Bu süreçte ben daima maddi ve manevi olarak eşimin yanındaydım. X İsimli oğlumuz eşimin  tedavi sürecinde devamlı olarak ben baktım. Dolayısıyla beraber geçirdiğimiz sürenin fazlalığı ve ortak paylaşımımızın daha fazla olması nedeniyle oğlum da benimle birlikte kalmak istemektedir.

Eşim sağlık sorunları nedeniyle hastalık sürecinde oldukça yıpranmıştır. Kendi sağlık sıkıntılarının ardından annesi de rahatsızlanmış olup,  uzun süredir hastanede tedavi görmektedir. Nitekim şuan eşimin annesi yoğun bakımda iken X itibari ile vefat etmiştir. Bu süreçte eşim annesi ile ilgilenmek için çoğu zaman onun yanında kalmıştır. Son zamanlarda ailesine destek olmak ve yardım etmek için sık sık anne ve babası ile birlikte kalmış neredeyse hiç evimize uğramamıştır. Ben bu süreçte de eşime destek olmak için onu eve gelmeye zorlamadığım gibi müşterek çocuğumuza da tek başıma baktım.

Eşim yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle psikolojik olarak oldukça yıpranmıştır. Nitekim kanser tedavisinden sonra doktor tarafından da bu durum gözlemlenmiş olup, psikiyatri kliniğine sevk edilmiştir. Yapılan muayene sonucunda ilaç desteği almasına karar verilmişse de eşim doktoru tarafından verilen ilaçları içmeyi reddetmiş ve tedavi olmamıştır. Ayrıca eşimin yaşadığı sorunları birlikte atlatabilmek adına yardım almaya karar vermemiz üzerine beraber uzman bir psikologa gitme kararı aldık X gittik. Burada da her ikimizle yaptığı görüşme neticesinde X eşimin ilaçla tedavi olması gerektiği tavsiyesinde bulunmuştur. Ancak eşim bu tavsiyeye de uymamış tedaviyi reddetmiştir. Mahkemenizin uygun görmesi halinde X bilgi alınmasını talep ederim.

Ben şimdiye kadar hiçbir zaman eşime karşı sözlü ya da fiziksel olarak şiddet eğiliminde bulunmadım. Neden böyle bir tedbir talebinde bulunduğunu da anlamış değilim. Üstelik bu kararla ben müşterek çocuğumuz xxxxxxxx da uzaklaştırılmış bulunmaktayım. Ancak X bebekliğinden beri ağırlıklı olarak ben bakmaktayım. Nitekim müşterek çocuğumuza sorulduğunda o da benimle birlikte kalmak istediğini söylemektedir. Sebebini dahi bilmediğim bir şekilde 10 ay gibi uzun bir süre çocuğumdan uzaklaştırılmam hakkaniyetli olmadığı gibi babalık hakkımın ihlalidir.

Tüm bu süreçler yaşanırken ben şuan hakkımda koruma kararı verilerek uzaklaştırıldığım evimde yaşıyor ve aile birliğimizin devamını sağlamak için sorumluluklarımı yerine getiriyor, müşterek çocuğumuzun bakımı ile ilgileniyordum. Ben eşimi ve ailemi seviyorum. Eşimin yalnızca iyi günleri değil kötü günlerinde de onun yanında olabilmek için elimden geleni yaptım ve yapmaktayım. Aile birliğini sarsacak yahut koruma tedbiri alınmasını gerektirecek hiçbir davranışım olmamıştır. Şahsım dinlenmeden verilen bu karar ile ben ailemden, evladımdan, günlük yaşamımdan mahrum bırakıldım. Şuan kendi kılık kıyafetimi dahi kullanamıyor, öz evladımı göremiyorum. Bu karar benim haksız bir şekilde maddi ve manevi olarak zarara uğramama neden olmuştur. Bu sebeple bu kararın kaldırılmasını talep ediyorum.

Mahkemeniz aksi kanaatte ise de;

Adana 2. Aile Mahkemesi kararında “..kişisel ilişki kurulmasına ilişkin haller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması” şeklinde hüküm kurarak, oğlum 6 ay süre görüşmemi yasaklamıştır. Kararda kişisel ilişki ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Dolayısıyla çocuğumla ne zaman ne şekilde görüşebileceğim kararda yazmamaktadır. Bu şekilde hiçbir açıklama yapılmaksızın çocuğumla ilişkimin kısıtlanması vicdana aykırıdır. Xxx İle kişisel ilişki kurabilmem için gerekli yasal şartların sağlanmasını talep ederim.

Ayrıca Adana 2. Aile Mahkemesi kararında  tüm kişisel eşyalarımın, kıyafetlerimin vb. Bulunduğu X adresindeki aile konutumuzdan 6 ay süre ile uzaklaştırılmama karar vermiştir. Ancak benim bütün kişisel eşyalarım bu evde bulunmaktadır. 6 ay gibi uzun bir süre bu eşyalarım olmadan günlük hayatımı devam ettirmem mümkün değildir. Dolayısı ile tarafıma kişisel eşyalarımı aile konutundan alabilmem için belirli bir süre verilmesini talep ederim.

Sonuç olarak yukarıda anlatılan nedenlerle sayın mahkemenin koruma tedbirleri ve evden uzaklaştırma kararı nedeniyle mağdur olduğumdan ve bu karar nedeniyle maddi ve manevi olarak çöküntü yaşayacağımdan sayın mahkemenin kararına itiraz etme ve koruma kararının kaldırılmasını talep etme mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise çocuğumla kişisel ilişki kurabilmem için yasal şartların açık bir şekilde belirtilmesi ile eşyalarımı alabilmem için şahsıma süre verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur.

NEDENLER : 6284 Sayılı Yasa, Yargıtay kararları ve İlgili Mevzuat

DELİLLER        :     Tanık beyanları vs. her türlü deliller

İSTEM SONUCU: Yukarıda arz edilen ve sayın mahkemecede resen dikkat edilecek hususlarla Adana 2. Aile Mahkemesini xxx,  xxx  karar sayılı ve X tarihli 6284 Sayılı Kanun gereğince koruma tedbir kararına karşı itirazımızın kabul edilerek söz konusu kararın kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde  X İle kişisel ilişki kurabilmem için gerekli yasal şartların sağlanmasını ve tarafıma kişisel eşyalarımı aile konutundan alabilmem için belirli bir süre verilmesini  saygıyla arz ederim. tarih

İTİRAZ EDEN

                                                                                                                      Adı ve Soyadı

                                                                                                                           İmza

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi 5

ADANA …. AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO:

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALI:

VEKİLİ:

KONU                          : Sayın mahkemece … tarihli ara kararı ile verilen uzaklaştırma kararına karşı itirazlarımızı ve kaldırılması talebimizi içerir

AÇIKLAMALAR

Sayın Mahkemenin … tarihli ara kararı ile davalının hiçbir delil ileri sürmeksizin sadece iddiadan ibaret beyanlarına istinaden, davalı kadın lehine önceden … Aile Mahkemesi’nce verilen koruma kararı 3 ay daha uzatılmıştır (6284 S.K. m.5/1, a-c-d-e-f).

Uzaklaştırma kararına konu olan olayda davalı taraf, verdiği ifadede müvekkilin kendisine hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, bu hakaret ve tehditleri müşterek çocuk A’nın kullandığı telefondan yaptığını ifade etmiştir. Davalı taraf, tedbir kararına konu olayda müşterek çocuğun elinden telefonu alarak konuşmaya müdahale ettiğini emniyette verdiği ifadede söylemiştir. İfadesinde iddia ettiği üzere telefonu eline almış, kendisine yapılan hakaret sonucu müvekkile ‘sen ne diyorsun’ şeklinde mutedil bir karşılık verdiğini söylemiştir.

Davalı taraf, tartışmanın yaşandığı tarihte (….12.20…) müvekkilin, çocuklarının geleceği ve kötüye giden sağlık durumları nedenleriyle velayetin değiştirilmesi davası açma hazırlığında olduğunu bilmektedir. Bu sebeple davalı yan, müvekkili kötü göstermek ve adil yargılanmayı etkilemek çabasındadır. Müvekkil, oğlu ile telefonda kişisel ilişki kurduğu esnada, her seferinde telefonun hoparlörü açık vaziyette ve o esnada ortamda bulunanlarca dinlenmektedir. Davalı, şikayet beyanında da telefonu oğlunun elinden, müvekkilin sözleri üzerine aldığını yani anlaşılan o ki hoparlör açık şekilde kişisel ilişki kurulmasına izin verdiğini itiraf etmektedir. Kaldı ki müvekkil hiçbir zaman çocukları ile küfürlü konuşmamıştır, çocuklarını çok önemsemekle birlikte gelecekleri için endişe duymasından ötürü halihazırdaki velayetin değiştirilmesi davasını açmıştır.

Çocukları ile telefonda konuşurken hoparlörün her seferinde açık olması, çocukları ile 6-7 ay görüştürülmemiş olması vs. nedenler gücüne gitmiş, davalı taraf konuşmayı bölüp telefonu alınca da telefonda bir sözlü tartışma yaşanmıştır. Bu esnada karşılıklı hakaretler olmuşsa da kesinlikle davalı tarafın iddia ettiği üzere bir tehdit, ‘senin evine geliyorum’ şeklinde bir beyan olmamıştır. Buna dair delil de sunmaktayız (EK-1). Bu ekten de anlaşılacağı üzere uzaklaştırma kararına konu sözlü tartışma 19:46’da olmuştur. Oğlunun bu tartışmaya şahit olmaması ve olayın büyümemesi için müvekkil telefonu kapatmıştır. Ancak davalı taraf; 19:47, 19:48, 19:49’da defaatle aramış ve müvekkil bu aramalardan ikisini reddetmiş, birini de davalı tarafın tekrar eden hakaretlerinden ötürü hemen kapatmıştır. Buradan anlaşılacağı üzere hakarette ısrar ederek defaatle arayan davalı taraftır. Hayatın olağan akışında makul bir kişi, kendisini tehdit eden ve çekindiğini belirttiği birini defaatle aramaz. Somut olayın bu şekilde cereyan etmiş olması davalı tarafın beyanlarının çelişkili ve yanlış olduğunu göstermektedir.

Kaldı ki davalı taraf telefonu müşterek çocuk A…’nın elinden alarak ‘sen ne diyorsun’ gibi mutedil bir konuşma yapmamış, müvekkile hakaret etmiştir. Müvekkilin oğluna; kendisini haftaya alabileceğini, şu anda müsait olmadığını, annesi ile de konuşacakları olduğunu beyan etmesi üzerine sinirlenip telefonu alan ve ilk önce hakaret eden davalı taraftır. 2016’da boşanmalarından bu yana müvekkil ile davalı yan hiçbir şekilde yüz yüze gelip iki laf etmemiş, yüz yüze sözlü tartışma dahi olmamıştır. Müvekkil, davalı tarafla boşanmalarından bu yana geçen 4 yılda, karşı tarafla çok önemli bir durum olmadıkça telefonla dahi görüşmemiştir ve görüşmemektedir. Boşanmalarından sonra davalı tarafla bütün ilişkileri bittiğinden karşı tarafı tehdit etmesi için hiçbir sebep de yoktur. Müvekkilin tek derdi çocuklarının geleceğidir.

İstanbul Sözleşmesi’ne istinaden düzenlenen 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun ‘’koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmayacağı ve önleyici tedbir kararının geciktirilmeksizin verileceği’’ (m.12/1) hükmüne amirdir. Kamuoyunda da İstanbul Sözleşmesi özelinde çokça olumsuz eleştiriye tabi tutulan bu düzenlemelerin mağdur tarafından kötüye kullanılabildiği somut olaydan da anlaşılmaktadır. Davalı tarafın hiçbir delil sunmadan doğruları yansıtmayan ve çelişkili beyanlarına istinaden alınan uzaklaştırma kararının kaldırılması gerekmektedir. Müvekkil şu anda yeniden bir suç isnadı ile karşılaşabileceği endişesi ile çocukları ile dahi görüşememektedir. Müvekkilin savunma hakkının ihlaline neden olan haksız isnatlarla müvekkil hakkında yasal olmayan işlemlerin tesis edilmesine neden olunmuştur. Bu veçhile kişilik haklarının toplum önünde alenen ihlali ile mağdur edilen taraf davacı müvekkildir.

Bahsi geçen sözlü tartışma da davalı tarafın, hoparlör açık şekilde izin verdiği konuşmaya müdahale etmesi, telefonu alması ve müvekkile hakaret etmesi üzerine başlamıştır. Somut olayda hem suçlu hem de yasanın kendisine tanıdığı pozitif ayrımcılığı kullanarak güçlü olan ve bu hakkını kötüye kullanan, davalı taraftır. Emniyette bilgisine başvurulan ve kendisine ezberletilen ifadeleri söyleyen müşterek çocuk A…’nın ifadeleri de evlatlarının müvekkile karşı nasıl doldurulduğunun açık bir göstergesidir.

Müvekkil çocukları ile görüşmeye çalıştığı bir dönemde davalı taraf, müvekkilin ve ailesi aracılığıyla çocuklara ulaşmaması için müvekkilin anne babasının telefonlarına engel koymuştur. Buna dair davalı tarafın, müvekkilin annesine attığı WhatsApp mesajını ekte sunuyoruz (EK-2). Bu yazışmadaki velayet hakkının kötüye kullanımını teşkil eden üslup ve yaklaşımı, sayın mahkemenin takdirine sunuyoruz.

Her ne kadar yasanın lafzında, tedbir kararı verilmesi için ilk etapta delil aranmayacağı ifade edilmiş olsa da isnadın haksız ve bühtan niteliğini haiz olması halinde haksızca verilmiş tedbir kararının kaldırılması gerekmektedir (6284 S.K.-m.34/3).

SONUÇ VE İSTEM   : Yukarıda izah edilen ve resen dikkate alınacak sair nedenlerle,

1- Davalı kadın lehine koruma kararına yönelik … tarihli ara karardan dönülmesine,

2- Sayın mahkeme aksi kanaatte ise; velayet hakkını kötüye kullanan ve bu davada haklı çıkmak adına herhangi bir vakıa veya olaya dayanmaksızın uzaklaştırma talebini gündeme getiren davalı kadın hakkında 6284 sayılı yasa gereğince müvekkil lehine koruma kararının tesisine karar verilmesini vekaleten, arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili

EKLER                        :

1-  Müvekkilin olay tarihi aramalar ekran görüntüsü

2-  Davalı tarafın, müvekkilin annesi ile WhatsApp yazışması

Koruma Kararına İtiraz 6

ADANA … AİLE MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO:

TEDBİRE İTİRAZ EDEN:

VEKİLİ:

KARŞI TARAF:

VEKİLİ:

KONU:  … Aile Mahkemesi’nce … tarihinde verilen koruma kararına … itirazımızdır.

AÇIKLAMALAR:

Sayın Mahkemece müvekkil aleyhine kurulan koruma kararı, hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Şöyle ki;

Müvekkil ile talepçi … yılı içerisinde birbirleri hakkında açmış oldukları Boşanma davalarından feragat etmişlerdir. Ancak talepçi evlilik birliği devam etmesine rağmen başka bir erkekle görüşmesine devam etmiş, müvekkilin bunu öğrenmesi ile daha önce feragat ettiği davadaki sebeplerle Sayın Mahkeme nezdinde dava açmıştır. Talepçi, boşanmaktan vazgeçmesinden sonra dahi müşterek konutta çok fazla durmamış ve sürekli “canı sıkıldığı” gerekçesi ile başka illere gitmiştir. Somut durumda da evi ile ilgilenmemekte ve çocuklarına bakmamaktadır. Müvekkil, talepçi ile zaten görüşememektedir. Kendisini rahatsız etmemektedir. Zaten talepçinin, müvekkilin kendisini rahatsız ettiğine ilişkin Cumhuriyet Savcılığına veya Polis Merkez Amirliği’ ne yapmış olduğu herhangi bir şikayet de bulunmamaktadır.  Söz konusu koruma kararı yersiz ve gereksiz bir karardır.

Müvekkil boşanma sürecinde, talep edeni rahatsız etmemekte, kendisi ile hiçbir şekilde iletişim kurmaya çalışmamaktadır. Talep eden koruma kararı talep ederek, boşanma davasında kendisi lehine delil oluşturma çabası içerisindedir.

Müvekkil geçen süre içerisinde davacı kadın ile iletişime geçmemiş, karşı tarafı rahatsız edecek en ufak tavır dahi sergilememiştir. Bu da mevcut koruma kararının alınmasındaki nedenlerin yokluğunu açıkça ortaya koymaktadır. Müvekkil verilen koruma kararı ile konutuna girememekte, talepçinin de konutta çok fazla durmaması nedeni ile çocuklarının bakımı konusunda endişe duymaktadır.

AYRICA TALEPÇİ, EKTE SUNDUĞUMUZ DARP RAPORUNDAN DA GÖRÜLECEĞİ ÜZERE MÜŞTEREK KIZINI FECİ ŞEKİLDE DARP ETMİŞTİR. DİĞER ÇOCUKLARINA DA ŞİDDET UYGULAMAKTAN ÇEKİNMEMEKTEDİR. MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN MÜVEKKİLDEN UZAKLAŞMAYA DEĞİL, ESAS TALEPÇİDEN UZAKLAŞMAYA İHTİYAÇLARI VARDIR. DOLAYISIYLA MÜŞTEREK ÇOCUKLAR İLE TALEPÇİYİ AYNI EVDE BULUNDURMAK VE MÜVEKKİLİN BU EVE GİRİŞİNİ ENGELLEMEK USUL VE YASANIN DIŞINDA VİCDANA SIĞMAYAN BİR KARARDIR.

 Tüm bu sebeplerle Koruma kararının kaldırılması gerekmektedir.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda belirtilen nedenlerle, tedbir isteyenin 6284 sayılı Kanun uyarınca talebi üzerine verilen … tarihli koruma kararına itirazımızın kabulü ile kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımla vekil eden adına  arz ve talep ederim.

Tedbire İtiraz Eden Vekili

Ek : … Devlet Hastanesince …’e verilmiş … tarihli Darp Raporu

6284 Uzaklaştırma Kararına İtiraz 7

ADANA AİLE MAHKEMESİNE

DOSYA NO:

TEDBİR KARARINA

İTİRAZ EDEN:

VEKİLİ:

LEHİNE TEDBİR

VERİLEN/KARŞI TARAF:

VEKİLİ:

KONU: 6284 Sayılı Kanuna göre verilen koruma kararına ilişkin itirazlarımızın sunulması hakkındadır.

TEBLİĞ TARİHİ:

AÇIKLAMALAR:

1- Müvekkil ile lehine tedbir kararı verilen karşı taraf … tarihinden beri evlidir.

2- Lehine tedbir kararı verilen karşı taraf, tedbir talep ederek asılsız iddialarda ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkilimizin, kendisine hakaret ve tehdit ettiğini iddia etmiştir. Hiçbir dayanağı olmayan bu asılsız ve mesnetsiz iddiaları ile oluşturduğu talebi neticesinde de 6284 sayılı kanuna göre, müvekkil hakkında tedbir kararı verilmiştir.

3- Hiçbir makul ve somut delile dayanmaksızın, mesnetsiz ve iftira niteliğini haiz iddiaları ile bu tedbir talebinde bulunması ve sayın mahkeme tarafından yalnızca karşı tarafın beyanlarına dayalı olarak böyle bir karar verilmesi hukuka aykırıdır. Karşı taraf, kendini mağdur göstermek amacıyla gerçeğe aykırı olarak tedbir kararı talep etmiş ve mahkeme de tedbir kararı vermiştir. Kanun tarafından halis niyetlerle verilen bir hakkın, karşı yan tarafından kötüye kullanılması söz konusudur. İddia edilen mesajlaşmaların içeriğinin tarafımıza gönderilmemesi sebebiyle de tam olarak hangi mesaj iddiasına itirazlarımızı sunacağımız belirsizdir. Tam olarak ne zaman ve ne şekilde mesaj gönderildiği de tespit edilmemiştir.

İddia edilen mesajların içeriğini görmeden savunma veya itiraz edebilmemiz mümkün değildir. Ancak hak kaybı yaşanmaması adına itirazlarımızı sunuyoruz. İddia edilen mesajların hangi tarihte, ne şekilde gönderildiği ve içeriğinde ne olduğu belirsizdir. Vekil eden karşı tarafa hakaret ve tehdit etmemiş tam tersi bir şekilde vekil edene hakaret ve tehditte bulunan karşı taraftır.

4) Önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin şiddete maruz kaldığı veya maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu hususunda olguların varlığının gerektiği, aksi yöndeki uygulamanın kişilere kanunla sağlanan hakkın kötüye kullan­ılmasına sebebiyet verebileceği hususu ortadadır.

Buradan açıkça anlaşılmaktadır ki vekil edenin aleyhine verilen karar kanun maddesi kapsamında koruma niteliğinde değil önleme niteliğinde bir karardır. Müvekkilimin aleyhine önleyici bir karar verilebilmesi için kanun gerekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere karşı tarafın şiddete maruz kaldığı veya kalacağı hususunda olguların mahkemece araştırılması veya iddia eden kişinin bu olguları somut delillerle ortaya koyması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin Salih SÖYLEMEZOĞLU başvurusunda (Başvuru Numarası: 2013/3758 Karar Tarihi: 6/1/2016) da bahsettiğimiz hususlar açıkça belirterek bu şekilde tesis edilen koruma tedbirinin hak ihlali oluşturacağını tespit etmiştir.

5-) Yukarıda açıklanan sebeplerle, hiçbir şekilde iddia edildiği gibi hakaret ve tehditte bulunmayan müvekkil hakkında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesindeki önleyici tedbirlerin kaldırılması için usul ve yasaya aykırı olan karara itiraz etme zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKSAL SEBEPLER: TMK. , HMK. ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Nüfus kayıtları, Sosyal ve mali durum araştırması, tanık, bilirkişi, keşif, yemin, yasal her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve sayın mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacak hususlar dâhilinde; ….. Aile Mahkemesi’nin 2021/ D. İş sayılı dosyasında 6284 Sayılı Kanun gereğince müvekkilim hakkında verilen tedbir kararına karşı, süresinde yaptığımız itirazımızın kabul edilerek söz konusu koruma kararının kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir