Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Kadın Boşandıktan Sonra Eski Eşin Soyadını Kullanabilir Mi?

Boşanma ardından gündeme birçok hukuki ve sosyal konu gelir. Boşanmanın etkilediği konulardan biri de kadının soyadıdır.

Türkiye’de evlenen bir kadın, eşinin soyadını alır. Boşanma durumunda ise kanunlar, kadının eski soyadına geri dönebilmesine izin vermektedir. Ancak bazı kadınlar eski eşlerinin soyadlarını kullanmaya devam etmeyi tercih edebilirler.

Peki bir kadın boşandıktan sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam edebilir mi? Bu konuda kanun ne demektedir? Bu yazıda, kadının boşanma sonrası eski eşinin soyadını nasıl kullanabileceğini açıklayacağım.

Eski Kocanın Soyadını Kullanmaya Devam Etme

Kadının boşandıktan sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmesi için bazı şartlar vardır:

  • Eski koca, kadının soyadını kullanmasına itiraz ederse, kadın eski kocanın soyadını kullanamaz, kullanmak için aile mahkemesinde dava açarak bu durumda menfaati olduğunu ve bunun eski eşine zarar vermeyeceğini ispatlaması gerekir.
  • Kadın yeniden evlenirse, artık eski kocasının soyadını kullanmaya devam edemez.
  • Eski koca vefat ederse, kadın onun soyadını mirasçıların izni olmadan kullanamaz. Kullanmak için mirasçılara karşı dava açması gerekir.
  • Kadın kızlık soyadına dönmek isterse, kızlık soyadını ve eski eşinin soyadını birlikte kullanamaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin 2. ve 3. fıkrasında kadının eski eşinin soyadını kullanma hakkına sahip olduğu şu şekilde ifade edilmiştir: “Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.”

Kadınların eski kocalarının soyadlarını kullanmaya devam edebilmeleri için herhangi bir itiraz olmaması, itiraz varsa aile hakiminden izin almak için dava açmaları ve yeniden evlenmemeleri gerekir. Aksi durumda eski eşlerinin soyadını kullanamazlar.

1) Eski Eşin Soyadı Kullanımına İzin Vermesi

Eski eş ile kadın aralarında bir anlaşmaya varırsa kadının eski eşin soyadını kullanmak için aile hakiminden izin almasına gerek kalmaz. Uygulamada anlaşmalı olarak boşanan birçok eş, protokole “kadın evlilik soyadını kullanmaya devam edecektir” şeklinde bir madde ekleyerek mahkeme tarafından bu yönde karar verilmesini sağlıyor.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014 yılında verdiği 26043 sayılı kararında, protokolde taraflarca kadının evlilik soyadını kullanacağına ilişkin madde varsa, bu konuda mahkemenin olumlu karar vermesi gerektiğini ifade etmiştir: “07.04.2014 tarihli protokolün 2. fıkrasında, “davacı kadının boşandıktan sonrada davalı eşinin soyadını kullanmaya devam edeceği, davalının da bunu kabul ettiği” belirtilmiştir. Hüküm fıkrasında bu hususta bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahkemece protokol hükümlerine göre “davacının davalının soyadını boşanma sonrası da kullanmaya devam etme” hususunda bir karar verilmesi gerekir.”

Bir diğer seçenekte ise kadın eski eşinin soyadını kullanma talepli dava açar ve eski eş ise mahkemeye dilekçe sunarak bu davayı kabul ettiğini, muvafakati olduğunu beyan eder. Bu durumda da kadının mahkemeye ayrıca menfaatini ispatlamasına gerek kalmaz.

2) Kadının Eski Kocasının Soyadını Kullanmakta Menfaati Olduğunu İspatlaması

Eski eş soyadının kadın kadın tarafından kullanılmasına izin vermeyebilir. Böyle bir durumda yukarıda izah ettiğim şekilde, boşanmış kadın eski kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ispatlayarak, mahkemeden eski eşinin soyadını kullanma izni talep edebilir. Bu süreçte, kadının somut kanıtlar sunarak yaşayabileceği sosyal, ekonomik ve ailevi etkenleri göz önünde bulundurarak soyadını kullanma hakkının kendisi için önemli bir menfaat olduğunu göstermesi gerekmektedir.

Bu menfaatin ispatı aile mahkemesinde açılacak davada yapılır. Yargıtay bu davalarda aile mahkemesinin görevli olduğunu şu şekilde izah etmiştir: “Kadının boşandığı kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi istemi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabının birinci kısmında yer alan 173/2 maddesinde düzenlenmiş olup, aile mahkemesinin görev alanına girmektedir.”

Menfaat ispatında sıklıkla rastlanan durumlar arasında kadının iş ve kariyerine yönelik etkiler bulunmaktadır. Eğer kadın eski eşiyle olan evliliği sırasında bir iş veya kariyer kurarak tanındıysa ya da belirli bir iş sektöründe başarılı olduysa ve bu başarısını eski eşinin soyadıyla sürdürmek istiyorsa, bu durum mahkeme tarafından menfaat olarak kabul edilebilir. Örneğin, kadının iş yaşamında tanınmış bir isim olması ve insanlar tarafından eski eşinin soyadıyla bilinmesi halinde, soyadı değişikliğinin kariyerine olumsuz etkiler yapabileceği düşünülebilir.

Bir diğer etken ise çocuklarla alakalıdır. Eğer çocuklar boşanma sonrasında kadının velayetinde kalmışsa ve çocukların anneleri ile aynı soyadını kullanmalarını sağlayarak daha uyumlu ve sağlıklı bir aile ortamı oluşturulmak isteniyorsa, bu durum da önemli bir menfaat olarak kabul edilebilir. Çocuğun kadınla aynı soyadına sahip olması, çocukların sosyal çevre ve okuldaki uyumlarını da olumlu yönde etkiler.

Ancak kadın menfaatini ispatlarken kendisine özgü durumlara öncelik vermelidir. Eski eşin soyadının kullanılmasında sadece çocuğun menfaatinin öne sürülmesi durumunda kadının açtığı dava reddedilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015 yılında verdiği 13284 sayılı kararda kadının eski eşinin soyadını kullanmasına ilişkin talebini incelemiş, davada sadece çocuğun menfaatinin öne sürülmüş olması nedeniyle davayı şu açıklamalarla birlikte reddetmiştir: “Yasal düzenlemeye göre, davacı, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ispat etmelidir. Çocukların menfaatinin olması yeterli değildir. Gösterilen gerekçe, menfaat olgusunun varlığı için yeterli kabul edilmesi durumunda, ebeveynleri boşanmış olan bütün çocuklar için aynı durumun sözkonusu olması gerekir. Oysa, Kanun, çocukların değil, kadının menfaatinin varlığını esas almıştır. Davacı, gösterdiği delillerle boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ispat edememiştir.”

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021 yılında vermiş olduğu 9872 sayılı kararında çocuğun velayetinin annede olması nedeniyle kadının çocukla aynı soyadını kullanmasının (eski eşinin soyadını alarak) çocuğun yararına olduğunu kabul etmiştir: “Tarafların ortak çocuklarının velayeti davalı annede bulunduğu, çocukların halen ergin olmadığı, bu kapsamda çocukların üstün yararının devam ettiği kabul edilmelidir.”

Özet olarak kadının eski kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ispatlaması, mahkeme tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi durumunda kadına kullanma izni sağlar.

3) Eski Eş Olan Kocanın İtiraz Hakkı

Eski eşin soyadını kullanma, her ne kadar yaygın bir uygulama olsa da, eski eşin rızası bu durumda önemli bir yer tutar. Yani eğer kadının eski eşi, kadının kendi soyadını kullanmasını istemiyorsa, bunu hukuki bir süreç ile engelleme hakkına sahiptir.

Örnek olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022 yılında verdiği 7712 sayılı kararında koca tarafından açılan eski eşi olan kadının soyadını kullanmasına son verilmesi talepli davada, kadının başka bir erkekle fiilen yaşayıp çocuk dünyaya getirmesi nedeniyle kocayı haklı bularak kadının soyadı kullanımını sonlandırmıştır: “Davacı, önceki eşinin başka bir erkekle fiilen birlikte yaşadığını, o erkekten evlilik dışı çocuk dünyaya getirdiğini ileri sürerek kendi soyadını kullanması için verilen iznin kaldırılmasını talep etmiştir. > başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir.”

Yukarıdaki olay kadının eski eşinin soyadını kullanma sebebiyle eski eş olan kocanın zarar gördüğü duruma bir örnek teşkil etmektedir. Bu gibi durumlarda koca tarafından kadının soyadı kullanımının sonlandırılması aile mahkemesinden her zaman istenebilir.

Yargıtay benzer bir kararında “davacı koca tarafından kadının soyadını kullanımından kaynaklı somut bir zararın da ispat edilemediği” gerekçesiyle kocanın itirazlarını reddetmiştir.

Yeniden Evlendikten Sonraki Durum

Kadının boşandıktan sonra eski kocasının soyadını kullanmaya devam etmesi, yeniden evlenmesi durumunda doğal olarak birtakım engellerle karşılaşır.

Yeniden evlendiğinde, Türk Medeni Kanunu’na göre kadın yeni eşinin soyadını alır. Kadın, dilerse bu yeni evliliği sona erdikten sonra önceki soyadını yeniden alabilir. Ancak evlilik süresince mutlaka yeni eşinin soyadını kullanmak zorundadır.

Dolayısıyla boşandıktan sonra eski kocasının soyadıyla yaşamaya devam eden bir kadın, yeniden evlendiğinde artık eski kocasının soyadını kullanamayacaktır. Yeni eşinin soyadına geçmek zorunda kalacaktır.

Eski Eşin Soyadını Kullanmaktan Vazgeçebilir Miyim?

Evet, eski eşin soyadını kullanmaktan her zaman vazgeçebilirsiniz. Bu durumda, kızlık soyadınıza veya evlilik öncesi bekarlık soyadınıza (dul iseniz) dönebilirsiniz.

Bu talebinizi direkt olarak bağlı bulunduğunuz ilçe nüfus müdürlüğüne yapmanız gerekir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018 yılına ait 14767 sayılı kararında kadının eski eşinin soyadını kullanmaktan vazgeçerek kızlık soyadına dönmesi için dava açmasını gereksiz bulmuş, bu talebi direkt nüfus müdürlüğüne iletmesi gerektiğine karar vermiştir: “Boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadının evlenmeden önceki soyadını kullanmak istemesi hâlinde nüfus müdürlüğünce gerekli işlemin yapılacağı hükme bağlandığından; davacının nüfus idaresine başvurması halinde idari yoldan soyadını talebi gibi değiştirtebileceği dikkate alınarak dava açmakta hukuki yararı yoktur.”

Eski Eşin Soyadını Kullanma Ne Kadar Sürer?

Kadın eski eşin soyadını kullanmaya başladıktan sonra yeni bir evlilik yapmadıkça, kendi başvurusuyla soyadını tekrar değiştirmedikçe veya eski eşi tarafından soyadının kullanımına son verilmesi davası açılmadıkça bu soyadını kullanabilir.

Yargıtay kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılabilmesi için koşulların değişmesi gerektiğini ve bunun eski koca olan eş tarafından ispatlanması gerektiğini söylemektedir: “TMK’nin 173/4. maddesi uyarınca kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılabilmesi koşulların değişmesi haline bağlı olup, ispat yükü boşanan kadının soyadının kullanılmasında artık menfaati kalmadığı yahut kadının soyadını kullanmasının kendisine zarar verdiği iddiasında bulunan davacıdadır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/7518 Esas, 2021/9872 Karar sayılı dosya)

Boşanan Kadın Hangi Süre İçerisinde Dava Açmalıdır?

Türk Medeni Kanunu evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden kaynaklı davaların 1 sene içerisinde açılması gerektiğini kabul etmiştir. Ancak bu durum kadının eski kocasının soyadını kullanması talepli davalarda söz konusu değildir.

Gerçekten de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017 yılında verdiği 5023 sayılı kararında bu davaların 1 yıllık zamanaşımına tabi olmadığını şu şekilde açıklamıştır: “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Bu dava hakları, boşanma davasıyla birlikte ya da boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 sene içinde talep edilebilen boşanmanın fer’ilerine yönelik olup, kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesi davası yönünden uygulanmaz. Zira bu talep boşanmanın fer’isi niteliğinde değildir. Eş söyleyişle, işbu dava boşanmanın eki niteliğinde kabul edilemez. Hal böyleyken, mahkemece işin esasına girilecek yerde, davalının zamanaşımı itirazının kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”

Sonuç

Kadın eski eşinin soyadını taşımak için ya ondan izin almalıdır ya da menfaatini aile mahkemesi hakimine ispatlayarak hakimden izin almalıdır. Uygulamada kadınların birçoğu özellikle iş, kariyer, sosyal çevre ve çocuk gerekçeleriyle eski eşinin soyadlarını kullanmaya devam etmek istemektedir.

İlgili Kanun Maddeleri

Türk Medeni Kanunu'nun Boşanan Kadının Kişisel Durumu başlıklı 173. maddesi

Madde 173- Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır.  Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.

Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.

Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun Kadının Soyadı başlıklı 187. maddesi

Madde 187– Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.

İlgili Kanunlar

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir