Aile konutunun davacı eşin rızası alınmadan üçüncü kişi durumdaki diğer davalıya yapılan devrinin iptali davası ölü kişi huzuruyla görülemez- Yargıtay Kararı

Nis 24, 2020 | Aile Konutu-Ortak Konutun Belirlenmesi

Aile konutunun davacı eşin rızası alınmadan üçüncü kişi durumdaki diğer davalıya yapılan devrinin iptali davası ölü kişi huzuruyla görülemez

Davanın reddine dair 19.3.2008 tarihinde verilen hüküm, davacının temyizi üzerine Yargıtay’ca 2.3.2009 tarihinde “davanın kabulüne karar verilmesi” gerektiği belirtilerek bozulmuş, davalı Zeliha’nm karar düzeltme talebi 8.1.2009 tarihinde reddedilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyularak 18.1.2010 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu hüküm davalı Zeliha tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesinde diğer davalı (davacının eşi) Yaşar’m, bozma kararından önce 28.10.2008 tarihinde öldüğü bildirilmiştir.

Dava, davalı Yaşar’a ait aile konutu olarak özgülenen taşınmazın, davacı eşin rızası alınmadan üçüncü kişi durumdaki diğer davalı Zeliha’ya yapılan devrinin Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesine dayanılarak iptali isteğine ilişkindir.

Gerçek kişilerin kişiliği ve medeni haklardan yararlanma ehliyeti ölümle sona erer. (TMk.m.28/1) Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Dava tarihinden önce ölmüş kişiye karşı dava açılamaz, ölmüş kişi adına da dava açılamaz. Kural olarak, dava açıldıktan sonra taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin “taraf ehliyeti” son bulur. (HUMK.m.38, TMK.m.28)

Bu nedenle, açılmış olan davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine artık olanak yoktur. Olayda dava açıldıktan sonra davalılardan Yaşar 28.10.2008 tarihinde ölmüştür. Ölümle bu kişinin taraf ehliyeti sona ermiştir. Taraf ehliyeti sona ermiş bir kişi aleyhine davanın sürdürülmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda davaya ölenin mirasçılarına karşı devam edilmesi gerekir. Davanın kabulü gerektiğine ilişkin bozma kararına uyulmuş olması, bozmadan önce adı geçen davalının ölmüş olması karşısında davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmaz. O halde, dava sırasında ölmüş olan davalı Yaşar’m davacı haricindeki mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan eksik hasımla hüküm tesisi doğru değildir.(Y2HD, 17.02.2011, E. 2010/11383, K. 2011/2650.)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.