Ağır Ceza Tahliye Talebi Dilekçesi

Ağır Ceza Tahliye Talebi

  • Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu tutukluluğun devamına ilişkin kararının itirazen kaldırılması ve müvekkil sanığın tahliyesine ilişkin talebimizin arzıdır.
  • Ceza Hukuku kapsamında Adana, Avukat Saim İNCEKAŞ tarafından paylaşılan dilekçe aşağıdaki gibidir.

Ağır Ceza Tahliye Talebi Dilekçesi

ADANA X AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

Gönderilmek Üzere;

ADANA X AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

*Tahliye taleplidir.

DOSYA NO :

İTİRAZDA BULUNAN

SANIK :

MÜDAFİİ :

KONU : ………….2. Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu tutukluluğun devamına ilişkin kararının itirazen kaldırılması ve müvekkil sanığın tahliyesine ilişkin talebimizin arzıdır.

AÇIKLAMALAR:

Yukarıda esas numarası yazılı dosyasında devam edilen yargılamada, müvekkilimiz halen tutuklu bulunmaktadır ve ……………2. Ağır Ceza Mahkemsinin 05/07/2020 tarihli duruşmada verdiği ara karar gereği tutukluğunun devamına karar verilmiştir. Ancak daha öncede beyan ettiğimiz üzere tututluluğun devamına ilişkin bu karar usul ve yasalara aykırıdır.Dosyaya daha önce yargılamanın çeşitli aşamalarındakapsamlı savunma dilekçemiz sunulmuş olup, yargılamanın geldiği bu aşamada müvekkilin aleyhine verilen tutukluluk devam kararına itirazımız vetahliye talebiniiçerir iş bu dilekçeyi sunmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

Müvekkil ………………………… 11.02.2015 tarihinde …………… Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmış ve o günden bu yana tutuklu olarak yargılanmış ve halen de yargılaması devam etmektedir. Müvekkilim belirtilen bu aralıkta yaklaşık olarak 5 YIL 3 AY 4 Gün’dür tutuklu olarak yargılanmakta ve tutukluluk süresi 5 yılı aşmıştır. Şu an itibari ile de sanık hüküm özlü değil, derdest bir yargılamada tutuklu olarak bulunmaktadır. Sayın mahkemenizce …………………. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2020 tarih 20………… Esas 20……… Karar sayılı ilamı gereği tensip yapılarak, bozma ilamı doğrultusunda bir kısım evrakın tamamlanmasına hükmolunmuş bununla birlikte sanık hakkında tutuk halinin devamına karar verilmiştir. Tutukluluk ile ilgili süreler Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102 inci maddesinin 2. Fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre:

3.”(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.”

hükmü ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda tutukluluk süresinin 2 yıl olduğunu, bunun gerekçeleri açıklanarak en fazla 3 yıl daha uzatılabileceğini, toplam tutukluluk süresinin 5 YIL’ı geçemeyeceğini açıkça belirtmiştir. Dava konusu dosyamızda müvekkilim 5 Yılı aşkın bir süredir tutukludur. Bu yönüyle müvekkilin tutukluluğunun devam etmesi açıkça usul ve yasalara aykırıdır. Tutuklama süresi, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) en fazla mahkum olduğu konudur. AİHS’e (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) göre tutukluluk soruşturma ve kovuşturma için gerekli olan makul süreden uzun ise, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (AİHS md. 5/3) ihlal edilmiş sayılır. İş bu nedenlerde göz önüne alındığında müvekkilin makul süreden fazlaca bir süre tutuklu kalması Türkiye’nin taraf olduğuAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Bu sözleşmeye aykırılığın önüne geçmek adına usul ve yasalara aykırı olarak 5 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan müvekkilin tahliyesi gerekmektedir. İş bu nedenle müvekkilin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102/2. maddesi uyarınca yasada öngörülen azami sürenin de fazlasıyla dolmuş bulunduğu nazara alınarak sanığın bihakkın tahliyesine karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur

Zira, tutuklama tam manası ile infaza dönüşmüş durumdadır. Her ne kadar, müvekkil sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığı bir an için kabul edilse dahi, tesis edilecek ceza miktarı düşünüldüğünde tutuklu kaldığı sürenin, cezanın infazına sebep olduğu da açıktır. Tutukluluk süresi o kadar uzun sürmüştür ki, sanık adeta kanuni hakkı olan yasal ve olağan kanun yollarını kullanmayı bile zorunlu olarak düşünmemektedir. Zira, bu tutukluluk süresi, hükmün kesinleşmesi halinde açık ceza infaz kurumunda cezasının kalanını çekmesine imkan vermektedir. Kaldı ki, dosya kapsamında, daha uzunca bir süre usul işlemlerinin yapılacağı da aşikardır.

Bununla bilikte, Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Korona Virüsü salgını sebebiyle tüm ülke çapında tedbirler alınmış ve bu hastalığın en çok kronik rahatsızlığı olan, 60 yaş ve üstü kişilerde etkili olduğu ve ölüme yol açtığı tespit edilmiş durumdadır. Müvekkil …………………………. da Kronik Obstrüktif Akciğer Hastası (KOAH) olup dünya genelinde ve ülkemiz özelinde YÜKSEK RİSK grubunda bulunmaktadır. Bu şartlar altında tutuklu olarak yargılamaya devam edilmesi hem müvekkilin sağlığı açısından hemde diğer mahkum ve tutukluların sağlığı açısından risk yaratmaktadır. Bu sebeple müvekkilin ivedi olarak tahliye edilmesi ve kendi evinde steril ortamında bulunması sağlanmalıdır. Yaşam hakkı en temel hak olup, gelinen bu aşamada, müvekkilimizin yaşam hakkının korunması başkanlığınızın sorumluluğundadır.

Covid-19 salgını nedeniyle ülkemiz genelinde alınan güvenlik ve sağlık tedbirleri kapsamında büyükşehirlere giriş-çıkış yasağının uygulanması, ülke içi ulaşımın kısıtlanmış olması, duruşmaya Ankara’dan katılacak olmamız, salgın riskinin kendi sağlımızı da etkileyecek olması nedeniyle …………../2020 tarihli duruşmamıza katılamayacağız. İş bu nedenle mazeret verme zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ DELİLLER : AİHS m. 5, 5271 S. K. m. 102, 104 ve ilgili yasal mevzuat

SONUÇ ve İSTEM :

1- Yukarıda açıklanan ve tarafınızca re’sen gözetilecek hususlar ışığında, yargılamanın geldiği aşama,müvekkilin yaklaşık olarak 5 Yıl 3 Ay 4 gündür tutuklu olması, CMK 102/2 maddesi uyarınca 5 Yıldan fazla tutuklu olarak yargılanamayacak olması, yine müvekkilin Kronik Obstrüktif Akciğer Hastası (KOAH) olması nedeniyle Yüksek Risk Grubunda yer alması, cezaevi koşullarında hayati tehlike altında olduğu açık olduğundan,

2- …………………..2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu tutululuğunun devamına ilişkin ara kararın itirazen kaldırılması,

3- Tutuksuz yargılanmak üzere bihakkın veya uygun görülecek adli kontrol hükümleri çerçevesinde tahliyesine, karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz.

Sanık Müdafii

Av.

Son düzenleme tarihi 20 Haziran 2020 18:07

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.