Affetme İddiası Tedbir Nafakasını Etkilemez-Yargıtay Kararı: Esas : 2015/5137 Karar : 2015/13871 Tarih : 09.09.2015

Affetme İddiası Tedbir Nafakasını Etkilemez

T.C.
YARGITAY
ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2015/5137
Karar : 2015/13871
Tarih : 09.09.2015

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 1971 yılında evlendiklerini, sekiz çocuklarının bulunduğunu, davalının 1996 yılında İskenderun Demir Çelik fabrikasından emekli olduğunu, evlilikleri boyunca davacıya ve çocuklarına maddi destekte bulunmadığını, emekli olduğundan itibaren eve geç geldiğini, tüm emekli maaşını alkole ve kumara harcadığını, müşterek eve üç defa borçları yüzünden haciz geldiğini, davacının gelirinin bulunmadığını, komşuların ve çevrenin yardımıyla evin ihtiyaçlarının karşılandığını, belirterek; aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; tarafların aynı evde kaldıkları, evlilik hayatlarının devam ettiği, davalının içip içip geldiği, evine bakmadığı, evin geçimini kızlarının sağladığı, ancak davacının davalının davranışlarını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, buna göre tedbir nafakasını gerektiren koşulların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Evlilik devam ederken eşlerin birbirleri hakkında koşulları oluştuğu takdirde tedbir nafakası davası açma ve bir takım önlemlerin alınmasını talep etme hakları vardır. Tedbir nafakasının hukuki dayanakları TMK’nun aile hukukunu düzenleyen bölümünde birden fazla madde kapsamında düzenlenmiştir.

Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar (TMK md 186/3).

Eşler birlikte yaşarken; Eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler (TMK md 196/1).

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya (TMK.md.185/3,186/3) ilişkin önlemleri alır (TMK md 197/2).

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarda ki istemlerde bulunabilir. (TMK md 197/3).

TMK’nın 196/1 maddesi gereğince, eşler birlikte yaşarken de ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkının belirlenmesini mahkemeden talep edebilirler.

06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; olayları izah taraflara, kanunları re’sen uygulamak ve dolayısı ile hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir yükümlülüktür.

Somut olayda, dinlenen tanık beyanlarına göre; birlikte yaşama devam etse de davalının içip içip eve geldiği, evin geçimine katkısı olmadığı ve evin masraflarını kızlarının karşıladığı, böylelikle evlilik birliğinin gereklerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ailenin giderleri ve harcamalar yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Bu durumda davacı için nafaka talep edildiğine göre, TMK’nun 196/1.maddesi gereğince; davacının geçinmesi için gerekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de gözetilerek; uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda; davacının davalının davranışlarını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, buna göre tedbir nafakasını gerektiren koşulların bulunmadığından bahisle, yazılı şekilde nafaka isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 13:59

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.