Adli Kontrol Kararına İtiraz(Adli Kontrolün Kaldırılması) Dilekçesi

Adli kontrol kararının kaldırılması için cumhuriyet başsavcılığına dilekçe yazılmalıdır. “Adli Kontrol kararına itiraz” dilekçesi yazarak bu talepte bulunulabilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi (İmza Kontrolü) -1-


ADANA ( ) SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ŞÜPHELİ                                          :

TC KİMLİK NUMARASI              :

ADRES                                              :

MÜDAFİİ                                         :

ADRES                                              :

İSNAT EDİLEN SUÇ                      : Hırsızlık

ADLİ KONTROL

KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH                        : …/…/…

KONU                                               : Adli Kontrol Kararına İtirazımızdır.

  AÇIKLAMALAR                             :

1-) Müvekkilimiz hakkında …/…/… tarihinde müşteki ….’nın evinde hırsızlık yaptığı iddiasıyla …… Ceza Mahkemesi’nin …/… E. …/… K. sayılı dosyasıyla dava açılmış olup, söz konusu davanın neticesinde yerel mahkeme kararıyla …/…/… tarihinde tutuklanmasını müteakip, soruşturmanın devamı sırasında tahliye edilmesine yönelik talebin reddine dair ………. Ceza Mahkemesinin kararına yapılan itirazın kabulüyle şüphelinin tahliyesine, ve akabinde de 5271 sayılı kanun maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına karar verilmiştir. (EK – 1)

2-) Müvekkilimiz 19 yaşını henüz tamamlamıştır ve yaşlı ve bakıma muhtaç annesiyle birlikte ikamet etmektedir. (EK-2)  Ailenin ekonomik durumu son derece kötü olduğu gibi anne de evin geçimine katkı sunamamakta, müvekkilimize ekonomik olarak bağımlı halde yaşamaktadır.

3-) Açıkladığımız nedenlerle müvekkilimizin hafta içi mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması beklenen yarardan çok daha büyük mağduriyet ortaya çıkacaktır. Müvekkilimiz hali hazırdaki işini de zar zor bulmuş olup, bu durum işini aksatmasına ve belki de kaybetmesine sebebiyet verebilecektir. Açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol itiraz etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER                    : 5271 S. K. m. 101, 105, 115.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol kararına itiraz etmekle, Yüce Mahkemenizden itirazımızın kabulüne karar verilmesini talep etmekteyiz. …/…/…

EKLER: 1-…. Ceza Mahkemesi dosyası ve adli kontrol karar örneği

               2-İkametgah belgesi

               3-Bir adet onaylı vekaletname örneği

Şüpheli Müdafii

Av Saim İNCEKAŞ


Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi -2-


T.C. SİİRT SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

                                                                                Dosya No: 

ADLİ KONTROL KARARINA İTİRAZ EDEN

ŞÜPHELİ                   : 

MÜDAFİİ                   : Av. 

KONU               : Siirt Sulh Ceza Hakimliği’nin 2017/ SORGU sayılı dosya üzerinden 06.11.2017 tarihinde müvekkilim hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karara itirazlarımızın sunulması ile söz konusu kararın kaldırılması talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Şüpheli X hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karar haksız ve hukuka aykırıdır. Bu nedenle kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;

Müvekkilim hayvancılık işiyle uğraşan ailesinin bulunduğu X yaylasına erzak götürmüş, dönüş yolunda otostop çeken şahsı tamamen iyi niyetinden aracına almıştır. Kendisini ‘Ahmet’ diye tanıtan X’ı daha önce hiç görmemiştir. Müvekkilimin polis kontrol noktasında aracını durdurduğu, X tarafından kendisine silah doğrultulduğu ve panik halinde 10-15 metre ilerleyip daha sonra durduğu ve şahıstan kurtulmak için arabadan atladığı görüntülerde de mevcuttur. Müvekkilimin üzerine atılı suça karıştığı yönünde dosyada yeterli delil yoktur.

Bu sebeple müvekkilim hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karar haksız ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.

 

SONUÇ VE İSTEM  : Yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemenizce re’sen gözetilecek durumlar karşısında 25.06.2016 tarihli şüpheli ….. hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karara karşı itirazlarımızın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.

                                                                                                                Sanık Müdafii

                                                                                   Av…….

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi -3-

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -4-

ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SÜPHELİ                :

ADRES                    :

MÜDAFİİ                  :

İSNAT EDİLEN SUÇ    :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

ADLİ KONTROL

KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH     : 23.01.2019

KONU                        : Adli Kontrol Kararının Kaldırılması, Değiştirilmesi İstemidir.

AÇIKLAMALAR  :

1-) Şüpheli 23.01.2019 tarihinde …2 soruşturma sayılı yazıyla adli kontrol istemiyle mevcutlu  olarak sulh ceza hakimliğinde ….. sorgu numaralı dosyada sorgusu yapılmış bulunup adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış bulunmaktadır.                              

2-) İki  haftadır verilmiş olan  her haftanın resmi tatil olmayan pazartesi ve cuma günleri sorumluluk bölgesinde bulunan polis karakoluna imza karşılığı başvurmak şeklindeki , adli kontrol tedbirine şüpheli uymuş bulunmaktadır. Adli kontrol tedbiriyle korunak istenen amacın geçici olma, vasıta olma hali  göz önüne alınıp bu tedbirinin 3 gün şeklinde  devamında korunmaya değer hukuki bir gaye bulunmamaktadır.

3-) Şüphelinin iki yaşında küçük bir kız çocuğu bulunmaktadır,  bakımından tek başına   sorumlu olup şüphelinin eşi Adıyaman Kapalı Ceza Ve İnfaz Kurumunda  tutukludur. Küçük bir ilçe de yaşayan şüphelinin evi ve polis karakolu arasında doğrudan ulaşım sağlayacak  vasıta bulunmamaktadır. Şüpheli imzaya haftanın üç günü iki yaşındaki küçük kızıyla birlikte ……n ilçesinin çetin hava koşullarınına rağmen  gitmiştir.  Ya komşularından rica etmektedir ya da maddi durumu yetersiz olmasına rağmen taksi vasıtasıyla karakola gitmek zorunda kalmaktadır. Şüpheli ve kızı  için bu durum tedbir olmanın ötesinde küçük kızı için külfet boyutunu aşmıştır.

4-)   Açıkladığımız nedenlerle hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak ve yurt dışına çıkamamak şeklindeki adli kontrol kararlarından polis karakoluna haftanın üç günü imza karşılığı başvurmak şeklindeki kararın kaldırılmasını mümkün olmadığı takdirde haftada bir güne düşürülmesine ve yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verilmesini istemekteyiz.  Bu doğrultuda verilecek kararla tedbir amacı gözetilip mağduruyeti şüphelinin bir nebze olsun giderilmesi sağlanacaktır. Soruşturma evresinde kaçma ve/veya delilleri ortadan kaldırma ya da gizleme gibi bir girişimde bulunacak durumda da  şüpheli değildir, kendi halinde bir annedir. Adli kontrol kararının kaldırılması veya haftada bir güne düşürülmesi şüphelinin anne çocuk  bağlarının daha fazla zedelenmemesi açısından da son derece faydalı olacaktır. Açıkladığımız nedenlerle, şüpheli hakkında  verilmiş olan adli kontrol kararının kaldırılmasına, değiştirilmesine  karar verilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER         : 5271S.K. m.109,110,111; 5607 sayılı kanun 3.m5f vb.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığım nedenlerle, şüpheli hakkında verilmiş olan adli kontrol kararının kaldırılmasına mümkün olmadığı taktirde yurt dışı yasağının devamıyla birlikte haftada bir günü düşürülmesi yönünde  karar verilmesini mahkemenizden saygıyla talep ederiz.  17.02.2019

                                                                                                                 MÜDAFİ

                                                                                               Av. …

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -5-

ADANA 6. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO                                      :2018/2—

ADLİ KONTROL KARARINA

İTİRAZ EDEN SANIK                :

KONU                                               : Adli Kontrol Kararına İtirazımızdır.

AÇIKLAMALAR                           :

1)Hakkımda verilen adli kontrole ilişkin karar hukuka aykırıdır kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;

2)Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde adli kontrol kararı verilebilmektedir. Tutuklama sebeplerinden biri kuvvetli suç şüphesinin varlığıdır.Hakkımda devam eden soruşturma dosyası görülecektir ki herhangi bir delil yer almamaktadır.Kuvvetli suç şüphesinin varlığından bahsetmek mümkün olmayacaktır.Diğer unsur ise kaçma ve delilleri karartma şüphesidir.Sabit ikamet ve iş sahibi olmam göz önünde bulundurulduğunda kaçma şüphemin olmadığı anlaşılacak olup SABIKAM dahi yoktur.

3)Ailemi geçindirmek için çalışmak zorunda olup sabah 7 :00 akşam 23:00 saatleri arası çalışmaktayım.Yoğun iş temposu yüzünden ve yaşamış olduğum yorgunluk sebebiyle bir kere imza yükümlülüğümü unuttum , cezaevine gitme korkusu içerindeyim.Söz konusu tedbir çalışma hayatımı ve sosyal hayatımı olumsuz etkilemektedir.

3-) Açıkladığımız nedenlerle şahsımın hafta içi mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması beklenen yarardan çok daha büyük mağduriyet ortaya çıkacaktır. hali hazırdaki işimi de zar zor bulmuş olup, bu durum işini aksatmasına ve belki de kaybetmesine sebebiyet verebilecektir. Açıkladığımız nedenlerle, aile birliğimin daha huzurlu olması amacıyla hakkımda verilmiş olan adli kontrol itiraz etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER                   : 5271 S. K. m. 101, 105, 115.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, hakkımda verilmiş olan adli kontrol kararına itiraz etmekle, Yüce Mahkemenizden itirazımızın kabulüne karar verilmesini talep etmekteyiz.18/07/2018

                                                                                                                            Şüpheli

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi -6-

İSTANBUL ( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA ( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORGU NO         : 

ŞÜPHELİ              : 

MÜDAFİİ             : 

KONU   : İstanbul . Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen “Müvekkilin adli kontrol altına alınması” kararına karşı süresi içerisinde itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil hakkında “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatılmış, İstanbul Hazırlık Bürosu’nun xxx tarih, xxx soruşturma sayılı yazısı ile Müvekkilin tutuklanması talep edilmiştir. Bunun üzerine Müvekkil hakkında İstanbul . Sulh Ceza Hakimliği’nin xxx Sorgu numarasıyla sorgu işlemi yapılarak öncelikle şüphelinin serbest bırakılmasına, ardından;,

– CMK m. 109 (3), a., b. maddesi uyarınca şüphelinin adli kontrol altına alınmasına,

– Şüphelinin her hafta pazartesi ve cuma günü saat 24:00’e kadar polis karakoluna düzenli olarak başvurmasına, ayrıca şüphelinin yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar verilmiştir. Haksız ve hukuka aykırı bahse konu “Adli Kontrol” kararlarına karşı 5271 Sayılı CMK’nın m. 111-(2) uyarınca itiraz etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

Adli kontrol kararına konu edilen, esasen hiç vuku bulmamış vaziyetteki hadise, xxx günü, saat xxx sıralarında xxx üzerinde gerçekleşmiştir. Müvekkil, arkadaşıyla birlikte (xxxxx) sohbet ederek telefonunu tamirden almak için telefon tamircisine doğru yürüdüğü esnada bir anda bir polis memuru yanına gelerek “Cumurbaşkanına hakaret eden siz miydiniz?” diye sormuş, ardından 5 memur daha gelerek “MÜVEKKİLİN DUDAĞINI OKUDUKLARINI” söyleyip Müvekkilin tüm itirazlarına, böyle bir şeyi yapmadığını ve asla yapmayacağını beyan etmesine ve olayın tanığı olan arkadaşının da böyle bir durumun yaşanmadığını söylemesine rağmen, Müvekkile “gerizekalı” vs. şekilde hakaret ederek tutanak tutup imzalayarak kendisini xxx Polis Merkezi Amirliği’ne sağlık raporsuz şekilde teslim etmişlerdir.

Aynı gün xxx Polis Merkezi Amirliği’nde Müvekkilin avukat olmaksızın ifadesi alınmış; yine olayın şahidi olan, o gün Müvekkilin yanında olan arkadaşı xxx’nun da tanık olarak bilgisine başvurulmuştur.

Müvekkil ve olayın tanığı olan arkadaşı, ifadelerinde Müvekkilin iş yerindeki sıkıntılarından konuşarak yürüdüklerini, önlerinden geçen kortejin kime ait olduğunu bilmediklerini, Müvekkilin suça konu kelimeleri kesinlikle söylemediğini beyan etmiştir. Kaldı ki tutanağı tutan ve imzalayan “Cumhurbaşkanlığı Koruma Görevlileri” de Müvekkilin ettiği sözde hakareti duymamış, şahıslardan biri yalnızca Müvekkilin dudağını okuduğunu söylemiştir. Müvekkil kesinlikle böyle bir söz söylememişse de söylemiş olsa dahi kime ve hangi nedenle söylediğinin bir “dudak okuma” ile anlaşılamayacağı aşikardır. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Müvekkil sözde gerçekleşen olay esnasında güneş gözlüğü takmış haldedir; Cumhurbaşkanlığı araçlarının cam filmlerinin de var olduğu bilinmekle birlikte bu iki unsur bir araya geldiğinde Müvekkilin, Sayın Cumhurbaşkanının hangi araçta olduğunu bilemeyeceği, görmesinin mümkün olmayacağı da açıktır. Dolayısıyla, Müvekkilin bir gece gözaltında kalması dahi başlı başına trajikomik bir hadiseyken bu aşamada kendisi hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması hukuka alenen aykırı niteliktedir.

Hakaret suçu; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek biçimde bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırma şeklinde oluşmaktadır. Failin bir kişinin duyabileceği şekilde, yoklukta hakaret etmesi halinde suç oluşur. Bahse konu olayda ise Müvekkilin ettiği iddia edilen hakareti, birlikte sohbet ederek yürüdüğü arkadaşı dahil kimse duymamış, yalnız ondan uzakta olup hareket halinde olan bir şahıs Müvekkilin dudağını okuduğunu iddia etmiştir. Bununla birlikte bu suçun manevi unsuru genel kasttır. Buna göre TCK m. 299 uyarınca “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçunun oluşması için şüphelinin Cumhurbaşkanının sıfatını bilerek hareket etmiş olması gerekmektedir. Oysa bu vakıada Müvekkil ve tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere kortejin kime ait olduğu, araçların içinde kimin bulunduğu Müvekkil tarafından bilinmemektedir. Dolayısıyla ortada esasen vuku bulmuş “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu oluşmadığı gibi yalnız “Hakaret” suçu dahi oluşmamıştır.

Müvekkil ve Müvekkilin eşi polis çocuğu olup kendileri bu memleketin parasıyla yetişmiş, vatanını can-ı gönülden seven kişilerdir. Müvekkilin aldığı aile terbiyesi, kendisinin bu şekilde sözler söylemesine başlı başına bir engel olup Müvekkilli tanıyan herkes bu sözlerin onun ağzından çıkmayacağını bilmektedir. Bırakın Sayın Cumhurbaşkanına, Müvekkilin herhangi bir kişiye karşı bu denli çirkin sözlerde bulunmayacağı aşikardır. Müvekkil en çok da bu hususun, böyle bir ithamla bir bütün günü gözaltında geçirmenin üzüntüsünü yaşamaktadır.

Müvekkil hakkında da uygulanan adli kontrol kararının uygulanabilmesi için, bilindiği üzere, CMK’nın 109. maddesinin göndermesiyle, adli kontrol kararı verilen kişi hakkında CMK 100. maddesi uyarınca tutuklama sebeplerinin varlığı gerekmektedir.

“Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

c) Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

d) Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa…”

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde,

tutuklama nedeni var sayılabilir: …” şeklinde olup bahse konu vakıada tanık ve Müvekkil dinlendiğinden ve ifadeleri baştan itibaren birbiriyle örtüştüğünden kendisi hakkında Adli Kontrol kararı verilmesini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Bununla birlikte aynı maddenin 3. bendinde sayılan tutuklama yahut adli kontrol kararı verilmesini gerektiren sebepler arasında Müvekkilin suçlandığı “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu da bulunmamaktadır.

Kaldı ki Müvekkil, 27 senedir aynı bölgede yaşamakta ve 8 senedir aynı iş yerinde çalışmaktadır. Dolayısıyla kendisi sabit ikametgaha sahip olduğundan, adli kontrol kararı kendisinin tüm hayatını olumsuz yönde etkileyeceğinden ve söz konusu suçun mahiyeti itibariyle ölçüsüz olduğundan adli kontrol kararının kaldırılması gerekmektedir. Zira bu karar Müvekkilin özel hayatını fazlasıyla olumsuz etkilemekte ve seyahat hürriyetini sınırlandırmakta olup ayrıca Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırı niteliktedir. Sayılan nedenlerle bahse konu “Adli Kontrol” kararına karşı itiraz etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER         : TCK, CMK ve sair mevzuat.

NETİCE-İ TALEP : Tarafımızca sayılan ve Sayın Hakimliğinizce re’sen takdir edilecek sebepler ışığında; Müvekkil iddia edilen suçu işlemediğinden, öncelikle kendisi hakkında CMK 109-(3),a.b. gereğince uygulanan “ADLİ KONTROL” KARARININ KALDIRILMASINA, Sayın Hakimliğiniz aksi kanaatte ise kendisinin haftada bir gün polis karakoluna başvurmasına karar verilmesini bilvekale saygıyla arz ve talep ederiz.13/05/2019

                                                                     ŞÜPHELİ MÜDAFİİ

EK           :

– Vekaletname

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -7-

ADANA 2 SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

ADANA 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORUŞTURMA NO: ………..

SORGUNO: …………

ŞÜPHELİ : ……..

MÜDAFİİ : …………

SUÇ: …………

KARAR TARİHİ: 30/04/2019

KONU: Adli Kontrol Kararına itirazımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Müdafisi olarak görevlendirildiğim şüpheli …..yaralama suçunu işlediğinden bahisle 30/04/2019 tarihinde Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli kontrol talebiyle Sakarya 1 Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmiştir. Mahkemece yapılan sorgulama neticesinde şüpheli hakkında en yakın kolluk kuvvetine haftanın Pazartesi ve Cuma günleri müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altına alınması kararı verilmiştir.

Şüpheli ….. ve ……isimli şahıs arasında 30/04/2019 tarihinde bir olay gerçekleşmiştir. ……….bu olayın asıl mağduru olan taraf olmuş, ciddi yaralar almıştır. Olayı ………isimli Şahıs başlatmış, müvekkil yalnızca kendini savunma amaçlı hareket etmiştir. Karşı tarafı yaralama kastı bulunmamaktadır.  Eylemleri meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla hakkında adli kontrol altına alınma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle şüphelinin haftanın pazartesi ve cuma günleri en yakın kolluk kuvvetine müracaat etmek suretiyle imza atması yaşı da gözü önünde bulundurulduğunda beklenen yarardan çok mağduriyet durumu ortaya çıkaracaktır.

Tüm bu nedenlerle şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararının kaldırılmasını isteme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: TCK, CMK ve sair mevzuat

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda açıklamış bulunduğumuz nedenlerle şüpheli …………..yaralama kastı taşımaması nedeniyle hakkında verilen adli kontrol altına alınma kararına itiraz ediyoruz. Sayın Hakimliğinizden adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. 02/05/2019

                                                                                                    ŞÜPHELİ MÜDAFİİ

Adli Kontrol Kararının Kaldırılması Talebi(İmza Kontrolü) -8-

ADANA 2. SULH CEZA SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

ADANA 1. SULH CEZA SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No: 2019/… Sorgu No.

ŞÜPHELİ              : 

MÜDAFİİ              : Av. 

İSNAT EDİLEN

SUÇ                     : Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme

KONU                  : Usul Ve Yasaya Aykırı Olarak Verilen Adli Kontrol Kararına İtirazlarımız Hk.

AÇIKLAMALAR    :

Yukarıda bilgileri verilen dosya kapsamında, müvekkilin üzerine atılı “Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık” ve “ Mala Zarar Verme ” suçları dolayısıyla aleyhine yapılan tutukluluk talebinin incelenmesi neticesinde; Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce, ../../…. tarihinde “yurtdışına çıkış yasağı” ve “ikametgahına en yakın bağlı bulunduğu karakola giderek haftada 2 gün Salı ve Cuma günleri saat 19:00’a kadar imza atmak” suretiyle adli kontrol tedbirine hükmedilmiştir. Verilen adli kontrol kararı usule, yasaya ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırıdır. Şöyle ki;

Müvekkil yürütülen soruşturmanın başından bu yana kolluk ile işbirliği kurarak soruşturmanın aydınlatılması yönünde üzerine düşen her şeyi yapmıştır. Hatta öyle ki, müşteki ile hırsızlık olayının gerçekleştiğini öğrendikleri ilk anda bizzat kendi telefonundan 155 polis imdat hattını arayarak olayı ihbar etmiştir. En başından beri kolluk ile irtibat halinde olup bir an önce sorumluların cezalandırılması için tüm bildiklerini kollukla paylaşan ve her an irtibat halinde olabilmek için iletişim bilgilerini veren müvekkilin işbu soruşturma kapsamında ne yurtdışına kaçmak ne de başka bir suretle yürütülen soruşturmayı engelleyici bir hareketi söz konusu olacaktır. Hal böyleyken hakkında adli kontrol tedbirine hükmedilmesi hukuka ve insan haklarına aykırılık teşkil etmektedir. Zira müvekkil ne kaçma şüphesi taşımaktadır ne de olayı, delilleri karartma yönünde bir tavrı söz konusu olacaktır. Aksine üzerine atılı suç ile hiçbir bağlantısının olmadığını ispatlayabilmek adına en başından beri tüm bildiklerini görevli memurlarla paylaşmış, soruşturmanın ilerletilmesine yardımcı olmuştur.

İşbu dosya kapsamında müvekkilin işlenen suça hiçbir şekilde iştiraki söz konusu değildir. Olayı kurgulayan şüphelilerin baskıları ve yurtta kalan çocuklarını bir daha göremeyeceği yönündeki tehditlerle, arada bir evine temizliğe gittiği müştekinin evinin anahtarı kendisinden zorla alınmıştır. Buna rağmen müvekkil, olayı fark ettikleri ilk anda kolluğu arayıp ihbar etmiş ve sonrasında tüm bildiklerini anlatarak soruşturmanın başlatılmasında ve ilerletilmesinde büyük rol oynamıştır. Tüm bu sebeplere rağmen müvekkil hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması büyük bir haksızlık teşkil etmektedir.

Ayrıca müvekkil çalışarak geçimini kendi kendine sağlamakta olup hükmedilen adli kontrol tedbirleri, işinde aksaklık yaşamasına neden olacaktır. Ekonomik sıkıntı yaşayan müvekkilin tek gelir kaynağının da, haftada iki gün işten çıkıp karakola gitmesi gerektiği için tehlikeye düşeceği ve işini kaybetme riski yaşayacağı aşikârdır. Müvekkilin yurtdışına çıkmaktan yasaklanması ve haftada iki gün en yakın karakola giderek imza atması, beklenen yarardan çok daha fazla mağduriyetine yol açacaktır. Sabit bir ikametgâhının olması, soruşturmanın en başından beri kolluğa yardımcı olması ve samimi beyanları da göstermektedir ki delil karartma gibi bir durum da söz konusu değildir. Tüm bu nedenlerle müvekkil aleyhine verilen adli kontrol kararına itiraz ediyoruz.

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2019/… Sorgu Numaralı ve ../../…. tarihli kararına karşı itirazımızın kabul edilerek müvekkil hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını saygılarımızla, vekaleten, arz ve talep ederiz. ../../…..

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi (Yurt Dışı Yasağı)-9-

ADANA SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

TALEP EDEN

(ŞÜPHELİ)                  :

MÜDAFİİ                    :

KONU                          : … Sulh Ceza Hâkimliği’nin … D. İş sayılı adli kontrol tedbir kararının kaldırılması talebimdir.

AÇIKLAMALAR       : … Cumhuriyet Başsavcılığının, … tarih ve … soruşturma sayılı istem yazısında, … Sulh Ceza Hâkimliği’nin … tarih ve … sorgu sayılı tutuklama kararı ile tutuklanan şüphelinin, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 108/1 maddesi gereğince tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. … Sulh Ceza Hâkimliği’nin … D. İş sayılı kararı ile müvekkilim hakkında CMK 109/3-a maddesinde düzenlenen adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

Müvekkilim hakkında uygulanan yurtdışı çıkış yasağı mağduriyetine sebep olacaktır. Müvekkilim hakkında verilen tedbir uygulandığı takdirde amacını aşacaktır. Kaldı ki, adli kontrol bir tedbirdir. Ceza amacı gütmez. Bu nedenle müvekkilim hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılması için itiraz etme zorunluluğum doğmuştur.

SONUÇ                     :  Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak hususlar karşısında müvekkilim hakkında uygulanan CMK 109/3-a maddesindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 15.07.2019                                                                                                           

Şüpheli Müdafii

Av. 

Adli Kontrol Kararına İtiraz (İmza Kontrolü)-10-

 ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SAVCILIK SOR. NO                      :

 

TALEPTE BULUNAN                   :

VEKİLİ                                           :

SUÇ                                                     : Çocuğun cinsel istismarı

TALEP KONUSU                           : CMK.111/1 maddesi gereğince ADLİ KONTROL KARARININ KALDIRILMASINA karar verilmesi talebi hakkındadır.

AÇILAMALAR                              :

 

Müvekkile  isnat edilen suçlama ve suçlamaya dayanak olarak gösterilen hususların doğru olmadığı yargılama aşamasında net bir şekilde anlaşılacaktır. Bu aşamada isnat edilen suçlamanın haksız ve doğru olmadığını ifade etmek isteriz. Verilen karar beklenilen tedbir amacının ötesinde müvekkilin ciddi mağduriyetine sebep olduğu için öncelikle adli kontrol kararının kaldırılmasını aksi bir değerlendirme durumunda şartların düzenlenmesine karar verilmesini talep ederiz. Şöyle ki;

         1) Müvekkilim  …… Haymana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ……….. numaralı dosya kapsamın da …………… tarihinde Haymana Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol ile serbest bırakılmıştır.

         2) Müvekkilimin kollukta, savcılık makamında ve Sulh Ceza Hakimliğinde alınan ifadeleri benzer olmuş kısaca ifadesinde ; mağdurun ailesi ile aynı köylü olduklarını iki aile arasında geçen sene meydana gelen silahlı kavgada kardeşlerinin yaralandığını mağdurun amcası olan …………  bu olay sebebi ile ……yıl hapis cezası aldığını ve halen ceza evinde olduğunu, mağdurun babası olan …………  nin de ……………ay hapis cezası aldığını beyan etmiştir. Yine olaydan 3 gün önce yani ……….. tarihinde iki ailenin Haymana’da tartıştığını, mağdurun babasının geçen seneki yaralama olayından ötürü kardeşinin ve kendisinin ceza almasını hazmedememesi sebebi ile bu iftirayı attıklarını söylemiştir. Yine köy yerinde köyün bütün sığırlarının hep birlikte otlatıldığını müştekilerin sığırlarının da bu sürüye dahil olduğunu, müştekilerin yalan beyanda bulunduklarının bu şekilde anlaşılabileceğini beyan etmiştir.

3-  Haymana Sulh Ceza Hakimliği’nce  yapılan sorgulamada mevcut delil durumunun tutuklama kararı için yeterli olmadığından bahisle tutuklama talebinin reddi ile hafta içi her gün saat 07:00 ile 10:00 saatleri arasında imza atma yükümlülüğü ile adli kontrol kararı vermiştir.

4- Müvekkil hakkında adli kontrol kararı verilmesine bir diyeceğimiz yoktur.  Ancak;

Müvekkil hali hazırda Haymana İlçesi …………… köyünde ikamet etmektedir. En yakın imza atma yeri olan Haymana Polis Merkezi köye 20 km uzaklıktadır. Müvekkilin hali hazırda köyden ilçeye gelecek bir aracı bulunmamaktadır. Gidiş geliş 40 km yol için her gün bir akrabasından ya da komşusundan araç istemesi de mümkün değildir. Bunun yanın da Haymana Ankara’nın en yüksek rakımlı ilçelerinden biridir ve kış ayları çetin geçmekte zaman zaman da köy yolları kapanmaktadır. Müvekkilin bu kış aylarında her gün bu kadar yolu kat etmesi aşırı derece de zora sokacak hatta hastalık ya da diğer acil durumlar da bu yükümlülüğünü yerine getiremeyecektir.

Sonuç olarak müvekkil işlemediği bir suçtan ötürü adli kontrol altına alınmış ancak adli kontrol kararı müvekkilin bulunduğu ekonomik ve coğrafi şartlara uygun düşmemiştir. Bu sebeple  müvekkil hakkında verilmiş olan hafta içi her gün imza atması şeklindeki kontrol kararının kaldırılması ya da 1 güne indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatindeyiz.

TALEP VE SONUÇ                       :Yukarıda izah etmeye çalıştığımız nedenlerle üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmayan müvekkilim ……..  mağduriyetinin giderilmesi için;

  • Ceza Muhakemesi Kanununun 111/1 maddesi gereğince öncelikle ADLİ KONTROL KARARININ KALDIRILMASINA karar verilmesini,

  • Hakimliğiniz tarafından uygun görülmediği takdirde 5 gün olan imza gününün 1 güne indirilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Fetö)-11-

….SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

… SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

SORUŞTURMA NO                 : …..

DEĞİŞİK İŞ NO                        :….

ŞÜPHELİ                                    :……….

MÜDAFİ                                     : ………..

İSNAT EDİLEN SUÇ                 :Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

ADLİ KONTROL KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH                 :………..

KONU                                     :Adli Kontrol Kararına İtirazımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR       

Müvekkilim ……. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinden bahisle …….. tarihinde …….Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli kontrol talebiyle…….. Sulh Ceza Mahkemesi’ ne sevk edilmiş akabinde Mahkemece yapılan sorgulama neticesinde şüpheli müvekkilimin Yurtdışına Çıkmaktan Yasaklanmasına ve haftada bir Cuma günleri ikametgâhına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına karar verilmiştir. Müvekkilin dosyada suçu işlediğine dair somut deliller mevcut değilken hakkında böyle bir karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle müvekkilimin yurtdışına çıkmaktan yasaklanması ve ikametgâhına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması beklenen yarardan çok daha büyük mağduriyet ortaya çıkacaktır.

Müvekkil sabit bir ikametgâh sahibi olması, bu nedenle kaçmasının da söz konusu olmaması, ifadelerindeki samimiyetten anlaşılacağı üzere delillerin karartılması gibi bir durumun bulunmaması sebebiyle müvekkilin adli kontrol altına alınmasına ilişkin kararın kaldırılmasını isteme zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                      :5271 S. K. m. 101, 105, 115.ve sair mevzuat

SONUÇ VE İSTEM                              : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu gerçekleştirmediğinden müvekkil hakkında verilmiş olan adli kontrol kararına itiraz ediyor ve  Yüce Mahkemenizden itirazımızın kabulüne ile adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep ediyoruz. 03.02.2019

Şüpheli Müdafi

Av…

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Konutu Terk Etmeme)-12-

3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Dosya No        :

Sanık               :

Vekili              : ….

Konu               : Adli kontrol hk.

Açıklamalar   :

Müvekkil hakkında Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimliği 2016/590 D.iş kararı ile CMK 109. Madde 3. Fıkrasının (a) ,(f), (k) bentleri uyarınca adli kontrol kararı verilmiştir.

Hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinden CMK 109/3,k bendi gereği müvekkil yerleşim bölgesini terk edememektedir.

Yerleşim bölgesini terk etmemek adli kontrol şartı elektronik kelepçe ile infaz edilmektedir. İş bu durum müvekkil için ciddi sorunlar doğurmaktadır. Şöyle ki;

Müvekkilin cildine doğrudan temas eden kelepçe müvekkilin cildinde tahrişe neden olacak nitelikte olup, müvekkil tarafından hiçbir suretle çıkarılamayacağından ve aralanamayacağından cilt hastalıklarına neden olacak niteliktedir.  Müvekkil şeker hastasıdır. Bu hastalığın bir yan etkisi de aşırı terleme yapan bir çeşit hormon hastalığı olmasıdır. Yine müvekkil sebebi henüz doktorlar tarafından teşhis edilememiş kol ve bacaklarında yoğun sancılı kas ağrıları çekmekte ve şişkinlikler yaşamaktadır. Tüm bu sağlık sorunları elektronik kelepçe nedeniyle daha da ağır sonuçlar doğuracak niteliktedir.

Elektronik kelepçe takılan kişilere bir de sinyal cihazı verilmektedir. Bu cihaz kişi ile beraber taşınması gereken sinyal vericidir. Bu cihaz ile elektronik kelepçeyi taşıyan kişinin birbirinden uzaklaşması cihazın Ankara’da bulunan merkeze sinyal vermesine neden olmaktadır. .Müvekkilin evi şehre uzak bir mahalle olan Orhangazi’de olup, işyeri şehir merkezindedir. Müvekkilin işyerinin gece alarm vermesi halinde alelacele evden çıkması ve o an için cihazı unutması muhtemeldir. Ayrıca evinde ihtiyaçları gereği mutfak, lavabo, yatak odası arasında gezerken dahi cihazı yanında taşımak zorunda kalmakta sürekli cihazdan uzak kalıp kalmadığı konusunda endişe duymaktadır. Müvekkilin bir kereliğe mahsus evinin önündeki bahçeye aceleyle cihazı almadan çıkması ile belki de müvekkil tutuklanacak çok ağır sonuçlar doğurabilecektir. Ayrıca bu cihazın belirli sürelerle şarj edilmesi gerekmekte müvekkil bunu kontrol etmekte güçlük çekmektedir.

Müvekkil adli kontrol kararının verildiği 10.02.2016 tarihinden bu yana bu şartları hiçbir suretle ihlal etmemiştir. Her celse mahkeme nezdinde hazır bulunmuştur ve bulunacaktır.

Tüm bu hususlar nedeniyle müvekkil hakkında uygulanan CMK 109/3,k bendi gereği yerleşim bölgesini terk etmemek adli kontrol şartının kaldılmasını talep ediyoruz. Ayrıca bu tedbirin kaldırması halinde CMK 109/3,b bendi gereği “Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.” Adli kontrol tedbirinin uygulanmasına muvafakat ediyoruz. Müvekkil heyetinizin uygun gördüğü haftanın belirli günü denetimli serbestlik bürosunda imza atabilir.

Netice ve Talep           : Yukarıda arz ettiğimiz ve resen nazara alınacak hususların ışığı altında;

  1. Müvekkil hakkında infaz olunmakta olan CMK md109/3,k bendi uyarınca yerleşim bölgesini terk etmemek adli kontrol şartının arz ettiğimiz sağlık sorunları gereği kaldırılmasını,

  1. Müvekkile uygulanan yerleşim bölgesini terk etmemek adli kontrol tedbirinin kaldırılması halinde CMK 109/3,b bendi uyarınca heyetinizce belirlenen yere imza atmak suretiyle adli kontrol tedbirinin uygulanmasına muvafakat ettiğimizi bildirir gereğinin yapılmasını bilvekale arz ve talep ederiz. 02.11.2019

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Terör Örgütü)-13-

ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİ’ NE

Değişik İş No : 2017/……Sorgu

ADLİ KONTROL

KARARINA İTİRAZ EDEN     : 

MÜDAFİİ                                  : 

KONU                                      : Adli kontrol kararına itiraz dilekçemizden ibarettir.

İZAHAT

1) Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliği’nin 2017/…D. İş numaralı dosyası ile 27.02.2017 tarihinde şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.

2) Her ne kadar anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik ülkemizde olağanüstü bir durum yaşanmış ise de şüphelinin yargılama neticesinde örgüt üyesi olmadığı kanaatine varılması halinde hakkında verilen adli kontrol kararı zararlara yol açabilecektir.

3) Şüphelinin hukuki durumunun açıklığa kavuşması yargılama gerektirmektedir. Yargılama sonunda beraat etme ve suç vasfının değişmesi olasılığı kuvvetlidir. Bu aşamada müvekkile adli kontrol kararı verilmesi peşin bir ceza niteliğindedir.

4) Şüpheli polis memuru olup sabit ikametgaha sahiptir. Ayrıca şüphelinin delilleri yok etmesi, kaçması ihtimali de şüphelinin durumu açısından ve gelinen aşama göz önüne alındığında söz konusu değildir.

SONUÇ VE İSTEM       : Yukarıda kısaca açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, adli kontrol kararına kararına ilişkin Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. 28.02.2019                                                        

                                                                                                                                                  Müdafii

      Av.

Adli Kontrol Kararına İtiraz(Konutu Terk Etmeme) -14-

T.C.

ADANA

 SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

SORGU                                : 2019/349

ŞÜPHELİ                              :

MÜDAFİİ                             :

KONU                                   : Adana Sulh Ceza Hakimliği’nin … Tarih Ve … Sorgu Sayılı Adli Kontrol Kararına Karşı İtirazımızın Sunumu Ve Konutu Terk Etmeme Kararının Kaldırılmasını, Aksi Kanaat Hasıl Olursa Adli Kontrol Tedbirinin Değiştirilmesi İstemini İçerir Dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR                :

 

Adana Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilmiş … Tarihli Adli Kontrol kararı usule aykırı olup CMK 109. Md.’de belirlenmiş olan koşullarını kapsamamaktadır.

1-) Şüphelinin İfadesinde ve sorgusunda beyan ettiği üzere kazaya sebebiyet vermemek için elinden gelen çabayı sarf etmiş, yasal sınırlar içerisindeki hızını motorsikleti gördüğü anda daha da düşürmüş, karşı taraftan gelen motora selektör yapmış fakat şerit değiştirerek üzerine gelen ve kuvvetle muhtemel alkollü olan motor sürücüsüne çarpmaktan kurtulamamıştır.

2-) Müvekkil kaza sonrasında 112 Acil servisi arkadaşlarıyla beraber aramış ve yaralıları kurtarmak içi elinden gelen tüm gayreti sarf etmiştir.

3-)  Sayın Sulh Ceza Hakimliği’nin şüpheliye uyguladığı CMK m109/3-j bendinde belirtilen Konuttan ayrılmamaya yönelik Adli Kontrol Tedbiri Hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Müvekkil kazaya sebebiyet vermemek için elinden geleni yapmış, kaza sonrasına ise tüm sorumluluklarını yerine getirmiştir. Müvekkile uygulanan adli kontrol tedbiri müvekkilin özgürlüğünü ciddi anlamda kısıtlamakta ve atılı suça nazaran ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir.

Yukarıda izah ettiğimiz üzere Şüphelinin uygulanan adli kontrol tedbirinin ivedilikle kaldırılması ve Şüphelinin yargılamasının serbest bırakılarak devam etmesi için Sayın Hakimliğinize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER                                : CMK, TCK, Anayasa ve ilgili diğer mevzuat

SONUÇ VE TALEP                                    :Yukarıda arz ve izah olunan sebepler ile ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken koşullar neticesinde;

1-) Şüpheliye uygulanan adli kontrol tedbirinin İTİRAZEN ve İVEDİLİKLE KALDIRILMASINA ve yargılamasının serbest bırakılarak devam etmesine,

2-) Sayın Hakimliğinizde aksi kanaat hasıl olursa müvekkile daha ölçülü ve özgürlüğünü daha az kısıtlayan başka bir adli kontrol tedbirinin uygulanmasını

Sayın Hakimliğinizden bilvekale arz ve talep ederiz.28.06.2019

Şüpheli Müdafii

Av.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçeleri

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.