Adli Kontrol Kararına İtiraz(Adli Kontrolün Kaldırılması) Dilekçesi

Eyl 16, 2017 | Ceza Kovuşturma-Yargılama, Savcılık-Soruşturma

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? Adli kontrol kararının kaldırılması için cumhuriyet başsavcılığına dilekçe yazılmalıdır. “Adli Kontrol kararına itiraz” dilekçesi yazarak bu talepte bulunulabilir. Kanunda öngörülen birden fazla adli kontrol yaptırımı vardır. Adli kontrolün nevine göre farklı temelde itirazlarda bulunmalısınız. Dilekçenin temel mantığı suç tipi ve uygulanan kontrol arasındaki yarar ve orantılılığı ele almaktır.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi (İmza Kontrolü) -1-


ADANA ( ) SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ŞÜPHELİ:

MÜDAFİİ                                         : Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana

İSNAT EDİLEN SUÇ                      : Hırsızlık

ADLİ KONTROL

KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH                        : …/…/…

KONU: Adli Kontrol Kararına İtirazımızdır.

  AÇIKLAMALAR                             :

1-) Müvekkilimiz hakkında …/…/… tarihinde müşteki ….’nın evinde hırsızlık yaptığı iddiasıyla …… Ceza Mahkemesi’nin …/… E. …/… K. sayılı dosyasıyla dava açılmış olup, söz konusu davanın neticesinde yerel mahkeme kararıyla …/…/… tarihinde tutuklanmasını müteakip, soruşturmanın devamı sırasında tahliye edilmesine yönelik talebin reddine dair ………. Ceza Mahkemesinin kararına yapılan itirazın kabulüyle şüphelinin tahliyesine, ve akabinde de 5271 sayılı kanun maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına karar verilmiştir. (EK – 1)

2-) Müvekkilimiz 19 yaşını henüz tamamlamıştır ve yaşlı ve bakıma muhtaç annesiyle birlikte ikamet etmektedir. (EK-2)  Ailenin ekonomik durumu son derece kötü olduğu gibi anne de evin geçimine katkı sunamamakta, müvekkilimize ekonomik olarak bağımlı halde yaşamaktadır.

3-) Açıkladığımız nedenlerle müvekkilimizin hafta içi mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması beklenen yarardan çok daha büyük mağduriyet ortaya çıkacaktır. Müvekkilimiz hali hazırdaki işini de zar zor bulmuş olup, bu durum işini aksatmasına ve belki de kaybetmesine sebebiyet verebilecektir. Açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol itiraz etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER : 5271 S. K. m. 101, 105, 115.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol kararına itiraz etmekle, Yüce Mahkemenizden itirazımızın kabulüne karar verilmesini talep etmekteyiz. …/…/…

EKLER:

1-…. Ceza Mahkemesi dosyası ve adli kontrol karar örneği

2-İkametgah belgesi

3-Bir adet onaylı vekaletname örneği

Şüpheli Müdafii

Av Saim İNCEKAŞ


Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi -2-


T.C. ADANA SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

                                                                                Dosya No: 

ADLİ KONTROL KARARINA İTİRAZ EDEN

ŞÜPHELİ                   : 

MÜDAFİİ                   : Av. 

KONU               : X Sulh Ceza Hakimliği’nin X SORGU sayılı dosya üzerinden X tarihinde müvekkilim hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karara itirazlarımızın sunulması ile söz konusu kararın kaldırılması talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Şüpheli X hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karar haksız ve hukuka aykırıdır. Bu nedenle kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;

Müvekkilim hayvancılık işiyle uğraşan ailesinin bulunduğu X yaylasına erzak götürmüş, dönüş yolunda otostop çeken şahsı tamamen iyi niyetinden aracına almıştır. Kendisini ‘Ahmet’ diye tanıtan X’ı daha önce hiç görmemiştir. Müvekkilimin polis kontrol noktasında aracını durdurduğu, X tarafından kendisine silah doğrultulduğu ve panik halinde 10-15 metre ilerleyip daha sonra durduğu ve şahıstan kurtulmak için arabadan atladığı görüntülerde de mevcuttur. Müvekkilimin üzerine atılı suça karıştığı yönünde dosyada yeterli delil yoktur.

Bu sebeple müvekkilim hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karar haksız ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM  : Yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemenizce re’sen gözetilecek durumlar karşısında 25.06.2016 tarihli şüpheli ….. hakkında verilen ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA ilişkin karara karşı itirazlarımızın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.

                                                                                                                Sanık Müdafii

                                                                                   Av.

Adli Kontrol Kararına İtiraz

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(Kasten Yaralama) -3-

X 4. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

X 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

 

DOSYA NO  :

ADLİ KONTROL KARARININ KALDIRILMASI TALEBİNDE

BULUNAN(ŞÜPHELİ) :

MÜDAFİİ   :

KONU      :  Adli kontrole itirazımızın kabulü isteminden ibarettir.

İTİRAZ NEDENLERİMİZ:

1)Şüpheli … ifadelerde de görüleceği  üzere, müşteki eşi  … boşanma isteğini kabul etmiş bunun üzerine müşteki eş sinir krizi geçirerek mutfağa yönelmiş, kesici alet almaya çalışmıştır. Şüpheli  Veli Aydınlık, eşinin daha önce intihar girişiminde bulunması hasebiyle olası tehlikeleri önlemek için mutfağa girmesini engellemiştir.

2)Müşteki eş … mutfağa giremeyince öfkelenmiş ve eline cam kumbara alarak kırmış, cam parçalarıyla bileğini kesmeye çalışmıştır.Bunun üzerine şüpheli … elinden cam parçalarını alıp sakinleştirmek ve kendisine getirmek maksadıyla iki tokat atmıştır.

3)Müşteki kadın olay günü zaten böbrek ağrısı çekmektedir.  Şüpheli eş … eşini hastaneye götürüp- getirdikten sonra bu olay gerçekleşmiştir. Dolayısıyla şüpheli …’ın müştekiye  zarar verme kastından bahsetmek izahtan varestir.

4)Şüpheli … isnat edilen suç dışında hiçbir dosyası bulunmamaktadır. Müvekkil nakliyecilik işinde çalışmakta olup, işinin engellenmemesi maksadıyla adli kontrol kararının kaldırılması gerekmektedir.

5)Ayrıca Şüpheli …  sabit ikametgah sahibi olup daha önceki evliliklerinden olan çocuklarına bakmak onların geçimini sağlamaktadır. İşinin aksamaması için Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin CMK 109/3-b hükmü gereğince ” Hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak” adli kontrol tedbirinin kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz.

SONUÇ VE TALEP:  Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ve itirazımızın incelenirken resen göz önünde bulundurulacak nedenler karşısında, itirazımızın kabulü ile birlikte Antalya 3. Sulh ceza Hakimliği’nin …  tarih ve … değişik iş sorgu sayılı kararı ile müvekkil hakkında uygulanan CMK 109/3-b md. düzenlenen adli kontrol tedbirinin kaldırılmasının kabulüne, aksi halde itirazın incelenmek üzere CMK 268/2 md. geeğince itirazı incelemeyebyetkili mercie gönderilmesini vekaleten talep ederiz. tarih

                                                                                                                              ŞÜPHELİ MÜDAFİİ

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -4-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -5-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi -6-

İSTANBUL ( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA ( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

SORGU NO         : 

ŞÜPHELİ              : 

MÜDAFİİ             : 

KONU   : İstanbul . Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen “Müvekkilin adli kontrol altına alınması” kararına karşı süresi içerisinde itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil hakkında “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatılmış, İstanbul Hazırlık Bürosu’nun xxx tarih, xxx soruşturma sayılı yazısı ile Müvekkilin tutuklanması talep edilmiştir. Bunun üzerine Müvekkil hakkında İstanbul . Sulh Ceza Hakimliği’nin xxx Sorgu numarasıyla sorgu işlemi yapılarak öncelikle şüphelinin serbest bırakılmasına, ardından;,

– CMK m. 109 (3), a., b. maddesi uyarınca şüphelinin adli kontrol altına alınmasına,

– Şüphelinin her hafta pazartesi ve cuma günü saat 24:00’e kadar polis karakoluna düzenli olarak başvurmasına, ayrıca şüphelinin yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar verilmiştir. Haksız ve hukuka aykırı bahse konu “Adli Kontrol” kararlarına karşı 5271 Sayılı CMK’nın m. 111-(2) uyarınca itiraz etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

Adli kontrol kararına konu edilen, esasen hiç vuku bulmamış vaziyetteki hadise, xxx günü, saat xxx sıralarında xxx üzerinde gerçekleşmiştir. Müvekkil, arkadaşıyla birlikte (xxxxx) sohbet ederek telefonunu tamirden almak için telefon tamircisine doğru yürüdüğü esnada bir anda bir polis memuru yanına gelerek “Cumurbaşkanına hakaret eden siz miydiniz?” diye sormuş, ardından 5 memur daha gelerek “MÜVEKKİLİN DUDAĞINI OKUDUKLARINI” söyleyip Müvekkilin tüm itirazlarına, böyle bir şeyi yapmadığını ve asla yapmayacağını beyan etmesine ve olayın tanığı olan arkadaşının da böyle bir durumun yaşanmadığını söylemesine rağmen, Müvekkile “gerizekalı” vs. şekilde hakaret ederek tutanak tutup imzalayarak kendisini xxx Polis Merkezi Amirliği’ne sağlık raporsuz şekilde teslim etmişlerdir.

Aynı gün xxx Polis Merkezi Amirliği’nde Müvekkilin avukat olmaksızın ifadesi alınmış; yine olayın şahidi olan, o gün Müvekkilin yanında olan arkadaşı xxx’nun da tanık olarak bilgisine başvurulmuştur.

Müvekkil ve olayın tanığı olan arkadaşı, ifadelerinde Müvekkilin iş yerindeki sıkıntılarından konuşarak yürüdüklerini, önlerinden geçen kortejin kime ait olduğunu bilmediklerini, Müvekkilin suça konu kelimeleri kesinlikle söylemediğini beyan etmiştir. Kaldı ki tutanağı tutan ve imzalayan “Cumhurbaşkanlığı Koruma Görevlileri” de Müvekkilin ettiği sözde hakareti duymamış, şahıslardan biri yalnızca Müvekkilin dudağını okuduğunu söylemiştir. Müvekkil kesinlikle böyle bir söz söylememişse de söylemiş olsa dahi kime ve hangi nedenle söylediğinin bir “dudak okuma” ile anlaşılamayacağı aşikardır. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Müvekkil sözde gerçekleşen olay esnasında güneş gözlüğü takmış haldedir; Cumhurbaşkanlığı araçlarının cam filmlerinin de var olduğu bilinmekle birlikte bu iki unsur bir araya geldiğinde Müvekkilin, Sayın Cumhurbaşkanının hangi araçta olduğunu bilemeyeceği, görmesinin mümkün olmayacağı da açıktır. Dolayısıyla, Müvekkilin bir gece gözaltında kalması dahi başlı başına trajikomik bir hadiseyken bu aşamada kendisi hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması hukuka alenen aykırı niteliktedir.

Hakaret suçu; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek biçimde bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırma şeklinde oluşmaktadır. Failin bir kişinin duyabileceği şekilde, yoklukta hakaret etmesi halinde suç oluşur. Bahse konu olayda ise Müvekkilin ettiği iddia edilen hakareti, birlikte sohbet ederek yürüdüğü arkadaşı dahil kimse duymamış, yalnız ondan uzakta olup hareket halinde olan bir şahıs Müvekkilin dudağını okuduğunu iddia etmiştir. Bununla birlikte bu suçun manevi unsuru genel kasttır. Buna göre TCK m. 299 uyarınca “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçunun oluşması için şüphelinin Cumhurbaşkanının sıfatını bilerek hareket etmiş olması gerekmektedir. Oysa bu vakıada Müvekkil ve tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere kortejin kime ait olduğu, araçların içinde kimin bulunduğu Müvekkil tarafından bilinmemektedir. Dolayısıyla ortada esasen vuku bulmuş “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu oluşmadığı gibi yalnız “Hakaret” suçu dahi oluşmamıştır.

Müvekkil ve Müvekkilin eşi polis çocuğu olup kendileri bu memleketin parasıyla yetişmiş, vatanını can-ı gönülden seven kişilerdir. Müvekkilin aldığı aile terbiyesi, kendisinin bu şekilde sözler söylemesine başlı başına bir engel olup Müvekkilli tanıyan herkes bu sözlerin onun ağzından çıkmayacağını bilmektedir. Bırakın Sayın Cumhurbaşkanına, Müvekkilin herhangi bir kişiye karşı bu denli çirkin sözlerde bulunmayacağı aşikardır. Müvekkil en çok da bu hususun, böyle bir ithamla bir bütün günü gözaltında geçirmenin üzüntüsünü yaşamaktadır.

Müvekkil hakkında da uygulanan adli kontrol kararının uygulanabilmesi için, bilindiği üzere, CMK’nın 109. maddesinin göndermesiyle, adli kontrol kararı verilen kişi hakkında CMK 100. maddesi uyarınca tutuklama sebeplerinin varlığı gerekmektedir.

“Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

c) Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

d) Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa…”

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde,

tutuklama nedeni var sayılabilir: …” şeklinde olup bahse konu vakıada tanık ve Müvekkil dinlendiğinden ve ifadeleri baştan itibaren birbiriyle örtüştüğünden kendisi hakkında Adli Kontrol kararı verilmesini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Bununla birlikte aynı maddenin 3. bendinde sayılan tutuklama yahut adli kontrol kararı verilmesini gerektiren sebepler arasında Müvekkilin suçlandığı “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu da bulunmamaktadır.

Kaldı ki Müvekkil, 27 senedir aynı bölgede yaşamakta ve 8 senedir aynı iş yerinde çalışmaktadır. Dolayısıyla kendisi sabit ikametgaha sahip olduğundan, adli kontrol kararı kendisinin tüm hayatını olumsuz yönde etkileyeceğinden ve söz konusu suçun mahiyeti itibariyle ölçüsüz olduğundan adli kontrol kararının kaldırılması gerekmektedir. Zira bu karar Müvekkilin özel hayatını fazlasıyla olumsuz etkilemekte ve seyahat hürriyetini sınırlandırmakta olup ayrıca Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırı niteliktedir. Sayılan nedenlerle bahse konu “Adli Kontrol” kararına karşı itiraz etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER         : TCK, CMK ve sair mevzuat.

NETİCE-İ TALEP : Tarafımızca sayılan ve Sayın Hakimliğinizce re’sen takdir edilecek sebepler ışığında; Müvekkil iddia edilen suçu işlemediğinden, öncelikle kendisi hakkında CMK 109-(3),a.b. gereğince uygulanan “ADLİ KONTROL” KARARININ KALDIRILMASINA, Sayın Hakimliğiniz aksi kanaatte ise kendisinin haftada bir gün polis karakoluna başvurmasına karar verilmesini bilvekale saygıyla arz ve talep ederiz.13/05/2019

                                                                     ŞÜPHELİ MÜDAFİİ

EK           :

– Vekaletname

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi(İmza Kontrolü) -7-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararının Kaldırılması Talebi(İmza Kontrolü) -8-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi (Yurt Dışı Yasağı)-9-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz (İmza Kontrolü)-10-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Fetö)-11-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Konutu Terk Etmeme)-12-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

Adli Kontrol Kararına İtiraz (Terör Örgütü)-13-

This content is locked

Login To Unlock The Content!

ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİ’ NE

Değişik İş No : 2017/……Sorgu

ADLİ KONTROL

KARARINA İTİRAZ EDEN     : 

MÜDAFİİ                                  : 

KONU                                      : Adli kontrol kararına itiraz dilekçemizden ibarettir.

İZAHAT

1) Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliği’nin 2017/…D. İş numaralı dosyası ile 27.02.2017 tarihinde şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.

2) Her ne kadar anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik ülkemizde olağanüstü bir durum yaşanmış ise de şüphelinin yargılama neticesinde örgüt üyesi olmadığı kanaatine varılması halinde hakkında verilen adli kontrol kararı zararlara yol açabilecektir.

3) Şüphelinin hukuki durumunun açıklığa kavuşması yargılama gerektirmektedir. Yargılama sonunda beraat etme ve suç vasfının değişmesi olasılığı kuvvetlidir. Bu aşamada müvekkile adli kontrol kararı verilmesi peşin bir ceza niteliğindedir.

4) Şüpheli polis memuru olup sabit ikametgaha sahiptir. Ayrıca şüphelinin delilleri yok etmesi, kaçması ihtimali de şüphelinin durumu açısından ve gelinen aşama göz önüne alındığında söz konusu değildir.

 

SONUÇ VE İSTEM       : Yukarıda kısaca açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, adli kontrol kararına kararına ilişkin Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. 28.02.2019                                                        

                                                                                                                                                  Müdafii

      Av.

Adli Kontrol Kararına İtiraz(Konutu Terk Etmeme) -14-

T.C.

ADANA

 SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

SORGU                                : 2019/349

ŞÜPHELİ                              :

MÜDAFİİ                             :

KONU                                   : Adana Sulh Ceza Hakimliği’nin … Tarih Ve … Sorgu Sayılı Adli Kontrol Kararına Karşı İtirazımızın Sunumu Ve Konutu Terk Etmeme Kararının Kaldırılmasını, Aksi Kanaat Hasıl Olursa Adli Kontrol Tedbirinin Değiştirilmesi İstemini İçerir Dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR                :

 

Adana Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilmiş … Tarihli Adli Kontrol kararı usule aykırı olup CMK 109. Md.’de belirlenmiş olan koşullarını kapsamamaktadır.

1-) Şüphelinin İfadesinde ve sorgusunda beyan ettiği üzere kazaya sebebiyet vermemek için elinden gelen çabayı sarf etmiş, yasal sınırlar içerisindeki hızını motorsikleti gördüğü anda daha da düşürmüş, karşı taraftan gelen motora selektör yapmış fakat şerit değiştirerek üzerine gelen ve kuvvetle muhtemel alkollü olan motor sürücüsüne çarpmaktan kurtulamamıştır.

2-) Müvekkil kaza sonrasında 112 Acil servisi arkadaşlarıyla beraber aramış ve yaralıları kurtarmak içi elinden gelen tüm gayreti sarf etmiştir.

3-)  Sayın Sulh Ceza Hakimliği’nin şüpheliye uyguladığı CMK m109/3-j bendinde belirtilen Konuttan ayrılmamaya yönelik Adli Kontrol Tedbiri Hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Müvekkil kazaya sebebiyet vermemek için elinden geleni yapmış, kaza sonrasına ise tüm sorumluluklarını yerine getirmiştir. Müvekkile uygulanan adli kontrol tedbiri müvekkilin özgürlüğünü ciddi anlamda kısıtlamakta ve atılı suça nazaran ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir.

Yukarıda izah ettiğimiz üzere Şüphelinin uygulanan adli kontrol tedbirinin ivedilikle kaldırılması ve Şüphelinin yargılamasının serbest bırakılarak devam etmesi için Sayın Hakimliğinize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER                                : CMK, TCK, Anayasa ve ilgili diğer mevzuat

SONUÇ VE TALEP                                    :Yukarıda arz ve izah olunan sebepler ile ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken koşullar neticesinde;

1-) Şüpheliye uygulanan adli kontrol tedbirinin İTİRAZEN ve İVEDİLİKLE KALDIRILMASINA ve yargılamasının serbest bırakılarak devam etmesine,

 

2-) Sayın Hakimliğinizde aksi kanaat hasıl olursa müvekkile daha ölçülü ve özgürlüğünü daha az kısıtlayan başka bir adli kontrol tedbirinin uygulanmasını

Sayın Hakimliğinizden bilvekale arz ve talep ederiz.28.06.2019

Şüpheli Müdafii

Av.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçeleri

Avukat Saim İNCEKAŞ Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Adli Kontrol Kararına İtiraz(Tehdit Suçu Nedeniyle)

ADANA 2. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

Gönderilmek Üzere

ADANA 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

SORUŞTURMA NO                          :

SORGU NO                                        :

ADLİ KONTROL KARARINA

İTİRAZ EDEN ŞÜPHELİ                  :

MÜDAFİ:

KARAR TARİHİ:

KONU: Adli Kontrol kararına karşı itirazımızdır.

İTİRAZLARIMIZ :

Şüpheli hakkında, 05.11.2020 tarihinde birden fazla kişi ile tehdit, birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit suçundan yapılan soruşturma neticesinde belirlenen yere belirlenen süreler içinde başvurma ile adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. Şüpheli hakkında verilen Adli Kontrol uygulanmasına ilişkin karar hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;

1-Söz konusu olayda sucun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Tehdit suçu, meydana gelmesi failin iradesine bağlı olan bir kötülüğün, belli bir kişiye karşı gelecekte muhtemelen gerçekleşecekmiş gibi gösterilmesidir. Tehdit suçu, haksız bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bir kimseye bildirilmesiyle meydana gelir. Yerleşik Yargıtay kararları gereği gerçekleşmesi muhtemel olmayan sözler tehdit suçunu oluşturmamaktadır. Olayda sarf edilmiş olan sözler tehdit suçunu oluşturacak türden fiiller değildir. Şüpheli müvekkilin suç işleme kastı bulunmamaktadır. Şüpheli ticari taksiye binip gidecekken karşı tarafın yollarını keserek inmelerini söylemesi üzerine olay vuku bulmuştur.  Görüldüğü üzere suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadı için özgürlüğü kısıtlayan adli kontrol tedbiri orantısız olmaktadır. Kaldırılması gerekmektedir.

2-Şüpheli yönünden adli kontrol hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar oluşmamıştır. CMK m.109/1’e göre; “Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100. Maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.” Görüldüğü üzere kanun koyucu tutukluluk tedbiri yerine adli kontrol tedbirine hükmedilebileceğini öngördüğünden, tutukluluk kararı için CMK m.100’de düzenlenen şartlar oluşmadan adli kontrol tedbirine de hükmedilemez. Somut olayda müvekkil yönünden tutukluluk şartları mevcut olmadığı halde aleyhine adli kontrol tedbirine hükmedilmesi hukuka aykırı olup tedbirin kaldırılması gerekmektedir.

3-Müvekkil sabit ikametgah sahibidir, kaçma şüphesi bulunmamaktadır.  Müvekkilin kaçması, saklanması ve delilleri yok etmesi söz konusu değildir. Çünkü suç konusu olaya ilişkin tüm deliller adli makamlara intikal etmiştir. Dosya kapsamındaki delillerin toplanmış olması sebebi ile delilleri karartma şüphesinden bahsetmek mümkün değildir. İlaveten müvekkilin atılı suça ilişkin başkaları üzerinde baskı kurma olasılığı da yoktur.

4-Müvekkil yönünden verilen adli kontrol tedbiri ölçülülük ilkesine aykırıdır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığı gibi suç konusu olayda haksız tahrik vardır. Söz konusu olay göz önüne alındığında adli kontrol kararının müvekkil yönünden orantısız bir tedbir olduğu açıktır. Açıklanan tüm bu sebeplerle müvekkil yönünden hukuka aykırı olarak verilen 05.11.2020 tarihli adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına dair kararın kaldırılmasını talep etmek gereği doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; şüpheli hakkında  05.11.2020 tarihinde verilen adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ederiz. tarih

Şüpheli Müdafi

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: