Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Adam Öldürmede Haksız Tahrik Savunması

Adam Öldürmede Haksız Tahrik Savunması

ADANA X AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO               :

SANIK                       : E.A.

MÜDAFİİ                 :

KONUSU                  : Esasa ilişkin savunmalarımızdır.

AÇIKLAMALAR    :

Müvekkil sanık hakkında öldürmeye kalkışmak ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Müvekkil sanık daha önce ifadelerinde de belirttiği üzere suçu ağır tahrik altında işlemiştir. Müştekilerden E.K. müvekkilin teyzesi Hanife ile akli dengesinin bozuk olmasından yararlanarak birden çok kez ilişkiye girmiş ve elindeki paralarını almıştır. Bu durum etrafta duyulmuş ve söylentiler çıkmasına sebep olmuştur. Hem ailesinde hem de çevrede konuşulanlar müvekkil sanığın üzerinde bir baskı oluşturmuş ve gururunu kırmıştır.

Müşteki E.K.’un bu kötü muamelelerinden dolayı müvekkil kendisiyle konuşmaya çalışmışsa da bir sonuç alınamamıştır. Yine çevreden bu yaşananlarla ilgili duyduklarından rencide olan ve gururu kırılan müvekkil sanık istemediği halde olayların meydana gelmesine sebep olmuştur. Müvekkil sanığın suçu ağır tahrik altında, duyduğu büyük üzüntü ve sıkıntı içinde işlediği şüphesizdir.

T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2000/3454
K. 2000/4174 T. 16.5.2000

“Sanığın duruşmadaki savunmasında, müştekiyi kendisine sövmesi üzerine yaraladığını ileri sürmesi karşısında; sanık yararına haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, “yasal olanaksızlık” gibi yasal olmayan bir gerekçe ile savunmanın reddi isabetsizdir.”

T.C. YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2003/4694
K. 2004/8314 T. 30.6.2004

“Sanığın yakınanın sövmesi üzerine yaralama suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, TCY. nın 51/1 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesi zorunludur.”

Müvekkil öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaktadır. Oysa ki olayda öldürme kastı mevcut değildir. Her ne kadar suç ateşli silahla işlenmişse de öldürme kastıyla ateş edilmemiştir. Silahın kullanış şekli, isabet alınan bölge, darbe adedi ve şiddeti, failin suçtan önceki ve sonraki davranışları, aradaki husumet gibi ölçütlere dikkat edilmelidir. Olayda müşteki ile konuşmaya çalışmışsa da küfür ederek üzerine gelindiğinden ve müştekinin elini beline atmasından dolayı kendini koruma kastıyla silahını çekmiştir. Üstelik öldürme kastı ile hareket edilmiş olsaydı öldürücü bölgeye ve birden fazla kere ateş edilebilecekken yere ayaklarının dibine doğru caydırma amaçlı ateş edilmiştir. Bu da tamamen kendini korumak ve caydırmak amaçlıdır. Müvekkil sanık müşteki ile konuşmaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır. Kendisinin bu yaklaşımı öldürme saikiyle hareket etmediğini göstermektedir. Yine öldürme kastıyla öldürücü bölgelere değil yere ayaklarına doğru ateş etmiştir. Oysa öldürme kastı olsa birden fazla kere öldürücü bölgelere ateş edilmesi gerekirdi. Diğer müşteki E.K.’u ise olay esnasında koşarak elinde bir şey olduğu halde yaklaşırken görmesi üzerine ve yine kalabalık bir şekilde insanların ellerinde sopalarla üzerine doğru geldiğini görmesi sebebiyle kendini korumak ve yaklaşmalarını önlemek ve kendilerinden kaçabilmek amacıyla o yöne de yere doğru ateş etmiştir. Her iki müştekinin de yaralandığını daha sonradan öğrenmiş ateş ettiğinde isabet ettiğini bile düşünmemiştir. Bu konuda Yüksek Yargıtay’ın görüşü de aşağıdaki Ceza Genel Kurulu ve 1. Ceza Dairesi kararlarından anlaşılacaktır.

T.C. YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2003/1-229
K. 2003/255 T. 14.10.2003

“Kast, sonuçlarını bilerek ve isteyerek fiili işleme iradesidir. Adam öldürme suçunun kastını belirleme, diğer bir anlatımla bu suçu yaralama suçunun kast öğesinden ayırma hususunda ise öğreti ve uygulamada; suç nedeni, kullanılan vasıtanın cinsi, kullanılış şekli, isabet alınan bölge, darbe adedi ve şiddeti, failin suçtan önceki ve sonraki davranışları, aradaki husumet gibi ölçütlere başvurulduğu görülmektedir. Bu bakımdan somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir biçimde çözülebilmesi için olayın kendine özgü özellikleri ve tüm kanıtlar yukarda değinilen ölçütler nazara alınarak değerlendirilmelidir.

Suçta kullanılan vasıta ve darbelerden bir tanesinin hayati tehlike doğurup, diğerlerinin basit etkili eylem düzeyinde kalması olguları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulünün olanaksız olduğu, bu itibarla suçun etkili eylem olarak değerlendirilip, TCY.nın 29. maddesinin son fıkrası da gözetilerek olayın oluşumuna uygun bir yaptırım uygulaması gerekir.”

T.C. YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ E. 2004/160
K. 2004/3177 T. 28.9.2004

“Kasten adam öldürmeye eksik teşebbüsten yargılanan sanık, tartışma sırasında ruhsatsız tabanca ile mağdura doğru ateş etmiştir. Tekrar ateş etme imkanı varken bunu yapmamış, tabanca kabzası ile mağdurun kafasına vurmuş ve daha sonra diğer sanıklarla birlikte olay yerinden kaçmıştır. Sanığın hareketleri birlikte değerlendirildiğinde öldürme kastının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda suçun silahla yaralama olarak kabul edilmesi gerekir.”

Açıklanmaya çalışıldığı gibi müvekkil sanık öldürme kastıyla hareket etmemiş, ağır tahrik sonucu meydana gelen olayda kendini korumak ve caydırmak amacıyla hareket etmiştir.

SONUÇ VE İSTEM :

Belirtilen ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda, müvekkil üzerine atılan suçu işlemediğinden bu suçtan beraatine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Sanık Müdafii

Son düzenleme tarihi 12 Temmuz 2020 18:46

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.