3 Yıl İçerisinde Tekrar Biraraya Gelememek Sebebiyle Boşanma Mahkeme Kararı

3 Yıl İçerisinde Tekrar Biraraya Gelememek Sebebiyle Boşanma Mahkeme Kararı -1-

-KARAR-

Yukarıda açık adresi yazılı taraflarla ilgili olarak mahkememizde görülen BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili özetle, tarafların 16.01.1980 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten 1980 doğumlu D. ve 1986 doğumlu A. adlı çocuklarının dünyaya geldiklerini, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan boşanma davasının Bakırköy 4.Asliye Hukuk mahkemesinin 26.04.2000 tarih ve 352-254 sayılı kararı ile reddedildiğini ve kararın kesinleştiği 15.11.2000 tarihinden bu güne kadar tarafların ortak hayatı yeniden tesis edemediklerinden bahisle TMK’nın 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı özetle; davayı kabul etmediğini, kendisine izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığından bahisle öncelikle davanın reddine, aksi takdirde müşterek çocuğu A’in velayet hakkının kendisine tevdii ve kendisi için aylık 1.250.000.000-TL, müşterek çocuk için aylık 750.000.000-TL tedbir-iştirak-yoksulluk nafakası ve 150.000.000.000- TL maddi ve 250.000.000.000-TL de manevi tazminata hükmedilmesini savunmuştur.

Tarafların nüfus aile akit tablosunun tetkikinde tarafların 16.01.1980 tarihinde evlendikleri ve bu evlilikten 04.10.1980 doğumlu D. ve 15.08.1986 doğumlu A. adlı müşterek çocuklarının bulunduğu görülmüştür.

Dava TMK’nın 166/son maddesi uyarınca boşanma talebinden ibaret olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, davanın dayanağını oluşturan Bakırköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.04.2000    tarih ve 352-254 sayılı damı ve dosyası, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ait araştırmalar, tanık anlatından, bilirkişi raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına binaen; davacı tarafından davalı aleyhine daha önce açılan ve yukanda belirtüen boşanma davasının reddine ilişkin karann kesinleştiği 15.11.2000 tarihinden iş bu davamn açddığı tarihe kadar yasal 3 yıllık süre geçmesine rağmen taraflann yeniden evlilik birliğini tesis edemedikleri, boşanmaya neden olan olaylarda tüm kusurun eşine karşı sadakatsizlik yapan davacıda olduğu, davalı da ise hiçbir kusurun bulunmadığı, boşanmaya neden olan olayların davalının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmış olmakla yasal şartlar gerçekleştiğinden aşağıdaki şekilde tarafların boşanmalarına ve aşağıda belirtilen gerekçelerle de tarafların karşılıklı boşanmanın ferisi olan talepleri hakkında hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili, …ilçesi, Cilt no:…, Hane no:../de nüfusa kayıtlı bulunan …ve../den olma, … doğumlu DAVACI … ile yine aynı yerde nüfusa kayıtlı bulunan …. ve ../ten olma, … doğumlu DAVALI ../nm TMK’nın 166/son maddesi uyarınca daha önce açılıp redle sonuçlanan boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren yasal 3 yıllık süre içerisinde evlilik birliğinin yeniden tesis edilememesinden dolayı BOŞANMALARINA.

2-TMK’nın 169. maddesi uyarınca dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar devam edecek surette, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik şartları, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi de göz önünde tutularak takdiren 600,-YTL tedbir nafakasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine. Davalının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna göre boşanmadan sonra yoksulluğunu ortadan kaldırmaya yeterli derecede, bilhassa ölen babasından intikal edipte henüz kendi adına devir görmeyen İstanbul’un … ilçesi gibi değerli semtte dahi taşınmazlarının bulunduğu anlaşılmakla davalı yanın yoksulluk nafakası talebinin reddine.

3-Tarafların müşterek çocuğu 15.08.1986 doğumlu A’nın ihtiyaçlarında kullanılmak üzere dava tarihinden başlayıp adı geçenin reşit olduğu 16.08.2004 tarihinde sona erecek şekilde daha önce hükmolunan aylık 400,-YTL tedbir nafakasının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.

4-Boşanmaya neden olan olaylarda bütün kusurun davacıda olması, davalıda akli kabil hiçbir kusurun bulunmaması, boşanmaya neden olan olayların davalının kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi, mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedelenmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik şartları, paranın satın alma gücü, tazminatın zenginleşme ve yoksulluğa sebebiyet veremeyeceği ana ilkesi, davalının elem ve ıstırabının bir nebze de olsa telafisi ve hakkaniyet ilkesi de göz önünde tutularak takdiren 20.000.-YTL manevi ve 40.000.-YTL maddi tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.

5- Yukarıda ismi belirtilen çocuğun yargılama sırasında reşit olduğu da anlaşılmakla velayet hususunda hüküm tesisine yer olmadığına.

6- Davalının hüküm altına alınan haklarını güvence altına alınmasını teminen TMK’nın 169 ve usulün 101. maddesi uyarınca üzerinde aile konutu şerhi bulunan … ilçesi, … Mah… Mevkii, …ada, .. parselde kayıtlı … nolu bağımsız bölümün 3.kişilere devir ve temlikinin yasaklanmasına. Hükmün kesinleştiği tarihte bu şerhin kendiliğinden mürtefi addolunmasına ve bu hususta davalıya elden takip yetkisi verilmek suretiyle ilgili tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına.

7- Alınması gereken 11,20-YTL ilam harcından peşin alınan harem mahsubu ile bakiye 1,10-YTL daha harem davalıdan alınarak hâzineye irad kaydına.

8- Yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 350,-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

9- Davacı tarafından sarf edilen 196.20-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

Dair gerekçeli kararın taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar tarafların ve davacı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 26.10.2005

Katip

Hakim

3 Yıl İçerisinde Tekrar Biraraya Gelememek Sebebiyle Boşanma Mahkeme Kararı -2-

-KARAR-

Yukarıda açık adresi yazılı taraflarla ilgili olarak mahkememizde görülen BOŞANMA, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili özetle; tarafların 01.01.1954 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten reşit olmayan çocuklarının bulunmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine daha önce açılan boşanma da-vasının Bakırköy 7.asliye hukuk mahkemesinin 16.11.1999 tarih ve 289-682 sayılı kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararın 12.12.2001 tarihinde kesinleştiğini ve o tarihten beri tarafların yeniden evlilik birliğini tesis edemediklerinden bahisle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili özetle; boşanmaya neden olan olaylarda tüm kusurun davacıda olduğunu ve belirtilen sürede evlilik birliğinin yeniden kurulamadığından bahisle tarafların boşanmaları ile 500.-YTL tedbir-yoksulluk nafakası, 15.000.-YTL maddi ve 50.000.-YTL ‘de manevi tazminata hükmedilerek dava tarihinden itibaren en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

Tarafların nüfus aile akit tablosunun tetkikinde 01.01.1954 tarihinde evlendikleri ve bu evlilikten reşit olmayan müşterek çocuklarının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dava TMK’nın 166/son maddesinde düzenlenen taraflar arasında daha önce görülen boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl içerisinde yeniden ortak hayatın kurulamamasından dolayı boşanma talebinden ibaret olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tanık anlatımları, sosyal ve ekonomik durumlarına ait araştırmalar, davanın dayanağını oluşturan taraflar arasında görülen ve redle sonuçlanan Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarda bahsedilen ilam ile tüm dosya kapsamına binaen; davacı B.C. tarafından davalı F.C. aleyhine açılan boşanma davası neticesinde evlilik birliğinin çekilmez hal almasında tüm kusurun davacıdan kaynaklanmasından dolayı davanın reddedildiği ve red kararının kesinleştiği 12.12.,2001 tarihinden iş bu davanın açıldığı tarihe kadar tarafların yeniden ortak hayatı tesis edemedikleri anlaşılmış olmakla davamn kabulüne karar verilmesi uygun görülmüş, evlilik birliğinin çekilmez hal almasında davalının birlik görevlerini yerine getirmek, eşine karşı sadakatsiz olmak suretiyle tam kusurlu olması,davalının yaşı itibariyle yeniden evlenme şansını yitirmesi, davacının sosyal güvencesinden mahrum kalması, davalıma sadakatsizlik nedeni ile kişilik haklanma zedelenmesi, boşanmaya neden olan olaylann ağırlığı ve yoğunluğu, bundan mütevellit davalının çektiği elem ve ıstırap, taraflann sosyal ve ekonomik durumlan, günün ekonomik şartlan, davalının boşanmadan dolayı yoksulluğa düşmesi hususlan da göz önünde bulundurularak aşağıdaki miktarlarda davalı lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatlara hükmedilmesi gerektiği vicdani kanaat sonucuna ulaşılmıştır.

HUKUM:

Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;

1-Davanın KABÜLÜ ile; Adana ili, …ilçesi, … Köyü, Cilt no:…, Hane no:.. /da nüfusa kayıtlı bulunan … ve .. /dan olma, … doğumlu DAVACI … ile yine aynı yerde nüfusa kayıtlı bulunan … ve
../ten olma, …doğumlu DAVALI ../m TMKnın 166/son maddesi uyarınca daha önce açılan ve redle sonuçlanan boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıllık süre içerisinde ortak hayatm yeniden tesis edilememesinden dolayı taraflann BOŞANMALARINA.

2-Dava tarihinden başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar tedbir, hükmün kesinleşmesine müteakip yoksulluk nafakası adı altında devam etmek suretiyle günün ekonomik şartlan, taraflann
sosyal ve ekonomik durumlan da göz önünde tutularak takdiren 120,- YTL aylık nafakanın hükmün kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.

3-TMK’nın 174. maddesi uyannca ayrıntısı ve sebepleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere 4,000,-YTL maddi ve 4,000,- YTL manevi tazminatın hükmün kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine.

4-Davalı vekilinin nafaka ve tazminatlarla ilgili olarak dava tarihinden itibaren en yüksek faiz yürütülmesine ilişkin taleplerinin davanın niteliği ve istemlerinin boşanmaya ait hüküm kesinleşmeden muacceliyet kespetmeyeceğinden buna ilişkin talebinin reddine.

5-Davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile davanın bitirildiğine ilişkin son zaptın bir örneğinin ekli pul ile kendisine tebliğine.

6-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına.

7- Yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 350,-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

8- Davacı tarafından sarf edilen 43,80-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.

Dair gerekçeli kararın taraflara tebliği edildiği tarihten itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluklarında açıkça okunup anlatıldı. 25.07.2005

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.