2 Haftalık Kesin Süre İçerisinde Tanık Listesi Bildirilmezse Ne Olur?

Tem 12, 2020 | Medeni Usul Hukuk Muhakemesi

2 Haftalık Kesin Süre İçerisinde Tanık Listesi Sunulmaması

2 Haftalık Kesin Süre İçerisinde Tanık Listesi Sunulmaması

  • Şu durumda mahkemece, duruşma sırasında davacı tanıkları hazır bulunduğuna göre emredici hüküm olan HMK 243/1. maddesi uyarınca davacı tanıklarının dinlenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

Bu yönde ilgili yargıtay kararı şu şekildedir:

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 26/12/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tarafların 9 adet taşınmazın müşterek maliki olduğunu, söz konusu taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi için dava açıldığını, açılan davanın 03/12/2014 tarihli ara kararı gereğince taşınmaza yapılan imalatlar için dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiğini, verilen kesin süre içinde işbu davayı açtığını taşınmazların tadilattan önce tamamen virane halde iken tarafından yapılan tadilat, tamirat ve imalatlar neticesinde kullanıma elverişli hale getirildiğini, taşınmazların değerini arttıran birçok imalat yapıldığını, tüm masrafların tarafından karşılandığını, ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazların satılması halinde davalıların sebepsiz zenginleşeceğini ve kendisinin de bu oranda zarara uğrayacağını belirterek yaptığı masrafların tahsilini istemiştir.


Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davacı tarafa dava konusu edilen imalat ve tadilatlara ilişkin tanıklarını bildirmesi için duruşmada kesin süre verildiği, kesin sürede tanık bildiriminde bulunulmaması durumunda tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı şeklinde kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği davacı tarafın ise kesin sürede ihtarata rağmen tanık isim ve adreslerini bildirmemiş olduğu, kesin süreden sonra tanık bildiriminde bulunduğu, davacı tarafın kesin sürede ihtarata rağmen tanık isim ve adreslerini bildirmemesi nedeniyle davacı tarafın tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının taşınmazlardaki iyileştirmelere ilişkin herhangi bir delil sunmadığı ve tadilat ve imalatların davacı tarafça yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.


Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243/1. maddesinde “Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir” hükmü yer almaktadır.


Dosya kapsamından, davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olduğu, mahkemece tanık isim ve adreslerinin bildirilmesi için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin sürenin sona ermesinden sonra tanık listesinin mahkemeye sunulduğu, karar duruşmasında davacı vekilinin tanıkların duruşma salonu dışında hazır olduklarını beyan ettiği, mahkemece tanık isim ve adreslerinin kesin süre içinde bildirilmediği gerekçesiyle davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddi ile yargılamaya devam edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda mahkemece, duruşma sırasında davacı tanıkları hazır bulunduğuna göre emredici hüküm olan HMK 243/1. maddesi uyarınca davacı tanıklarının dinlenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.


SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi. ( YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2017/2692 E. , 2020/153 K.)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

blank

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir. Bilginin fonlanması ve geliştirilmesi amacıyla sitemize kayıtlı olmayan ziyaretçilerimizin günlük 3 makale görüntüleme hakkı bulunmaktadır.